I wish that I was eighteen

Keşke 18 olsaydım

Do all the things you read in a magazine

Dergilerde okuduğun her şeyi yapabilseydim

I’m not saying I wanna be Charlie Sheen

Charlie Sheen falan olmak istediğimi söylemiyorum

She’s just a little bit older

O yaşça biraz büyük

But I want to get to know her

Ama onu tanımak istiyorum

She said it’s already over

O bu işin çoktan bittiğini söyledi

 

So tell me what else can I do?

Söyle bana daha başka ne yapabilirim?

I bought my fake ID for you

Senin için sahta kimlik satın aldım

 

She told me to meet her there

Bana onunla orada buluşmamı söyledi

I can’t afford a bus fare

Otobüs ücretini bile karşılayamıyorum

I’m not old enough for her

Onun için yeterince büyük değilim

I’m just waiting ’til I’m eighteen

18 olmayı bekliyorum sadece

 

I think she wants to get with me

Sanırım bana ayak uydurmak istedi

But she’s got a job in the city

Ama şehirde bir işe girdi

Says that she’s always too busy

Sürekli meşgul olduğunu söyleyip duruyor

She’s got a naughty tattoo, in place that I want to get to,

Benimde yaptırmayı istediğim bir yerine yaramaz bir dövme yaptırdı

But my mom still drives me to school

Ama diğer yandan beni okula hala annem bırakıyor

 

So tell me what else can I do?

Söyle bana daha başka ne yapabilirim?

I bought my fake ID for you

Senin için sahta kimlik satın aldım

 

She told me to meet her there

Bana onunla orada buluşmamı söyledi

I can’t afford a bus fare

Otobüs ücretini bile karşılayamıyorum

I’m not old enough for her

Onun için yeterince büyük değilim

I’m just waiting ’til I’m eighteen

18 olmayı bekliyorum sadece

 

You got me waiting in a queue for a bar I can’t get into

Beni içeriye bile giremeyeceğim bir barın önünde, sırada beklettin

I’m not old enough for her

Onun için yeterince büyük değilim

I’m just waiting ’til I’m eighteen

18 olmayı bekliyorum sadece

In my bedroom thinking of ya

Odamda, seni düşünüyorum

Her pictures in my private folder

Fotoğrafları özel dosyamda

I know one day that I will hold her

Biliyorum bir gün ona sarılacağım

I’ll make my move when I get older

Büyüdüğümde hamlemi yapabileceğim

Make my move when I get older

Büyüdüğümde hamlemi yapacağım

 

She told me to meet her there

Bana onunla orada buluşmamı söyledi

I can’t afford a bus fare

Otobüs ücretini bile karşılayamıyorum

I’m not old enough for her

Onun için yeterince büyük değilim

I’m just waiting ’til I’m eighteen

18 olmayı bekliyorum sadece

 

You got me waiting in a queue for a bar I can’t get into

Beni içeriye bile giremeyeceğim bir barın önünde, sırada beklettin

I’m not old enough for her

Onun için yeterince büyük değilim

I’m just waiting ’til I’m eighteen

18 olmayı bekliyorum sadece

I’m so sick of waiting ’til I’m eighteen

18ime kadar beklemekten bıktım