Just like the seed

Sadece tohum gibi
I don’t know where to go

Nereye gittiğimi bilmiyorum
Through dirt and shadow I grow

Kirlilikle ve gölgeyle büyüdüm
I’m reaching light through the struggle

Ben mücadele boyunca ışığa ulaşıyorum

Just like the seed

Sadece tohum gibi
I’m chasing the wonder

Ben harikaları takip ediyorum
I unravel myself

Kendimi çözüyorum

All in slow motıon

Hepsi ağır çekimde

Nakarat
You cannot eat money, oh no

Sen para yiyemezsin, oh hayır
You cannot eat money, oh no

Sen para yiyemezsin, oh hayır
When the last tree has fallen

Son ağaç düştüğünde
And the rivers are poisoned

Ve nehirler zehirlendiğinde


Suffocate me

Boğ beni
So my tears can be rain

Bu yüzden göz yaşlarım yağabilir
I will water the ground where I stand

Ben durduğum yerden zemini sulayacağım
So the flowers can grow back again

Bu yüzden çiçekler tekrar geri büyüyebilir


‘Cause just like the seed

Çünkü sadece tohum gibi
Everything wants to live

Her şey yaşamak istiyor
We are burning our fingers

Biz parmaklarımızı yakıyoruz
But we learn and forget

Ama biz öğrenir ve unuturuz



Feed me sunlight, feed me air

Beni güneş ışığı besler, beni hava besler
Feed me truth and feed me prayer

Beni gerçek besler ve beni duacı besler
Feed me sunlight, feed me air

Beni güneş ışığı besler, beni hava besler
Feed me truth and feed me prayer

Beni gerçek besler ve beni duacılar besler