Thunder (Gök gürültüsü)

I’m a red and fragile rose
Kırmızı ve kırılgan bir gülüm
Won’t grow in the dark alone
Karanlıkta yalnız büyümeyeceğim
Take me there cause I need to find the light
Beni buradan al çünkü ışığı bulmaya ihtiyacım var
I hate that I’m scared of this
Bundan korkmamdan nefret ediyorum
But you believe so I’ll take the risk
Ama bana inanıyorsan risk alacağım
Hold me and tell me I’m alright
Sarıl bana ve iyi olduğumu söyle

Now I’m falling down
Şimdi düşüyorum
You lift me up to the clouds
Sen beni bulutlara çıkarıyorsun
Yes, I’m falling down
Evet, düşüyorum
You lift me up Yea!
Beni yukarı çıkaryorsun (ayağa kaldırıyorsun anlamında) evet!

You make my head shake
Ellerimi titretiyorsun
I watch the glass break
Camın kırılışını izliyorum
Around my guarded heart tonight
Bu gece korunan kalbimin etrafında
This ain’t no mistake
Bu hata değil
You make my earth quake
Depremim oluyorsun*
You feel like thunder in sky
Gökyüzünde gök gürültüsü gibi hissediyorsun
Like thunder, thunder, thunder (oh oh)
gök gürültüsü gibi, gök gürültüsü, gök gürültüsü
Thunder, thunder, thunder
Gök gürültüsü, gök gürültüsü, gök gürültüsü
Like thunder, thunder, thunder (oh oh oh oh)
Gök gürültüsü gibi, gök gürültüsü, gök gürültüsü
You feel like thunder in sky
Gökyüzünde gök gürültüsü gibi hissediyorsun

Broke free, saw an open road
Özgür bırakıldım, kaçış yolunu gördüm
Footsteps lead me to your soul
Adımlarım beni ruhuna sürüklüyor
Now I run with a home to go to
Şimdi gidip bir eve koştum
Never thought I’d be this happy
Böyle mutlu olacağımı hiç düşünmemiştim
If you asking yes you have me
Eğer sorarsan evet bana sahipsin
How you change my thoughts, you’ll never know
Tabularımı nasıl yıktığını asla bilmeyeceksin

Now I’m falling down
Şimdi düşüyorum
You lift me up to the clouds
Sen beni bulutlara çıkarıyorsun
Yes, I’m falling down
Evet, düşüyorum
You lift me up Yea!
Beni yukarı çıkaryorsun (ayağa kaldırıyorsun anlamında) evet!

You make my head shake
Ellerimi titretiyorsun
I watch the glass break
Camın kırılışını izliyorum
Around my guarded heart tonight
Bu gece korunan kalbimin etrafında
This ain’t no mistake
Bu hata değil
You make my earth quake
Depremim oluyorsun*
You feel like thunder in sky
Gökyüzünde gök gürültüsü gibi hissediyorsun
Like thunder, thunder, thunder (oh oh)
gök gürültüsü gibi, gök gürültüsü, gök gürültüsü
Thunder, thunder, thunder
Gök gürültüsü, gök gürültüsü, gök gürültüsü
Like thunder, thunder, thunder (oh oh oh oh)
Gök gürültüsü gibi, gök gürültüsü, gök gürültüsü
You feel like thunder in sky
Gökyüzünde gök gürültüsü gibi hissediyorsun

I was broken and starting to think that I should be ashamed
Kırılmıştım ve  bunun için utanmam gerektiğini düşünüyordum
Trembling and nervous, I’m naked and feeling afraid
Titriyorum ve gerginim, çıplağım ve korkmuş hissediyorum
Then you came and told me and showed me to fight through the rain
Sonra sen geldin ve bana yağmurla tamamen savaşmamı söyledin
Fight through the rain, to fight through the rain
Yağmurla tamamen savaşmamı, yağmurla tamamen savaşmayı
Yeah, yeah, yeah, yeah!
Evet, evet, evet, evet!
You make my head shake
Ellerimi titretiyorsun
I watch the glass break
Camın kırılışını izliyorum
Around my guarded heart tonight
Bu gece korunan kalbimin etrafında
This ain’t no mistake
Bu hata değil
You make my earth quake
Depremim oluyorsun*
You feel like thunder in sky
Gökyüzünde gök gürültüsü gibi hissediyorsun
Like thunder, thunder, thunder (oh oh)
gök gürültüsü gibi, gök gürültüsü, gök gürültüsü
Thunder, thunder, thunder
Gök gürültüsü, gök gürültüsü, gök gürültüsü
Like thunder, thunder, thunder (oh oh oh oh)
Gök gürültüsü gibi, gök gürültüsü, gök gürültüsü
You feel like thunder in sky
Gökyüzünde gök gürültüsü gibi hissediyorsun

You make me earth quake: Tam türkçeye çevirilemeyen bir cümle. Jessie J burada deprem gibi titremek anlamında kullanmış.

44 toplam görüntülenme, 3 views today