Hands up, officer don’t shoot
Then pull your pants up, promise you won’t loot
We may never understand each other, it’s no use
We ain’t ever gonna grasp what each other goes through

 

Eller havaya,polis lütfen vurma
Pantolonlarını kaldır,yağmalamayacağına söz ver
Birbirimizi asla anlamayabiliriz,bunun hiçbir faydası yok
Birbirimizin neler çektiğini asla anlayamayacağız

Black boy, black boy, we ain’t gonna lie to you
Siyahi çocuk,siyahi çocuk,sana yalan konuşmayacağız
Black boy, black boy, we don’t like the sight of you
Siyahi çocuk,siyahi çocuk görünüşünü sevmedik
Pull up on the side of you
O yüzden arabayı yanına çektik
Window rolled down, ‘profile’
Pencereler aralandı,’özgeçmiş’ (profil)
Then we wonder why we see this side of you
O zaman merak ediyoruz neden bu tarafını gördüğümüzü
Probably comin’ from the dope house
Muhtemelen uyuşturucu pazarlayan bir evden geliyorsun
We could let you slide but your tail light is blew, out
Senin sızmana izin verebilirdik ama arka lamban patlamış
We know you’re hidin’ that Heidi Klum
Şu Heidi Klum’u (kokaini) gizlediğini biliyoruz
On you another drug charge, homie, it’s back inside for you
Uyuşturucu ücretini alabilmek için,dostum,içeride senin için döndüler
And just in case a chase might ensue, we got that tried and true
Ve bir kovalamaca çıkabilmesine karşılık,güvenilir ve gerçek
Pistol drew right at you, we’d be delighted to unload it
Bir silahımız var sana yöneltilen,onu üstüne boşaltmaktan memnuniyet duyarız
In your back, then walk up and lay that taser on the side of you
Sırtına,o halde yürü ve elektrik şoku veren silahını yere bırak
Fucked up, but what the fuck am I to do?
Lanet olsun,ben ne halt ediyorum?
I keep tellin’ myself, keep doin’ like you’re doin’
Kendime söylenmeye devam ediyorum yaptığıma devam etmek için
No matter how many lives you ruin
Ne kadar hayatı mahvettiğin önemli değil
It’s for the red, white and blue
Bu kırmızı,beyaz ve mavi için (Amerikan bayrağı renkleri)
Time to go find a new one and split his head right in two
Gitme ve yeni birini bulup kafasını ikiye ayırma zamanı
No one’s ever indicted you
Kimse seni suçlamayacak
Why? ‘Cause you’re a…
Neden mi?Çünkü sen bir…

White boy, white boy, you’re a rockstar
(My momma talkin’ to me, tryna tell me how to live)
White boy, white boy, in your cop car
(But I don’t listen to her, ’cause my head is like a sieve)
White boy, white boy, you’re untouchable
(The world’s coming to an end, I don’t even care)
Nobody can tell me shit ’cause I’m a (big rockstar)

Beyaz çocuk,beyaz çocuk,sen bir rock yıldızısın
(Annem benimle konuşarak nasıl yaşamam gerektiğini anlatmaya çalışıyor)
Beyaz çocuk,beyaz çocuk,polis arabandasın
(Ama onu dinlemiyorum,çünkü kafam bir poşet gibi)
Beyaz çocuk,beyaz çocuk,sen bir dokunulmazsın
(Dünya sona yaklaşıyor,ben umursamıyorum bile)
Kimse bana sesini çıkaramaz çünkü ben bir (rock yılıdızıyım)

Black boy, black boy, we don’t get your culture and
Siyahi çocuk,siyahi çocuk,senin kültürünü anlamıyoruz ve
We don’t care what our government’s done to fuck you over, man
Hükümetimizin sana ne halt ettiğini umursamıyoruz,adamım
Don’t tell us your attitude’s a result of that
Bize sakın davranışlarının bunun sonucu olduğunu söyleme
Balderdash, where’d you get the chip on your shoulder at?
Anlamsız konuşmalar,omzundaki markayı nereden aldın?
Why you kicking that soda can?
Neden maden suyu kutusunu tekmeliyorsun?
Pull your pants up, we ’bout to roll up and
Pantolonlarını kaldır çünkü harekete geçmek ve
Throw your ass in the van cuffed
K*çını o minibüsten çıkarmak üzereyiz
You don’t have to know our plans or what our intentions are
Planlarımızı ve niyetimizi bilmek zorunda değilsin
Our cards are close to our chest, you better show your hands
Kartlarımız göğsüne yaklaşıyor,ellerini çıkarsan iyi olur
And put our minds more at ease
Ve kafamızın rahat olmasını sağla
Or get shot in the thyroid, comply or die, boy
Ya da trioidinden vurulur boyun eğer ya da ölürsün oğlum
We’re fightin’ a crime war, here come the swine
Bir suç savaşında mücadele ediyoruz,işte karşında bir domuz
Tryna clean up the streets from all these minorities
Sokakları bütün azınlıklardan temizlemeye çalışıyor
That’s what we call ’em pigsties for
Bu yüzden onlara domuz yavruları diyoruz
They’re like eyesores to police
Polislerin göz zevkini bozuyorlar
Talk to you like just a piece of trash
Seninle bir çöp parçasıymışsın gibi konuşuyorlar
Feels like we’re stuck in a time warp to me
Bir zaman tüneli içinde sıkışmış gibi hissediyorum
As I kick these facts and get these mixed reactions
Bu gerçekleri tekmelerken bütün karışık tepkileri alıyorum
As this beat backspins, it’s like we’re drifting back in
Vidalar vurulurken,geriye sürükleniyormuşuz gibi
To the sixties, having black-skin is risky
60’lara doğru,siyah tenli olmak tehlikeli oluyor
‘Cause this keeps happening
Çünkü bu olmaya devam ediyor
Throughout history, African-Americans have been treated like shit
Tarih boyunca,Afrika kökenli Amerikalılar bir b*k gibi davranıldılar
And I admit, there have been times where it’s been embarrassin’ to be a…
Ve itiraf ediyorum,böyle olmanın utanç verdiği zamanlar oldu…

White boy, white boy, you’re a rockstar
(My momma talkin’ to me, tryna tell me how to live)
White boy, white boy, in your cop car
(But I don’t listen to her, ’cause my head is like a sieve)
White boy, white boy, you’re untouchable
(The world’s coming to an end, I don’t even care)
Nobody can tell me shit ’cause I’m a (big rockstar)

Beyaz çocuk,beyaz çocuk,sen bir rock yıldızısın
(Annem benimle konuşarak nasıl yaşamam gerektiğini anlatmaya çalışıyor)
Beyaz çocuk,beyaz çocuk,polis arabandasın
(Ama onu dinlemiyorum,çünkü kafam bir poşet gibi)
Beyaz çocuk,beyaz çocuk,sen bir dokunulmazsın
(Dünya sona yaklaşıyor,ben umursamıyorum bile)
Kimse bana sesini çıkaramaz çünkü ben bir (rock yılıdızıyım)

Seems like the average lifespan of a white man
Beyaz bir adamın ömrü
Is more than twice than a black life span
Siyahi birinin ömründen iki kat daha uzun görünüyor
I wonder sometimes if it has a price scanner
Bazen bir paha biçici olup olmadığını merak ediyorum
I feel like checking out on life, can’t escape this circumstance
Hayatı kontrol etmeyi seviyorum,bu durumdan kurtulamıyorum
I’d rather hear ’em say “Die N-word” than Die Antwoord
Onların “Geber zenci” demesindense “Geber Antwoord (siyahi bir grup)” demesini tercih ederim
Ninja, now it’s better disguised banter
Ninja (grubun lideri),şimdi kılık kıyafetin daha iyi
But that’s life, strapped ’cause we’re strapped financially
Fakat bu hayat bağlanmış durumda çünkü biz maddiyata bağlandık
And can’t find answers
Ve yanıtlar bulamıyoruz
We’re applying, but McDonald’s
Başvuruyoruz ama McDonalds’lar
Seems to be the only franchise that’ll hire
Bizi alacak tek yer gibi görünüyor
So how can we have higher standards?
Söylesene nasıl yüksek standartlarımız olabilir?
As Dallas overshadows the battle for Black Lives Matter
Dallas Siyahi Hayatı Önemlidir’i gölgede bırakırken
We fight back with violence but acts like that are
Şiddet ile karşılık verdik ve öyle davrandık ki
Black eyes on the movement
Bu akımda siyahi gözler varmış gibi
Which makes black lives madder
İşte bu da siyahi hayatları daha çok kızdırıyor
At cops and cops madder
Polisler daha da kızdılar
That’s why it’s at a stalemate
Bu yüzden bir çıkmaz oluştu
Can’t arrive at a compromise so it’s Black Ops
Bir uzlaşmaya varılamadığı için Siyahi İşlemler yapılıyor
I wonder if we hire more black cops, the crap stops
Merak ediyorum eğer daha çok siyahi polis tutarsak,bu saçmalıklar biter mi
The block is our backyards, officers, not the crack spot
Mahalleler bizim arka bahçemiz,memurlar,çatlak noktalarımız değil
Call the attack dogs off of us, man
Üzerimize saldıran köpekleri çağırın adamım
You always act all pissed off at us at a traffic stop
Her trafik durduğunda sürekli bize kızmış gibi davranıyorsun
And bad cops fuck it up for the good cops, and man, stop
Ve kötü polisler iyi polislerinde adını çıkarıyor ve adamım dur
Sendin’ white cops in the black neighborhoods
Beyaz polisleri siyahi mahallelere göndererek
Who ain’t acclimated to ’em, like that’s the way to do it
Onları bu ortama alıştırmayanlar tek çıkar yolun bu olduğunu söylüyor
Who seen some fuckin’ videos of rappers waving guns
Kim rapçilerin silah dalgalandıran lanet olası kliplerini gördü
And know nobody black so they act afraid of us
Ve kimsenin siyahi olmadığını bilince,bizden korkuyormuş gibi yapıyorlar
And that’s racism, the fear that a black face gives ’em
Ve bu ırkçılık,siyahi suratların onlara verdiği korkudur
A subconscious racist
Bilinçaltı ırkçılık
Wait, why are there black neighborhoods?
Bekle,onlar neden siyahi mahallelerindeler?
‘Cause America segregated us, designated us to an area
Çünkü Amerika bizi ayırdı,bölgelere atadı
Separated us, Section-Eight’d us
Böldü bizi,sekiz parçaya ayırdı bizi
When we tear it up’s the only time attention’s paid to us
Paramparça olduğumuzda sadece dikkatler bize çekiliyor
And education sucks, and every day’s another
Ve eğitim yerlerdeyken,ve her gün aynıyken
Freddie Gray for us, a levy breaks or fuzz
Freddie Gray bizim için,ya sular taşar ya da polis gelir
Why is it they treat us like dryer lint?
Neden bize bir kurutma makinası gibi davranıyorlar?
We just want a safe environment for our kids
Sadece çocuklarımız için güvenli bir çevre istiyoruz
But can’t escape the sirens
Ama sirenlerden kaçamıyoruz
Don’t take a scientist to see our violent nature lies in
Şiddet içeren doğamızı görmek için bir bilim adamı almayın
The poverty that we face so the crime rate’s the highest in
Karşılaştığımız yoksulluk suç oranları en yüksek diye
The lowest classes, it’s like a razor wire fence
Düşük sınıflar,dikenli çitler gibidir
And we’re trapped in these racial biases
Bu ırkçı önyargılara sıkıştık
That plague our society which makes our anxiety levels raise
Toplumumuzdaki bu veba kaygı seviyemizi yükseltiyor
Every time we see a devil’s face
Şeytanın yüzünü ne zaman görsek
Lions, tigers, and bears, oh my
Aslanlar,kaplanlar,ayılar
And we really love it when you think we’re guilty ‘cause we’re black
Gerçekten siyahiyiz diye suçlu olduğumuzu düşünmene bayıldık
“But you kill each other, facts
Ama siz birbirinizi öldürüyorsunuz,gerçekler
You peel each other’s caps, for silly stuff like hats”
Birbirinizin şapkalarını soyuyorsunuz,şapkalarla aptalca şeyler yapmak için
Single mother strugglin’ through substance abuse
Yalnız anne madde bağımlılığından kurtulmak için mücadele ediyor
While people with nothin’ to lose shoot each other for shoes
Diğer insanlar kaybetmek için birbirlerini ayakkabılarıyla vurmak için
Fuck your Republican views
Sizin Cumhuriyetçi bakış açılarınızı s**eyim
Pull ourselves up by our bootstraps, where the fuck are the boots?
Çizmelerimizle kendimizi kaldırıyoruz,botlarımız nerede?
And streets act as a narrator, don’t gotta read comics
Ve sokaklar bir hikaye gibi davranıyor,biraz çizgi roman okumam gerek
Or be that into characters, just to see that, just to be black
Ya da karakterlerden biri olmam gerek sadece görmek için,sadece siyahi olmak için
You better be strapped with a derringer
Bir tabanca ile bağlansan daha iyi
Or be “capped in America” like Steve Rogers
Ya da Steve Rogers gibi ‘Amerika’da örülere bürünmek’
‘Cause no one oversees these cops and
Çünkü kimse polisleri kontrol etmiyor ve
All we see is ’em beat charges
Tek gördüğümüz ücretler
We done seen ’em beat Rodney King unconscious, and got off
Rodney King’in bilinçsizce bayıldığını gördül ve çıktık
So we don’t need all you crooked police officers’ peace offerings
O yüzden sizin salak polislerinizin barış çağrılarını dinlemek zorunda değiliz
Just keep marchin’, ’til we reach congress
Yürüyüşe devam edeceğiz ta ki kongreye ulaşana kadar
But they’re gonna say you’re tryin’ to take an irrational stance
Fakat sana mantıksız davrandığını söyleyecekler
If you try to slander the flag but
Eğer bayrağa iftira atmaya çalışırsan
Somebody has to be the sacrificial lamb
Birileri kurban olmalı
So they call it a Kaepernick tantrum
Böylece ona Kopernik siniri diyebilirler
If you don’t stand for the national anthem
Eğer milli marşı desteklemiyorsan
We raise it, you better praise it
Onu büyütüyoruz,övsen iyi edersin
Or you’ll be made to feel like a traitor, we’ll
Veya bir hain olarak hissettirileceksin,biz
Treat you like Rodney Dangerfield
Sana Rodney Dangerfield gibi davranacağız
Home of the brave is still racist ‘ville
Cesaretin evi hala ırkçı bir semt
So this whole nation feels like a plantation field
Ve bütün ulus sömürge alanıymış gibi hissediyor
In a country that claims that its foundation was based on United States ideals
Kuruluşunun Amerika’nın ideallerine dayandığını iddia eden bir ülkede
That had its Natives killed
Yerlileri ölmüşken
Got you singin’ this star-spangled spiel
Sana amerikan milli marşını söylettim
To a piece of cloth that represents the “Land of the Free” that made people slaves to build
‘Özgürlükler Diyarı’ yazan bir bez parçası ile insanları köle yapan