Holiday (Tatil)

[Snoop Dogg:]
Look, open your eyes, déjà vu
Bak, gözlerini aç, deja vu
In ways I knew my focus remains on you
Bi’ şekilde odağımın senin üzerinde olduğunu biliyordum
I’m so true, I love that, ’cause who woulda knew?
Ben doğruyum, bunu seviyorum, kim bilebilirdi ?
LBC, me do, what it do
Long Beach California, ben de yaparım, o ne yapar
Question: is your bath water ready for ya?
Soru: banyodaki suyun hazır mi ?
‘Cause I could be the man for ya
Çünkü senin için adam olabilirim
Baby, are your bills paid?
Bebeğim, faturaların ödeniyor mu ?
Were those dinner reservations made?
Akşam yemeği rezervasyonları yapıldı mı?
The whistles, the bells
Islıklar, çanlar
How ’bout your hair?
Saçların nasıl ?
What about your nails?
Tırnakların nasıl ?
See I could have it done for ya
Senin için onları halledebilirim
Looks like I’m the one for ya
Senin için tekim gibi görünüyor
I’ll crack the whip and get a little action in here, my dear
Kırbaçlayacağım ve küçük bir aksiyon yaratacağım burada, sevgilim
But first, relax a bit
Ama önce, biraz rahatladı
The questions and answers are clear
Sorular ve cevaplar açık

[John Legend:]
A holiday
Bir tatilde
What you wanna do?
Ne yapmak istersin ?
Want to do with you
Seninle yapmak istiyorum
Let’s make everyday a holiday
Her gün tatil yapalım
What you wanna do?
Ne yapmak istersin ?
Want to do with you
Seninle yapmak istiyorum

[Takeoff:]
Smile at you (smile)
Sana gülümsüyorum (gülümsüyorum)
I got my eyes on you (eyes)
Gözlerimi senden alamıyorum (gözlerimi)
I wanna climb on you
Sana tırmanmak istiyorum
Can I ride with you? (can I?)
Seninle sürebilir miyim ? (Yapabilir miyim?)
Touch the sky with you?…
Seninle gökyüzüne dokunmayı?…
Say the place and we go where you wanna go (where?)
Yeri söyle ve nereye gitmek istiyorsan gidelim (nereye?)
She say Rodeo, I say I’m thinking ’bout Tokyo (Tokyo)
O Rodeo dedi, ben de Tokyo hakkında düşünüyorum dedim (Tokyo)
With the top gone, won’t turn to Mysterio (Mysterio)
Zirve gittiğinde Mysterio’ya dönmeyeceğim (Mysterio)
Singing every word of my song that’s on radio (aye)
Şarkımdaki her kelimeyi radyoda söylüyorum(ay)
I’ma roll one, I know that you don’t smoke (I know)
Rulo haline getiriyorum, sigara içmediğini biliyorum (biliyorum)
Sit back, let your mind float
Arkana yaslan, zihnini serbest bırak
Never give up hope
Umudundan asla vazgeçme
And if ya got a problem, let me know (let me know)
Eğer bi’ problemin varsa bana söyle(bana söyle)
I try my best to keep you close
Yakınlarımda olman için elimden geleni yapıyorum
The life we in, no boss to match ’em on the ropes (ooh)
İçinde yaşadığımız hayatta, iplerle onları eşleştirecek patron yok
If I’m top ten, well, when I gotta be the GOAT (GOAT)
Eğer ben 10 numaraysam, güzel, ahmak olmam gerektiğinde
I feel like when I step in (what?)
Adım attığımı hissediyorum (ne?)
Gotta make an announcement
Duyuru yapmalıyım
But y’all know
Ama siz hepsini biliyorsunuz

[John Legend:]
A holiday
Bir tatilde
What you wanna do?
Ne yapmak istersin ?
Want to do with you
Seninle yapmak istiyorum
Let’s make everyday a holiday
Her gün tatil yapalım
What you wanna do?
Ne yapmak istersin ?
Want to do with you
Seninle yapmak istiyorum
Let’s make everyday a holiday
Her gün tatil yapalım
What you wanna do?
Ne yapmak istersin ?
Want to do with you
Seninle yapmak istiyorum
Let’s make everyday a holiday (don’t you wanna)
Her gün tatil yapalım (istemez misin ?)

Let’s make everyday a holiday
Hadi her gün tatil yapalım
I wanna make everyday
Her gün yapmak istiyorum
Make it a day
Bi’ gün yapalım