I live deep in symmetry

Simetrinin derinliğinde yaşarım
In my anonymity

Anatomimde
Je t’adore, ma vie tres difficile

Sana tapıyorum,benim hayatım çok zor
I’ll take hours to perfect

Mükemmel olmak için saatlerimi alacak
In this room of disconnect

Bu odanın bağlantılarını kopardım
All I need are mannequins and me

Tüm ihtiyacım mankenler ve ben
Fabric straight from arm to arm

Koldan kola kumaş
Rescuing my heart from harm

Kalbimin zararından kurtulan
All that I can see speaks of finesse

Tüm konuşma becerilerini görebilirim
Radically my fashion dreams,

Esasen benim moda rüyalarım
Costumed men and models scream

Kostümlü erkekler ve model çığlıkları
Fame is nothing more than force duress

Şöhret baskıdan daha fazla bir şey değildir
Let them comment of my cold behavior

Soğuk davranışlarım hakkında yorumları alalım
Beauty has a price that’s paid by greed
Güzellik hırsla ödenmiş bir fiyattır

(Nakarat)
Where I am

Neredeyim
I will stand alone

Yalnız kalacağım
I don’t need the money

Paraya ihtiyacım yok
I do want for much

Fazlasını isterim
These two hands

Bu iki el
Never will they mourn

Onlar asla ağlamayacak
I’d rather you not love me

Beni sevmemeni tercih ederim
Before you want too much
Çok fazla istemeden önce

Travelling I do forget

Seyahat ederken unuturum
Every single last regret

Her son pişmanlığı
Solitarily there is one quest

Yapayalnız burada bir arama var
To my cause I will devote

Adayacağım nedenim
All my passion, note for note

Not etmek için işaretlediğim tüm tutkularım
To create and fill this emptiness

Bu boşluğu doldurur ve yaratırım
Freedom that lies underneath

Özgürlük yalanlar altında
Let it fall and let them breathe

Düşmelerine  ve nefes almalarına izin ver
Bodies are not meant to be so bound

Vücutların çok zıplamasının anlamı yok
I’m the dancer of the dance

Dansta dansçıyım
Let the socialites in her hands

Sosyeteler onun ellerinde
Let them love me when I’m not around

Etrafında olmadığımda beni sevmesine izin ver
When they speak their words of my demeanor

Onlar davranışlarımın kelimelerini konuştuklarında
I will let them fuel, wipe their fire

Yangınlarının alayıyla  onlara yönelmeye izin vereceğim

Fading as I live in isolation

Solan bir isolasyonda yaşarım
Information spreads that I have left

Ayrıldığımda bilgi yayılır
For them let it be an education

Onlar için bir eğitim verildiğinde
Those who cherish me will not let them forget

Bana hazine verdiklerini unutmalarına izin vermeyeceğim