Alec Benjamin – Jesus in LA (Türkçe Çeviri)

[Verse 1]
Well, I shook hands with the devil
Down on the south side
And he bought us both a drink
With a pad and a pencil sat by his side
I said, “Tell me what you think”

Pekala, şeytanla el sıkıştım
Güney tarafında
İkimize içki ısmarladı
Yanında bir not defteri ve kalem vardı
Dedim ki “Ne düşündüğünü söyle bana”

[Pre-Chorus]
I’ve been looking for my savior, looking for my truth
I even asked my shrink
He brought me down to his level
Said, “Son, you’re not special
You won’t find him where you think”

Kurtarıcımı arıyordum, kendi gerçeğimi arıyordum
Doktorumdan bile istedim bunu
Beni karşısına aldı,
Dedi ki “Oğlum, sen özel değilsin,
Düşündüğün yerde bulamayacaksın onu.”

[Chorus]
You won’t find him down on Sunset
Or at a party in the hills
At the bottom of the bottle
Or when you’re tripping on some pills
When they sold you the dream you were just 16

Günbatımında bulamayacaksın onu
Ya da Hills’teki bir partide,
Şişenin dibinde
Ya da hap atarken
Seni bu hikayeye inandırdıklarında sadece 16 yaşındaydın


Packed a bag and ran away
And it’s a crying shame you came all this way
‘Cause you won’t find Jesus in LA
And it’s a crying shame you came all this way
‘Cause you won’t find Jesus in LA

Bavulunu toplayıp kaçıp gitmişsin
Bu kadar yolu gelmişsin çok yazık
Çünkü İsa’yı Los Angeles’ta bulamayacaksın
Bu kadar yolu gelmişsin çok yazık
Çünkü İsa’yı Los Angeles’ta bulamayacaksın

[Verse 2]
Took a sip of his whiskey
Said, “Now that you’re with me
Well, I think that you should stay”
Yeah, I know you’ve been busy
Searching through the city
So let me share the way

Onun viskisinden bir yudum aldım
Dedi ki: “Madem benimlesin,
Pekala, kalman gerektiğini düşünüyorum.”
Evet, meşguldün
Şehrin altını üstüne getiriyordun
O halde ben de sana katılayım

[Pre-Chorus]
I know I’m not your savior
Know I’m not your truth
But I think we could be friends
He said “Come down to my level
Hang out with the devil
Let me tell you, in the end…

Biliyorum ben senin kurtarıcın değilim
Biliyorum senin gerçeğin değilim
Ama arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum
Dedi ki: “Benim seviyeme in
Şeytanla takıl
Sana şunu söyleyeyim, sona geldiğinde…”

[Chorus]
You won’t find him down on sunset
Or at a party in the hills
At the bottom of the bottle
Or when you’re tripping on some pills
When they sold you the dream you were just 16

Günbatımında bulamayacaksın onu
Ya da Hills’teki bir partide,
Şişenin dibinde
Ya da hap atarken
Seni bu hikayeye inandırdıklarında sadece 16 yaşındaydın


Packed a bag and ran away
And it’s a crying shame you came all this way
‘Cause you won’t find Jesus in LA
And it’s a crying shame you came all this way
‘Cause you won’t find Jesus in LA”

Bavulunu toplayıp kaçıp gitmişsin
Bu kadar yolu gelmişsin çok yazık
Çünkü İsa’yı Los Angeles’ta bulamayacaksın
Bu kadar yolu gelmişsin çok yazık
Çünkü İsa’yı Los Angeles’ta bulamayacaksın

[Bridge]
And that is when I knew that it was time to go home
And that is when I realized that I was alone
And all the vibrant colors from the lights fade away
And I don’t care what they say

Ve o an eve gitme vaktimin geldiğini anladım
Ve o an yalnız olduğumu anladım
Ve o kaybolan ışıklardan gelen canlı renkler…
Ne dedikleri umrumda değil

[Chorus]
You won’t find him down on sunset
Or at a party in the hills
At the bottom of the bottle
Or when you’re tripping on some pills
When they sold you the dream you were just 16

Günbatımında bulamayacaksın onu
Ya da Hills’teki bir partide,
Şişenin dibinde
Ya da hap atarken
Seni bu hikayeye inandırdıklarında sadece 16 yaşındaydın


Packed a bag and ran away
And it’s a crying shame you came all this way
‘Cause you won’t find Jesus in LA

Bavulunu toplayıp kaçıp gitmişsin
Bu kadar yolu gelmişsin çok yazık
Çünkü İsa’yı Los Angeles’ta bulamayacaksın


I won’t find him down on sunset
Or at a party in the hills
At the bottom of the bottle
Or when I’m tripping on some pills
When they sold me the dream I was just 16

Günbatımında bulamayacağım onu
Ya da Hills’teki bir partide,
Şişenin dibinde
Ya da hap atarken
Beni bu hikayeye inandırdıklarında sadece 16 yaşındaydı
m

Packed my bag and ran away
And it’s a crying shame I came all this way
‘Cause I won’t find Jesus in LA
And it’s a crying shame I came all this way
‘Cause I won’t find Jesus in LA

Bavulumu toplayıp kaçıp gittim
Bu kadar yolu gelmişim çok yazık
Çünkü İsa’yı Los Angeles’ta bulamayacağım
Bu kadar yolu gelmişim çok yazık
Çünkü İsa’yı Los Angeles’ta bulamayacağım