Cold War Kids(Ft. Bishop Briggs)-Tied Up [Türkçe Çeviri]

You can’t cut me loose until you show me
Sen bana gösterene kadar sen beni çözemezsin

I told you the truth about the old me
Ben sana eski ben hakkındaki gerçekleri söyledim

And now you use confession as the proof
Ve şimdi sen bir kanıt olarak itiraf edebilirsin

Do what you have to do
Ne yapmak istersen yapar mısın

Go ahead and act the fool
Üne git ve aptalı oyna

What if in the end
Eğer sonsa

You want so bad to forgive
Sen affetmek için çok kötüyü istersin

But you cannot forget
Ama sen affedemezsin

So (so tied up)
Çok (çok bağlı)

We’ve been here before
Biz önceden buradaydık

I’m so (so tied up)
Ben çok (çok bağlandım)

You want something more
Sen bazı şeylerin daha fazlasını istersin

Lover, best friend, my worst enemy
Sevgilim , en iyi arkadaşım , en kötü düşmanım

You know I won’t let you get away
Biliyorsun ben senin uzaklaşmana izin vermeyeceğim

I get you to swerve out of the fast lane
Seni hız şeridinin dışına saptırabilirim

You still got champagne running through your veins
Damarlarından hala şampanya geçiyor

You dare me to step up and challenge you
Sen bana adım atmayı cüret ediyorsun ve seninle mücadele ediyorum

Neither one of us can stand to lose
Bizden hiç kimse kaybetmeye dayanamaz

Stand to löse
Kaybetmeye dayanamaz

Remember we said, it’d be like after the rain
Söylediğimizi hatırla, yağmurdan sonra sevebilirdik

Washes away our sins
Günahlarımız yıkandıkça uzaklaşır

They never said that love is a twisted game
Onlar asla aşkın sapkın bir oyun olduğunu söylemez

And no one ever wins
Ve hiç kimse kazanmaz

You threw me a rope
Beni bir ipe bağladın

Opposites attract
Zıtlar birbirini çekiyor

I’m self absorbed and you’re superficial
Kendi halimdeyim ve sen yüzeyselsin

We wound each other up
Biz birbirimizi yaralarız

Being true to yourself could never be enough
Kendine karşı asla yeterince dürüst olmadın

(So, so, so tied up) I tried to let go
(Çok,çok,çok bağlandım) gitmeyi denedim

(So, so, so, so tied up) We’ve been here before
(Çok,çok,çok bağlandım) biz önceden buradaydık

Lover, best friend, my worst enemy
Sevgilim , en iyi arkadaşım , en kötü düşmanım

You know I won’t let you get away
Biliyorsun ben senin uzaklaşmana izin vermeyeceğim