Full of loneliness
This garden is bloomed
Full of thorns
I hung myself in this sand castle

Yalnızlık ile dopdolu
Bu bahçe çiçek açıyor
Dikenler ile dopdolu
Kendimi bu kumdan kalede asmıştım

What is your name
Do you have a place to go
Oh could you tell me?
I saw you hidden in this garden

Adın ne
Gidebileceğin bir yer var mı
Oh, bana söyleyebilir misin?
Bu bahçede saklandığını gördüm

And I know
All of your warmth is true
I want to hold
Your hand picking the blue flower

Ve biliyorum
Tüm bu sıcaklığın doğru
Mavi çiçeği tutarken
Elini tutmak istiyorum

It’s my fate
Don’t smile on me
Light on me
Because I can’t come to you
There’s no name you can call me

Bu benim kaderim
Gülümseme bana
Beni aydınlat
Çünkü sana gelemiyorum
Beni çağırabileciğin bir isim yok

You know that I can’t
Show you ME
Give you ME
I can’t show you a run-down part of myself
I wear a mask again and go to see you
But I still want you

Biliyorsun
Sana kendimi gösteremem
Sana kendimi veremem
Bitkin tarafımı sana gösteremem
Yeniden maske takacağım ve seni görmeye geleceğim
Ama seni hâlâ istiyorum

Bloomed in a garden of loneliness
A flower that resembles you
I wanted to give it to you
After I take off this foolish mask

Yalnızlıkla çiçeklenmiş bir bahçede
Bir çiçek sana benziyor
Onu sana vermek istiyorum
Bu aptal maskeyi çıkardıktan sonra

But I know
I can never do that
I must hide
Because I am ugly

Ama biliyorum
Bunu asla yapamam
Saklanmam gerek
Çünkü çirkinim

I am afraid
I am run-down
I’m so afraid
That you will leave me again in the end
I wear a mask again and go to see you

Korkuyorum
Bitkinim
Çok korkuyorum
Beni yine sonda bırakacağından
Yeniden maske takacağım ve seni görmeye geleceğim

What I can do is
In the garden
In this world
I bloom a pretty flower that looks like you
And breathe as the me that you know
But I still want you
I still want you

Bununla ne yapabilirim
Bu bahçede
Bu dünyada
Sana benzeyen güzel bir çiçek yeşerttim
Ve bildiğin ben gibi nefes alıp veriyor
Ama hâlâ seni istiyorum
Hâlâ seni istiyorum

Maybe back then
A little
Just this much
If I got the courage to stand before you
Would everything be different now

Belki geri dönmeliyiz
Biraz
Yalnızca bu kadar
Eğer senden önce buna karşı duracak cesaretim olsaydı
Her şey farklı olur muydu şimdi

I am crying at this
Disappeared
Fallen
Sand castle that’s left alone
Looking at the broken mask
And I still want you
But I still want you
But I still want you
And I still want you

Buna ağlıyorum
Kaybolmuş
Düşmüş
Terk edilmiş kumdan kale
Kırık maskeye bakıyor
Ve hâlâ seni istiyorum
Ama hâlâ seni istiyorum
Ama hâlâ seni istiyorum
Ve hâlâ seni istiyorum