Uzun zamandır röportaj vermeyen Beyonce, Vogue’un özel sayısı için objektif karşısına geçerek özel hayatına dair detayları anlattı.

Hamilelik Deneyimi:

“İlk çocuğumu doğurduktan sonra bedenimin görünüşü hakkında toplumun söylediklerine kulak astım. Onca kiloyu 3 ayda vermeye çalıştım, üstüne bir de tura çıktım. Şuan bu yaptığım delice geliyor.   İkizlerimi doğurduktan sonra olayları farklı ele almaya başladım. Rumi & Sir’ü doğurduğum gün 98 kiloydum. Toksemi (kan zehirlenmesi) yüzünden şişmiş bir haldeydim ve bir aya yakın yatak istirahati yaptım. Benim ve bebeklerimin sağlığı tehlikedeydi o yüzden acil bir şekilde sezaryen doğum yaptım. Hastanede uzun haftalar boyu kaldım ve kocam bir kaya (asker) gibi durdu ve bana destek oldu. Gerçekten hayatta kalmaya çabalıyordum ve bunu aylar sonra dahi anlayamamıştım. Bugün ise böylesi bir tecrübe yaşayan her ebeveyn ile bir bağlantım var. Büyük bir ameliyat geçirdim, herkesin bunu anlayabileceğini sanmıyorum. İyileşmem zaman aldı.”

Soyu Hakkında:

“Soyumu araştırdım ve bir köleye aşık olup onunla evlenen köle sahibi birinden geldiğimi öğrendim. Bu olayı zamanla anlamlandırdım. Bunun ne anlama geldiğini sorguladım ve başka bir açıdan bakmaya çalıştım. Artık Tanrı’nın beni bu yüzden ikizlerimle mükafatlandırdığına inanıyorum.Erkek ve dişi enerji ilk defa kanımda bir araya geldi ve büyüdü. Bu nesiller boyu süren laneti kırmaya gücüm yetsin diye ve çocuklarım rahat bir yaşama sahip olsunlar diye dua ediyorum. 

Hayat Yolculuğu:

“Her yolculuğa gölge düşmüştür. Siyahi ya da beyaz olmakla ilgisi yok. Cehennemi yaşadım ve geldim. Her yara izim için minnettarım. Bir çok şekilde ihanetler ve kalp kırıklıkları yaşadım. Tıpkı özel hayatımda olduğu gibi iş ortaklarım yüzünden de hayal kırıklığına uğradım, bunların hepsi beni ihmal edilmiş, yıkılmış ve savunmasız hissettirmişti. Ama bunlar sayesinde hem ağlayıp hem büyümeyi öğrendim. 20’li yaşlarıma baktığımda özgüvenli ama herkesi memnun etmeye çalışan bir genç kadın görüyorum. Şimdi ise artık daha güzel, daha seksi, daha ilginç ve en önemlisi daha güçlü hissediyorum.”

Beyonce, bu özel çekimler için 23 yaşında siyahi bir genç ile çalışmayı tercih etti.

OTR II (On The Run Tur )

“Turdaki en güzel anım Berlin’deki Olympiastadion ‘daydı. Burası 1936’da Olimpiyarlar’a ev sahipliği yapan mekandı. Burası zamanında ırkçılığı, ayrımcılığı ve bölünmeyi teşvik etmek için söylemlerin yapıldığı  aynı zamanda Jesse Owens’ın dört altın madalya kazanarak beyazların üstünlüğü mitini yok ettiği yerdi. 90 yıl sonra iki siyahi sanatçı ağzına kadar dolan bu mekanda konser verdi. Jay ve ben kapanış şarkımızı söylerken insanların gülüşüp eğlendiklerini, el ele tutuştuklarını ve öpüştüklerini gördük. Böylesine bir insani gelişmeyi ve iletişimi görmek – işte ben bu anlar için yaşıyorum!”