Ed Sheeran-Castle On The Hill (Türkçe Çeviri)

21

When I was six years old I broke my leg
I was running from my brother and his friends
And tasted the sweet perfume of the mountain grass I rolled down
I was younger then, take me back to when I
Altı yaşındayken bacağımı kırdım
Abim ve arkadaşlarından kaçarken
Ve dağların çimlerinin güzel parfümünü tattım yuvarlandığımda
O zamanlar daha küçüktüm,beni geri götürün
Found my heart and broke it here
Made friends and lost them through the years
And I’ve not seen the roaring fields in so long, I know I’ve grown
But I can’t wait to go home

Kalbimi bulup onu kırdığım yere
Arkadaşlar edinip onları yıllar boyunca kaybettim
Ve uzun süredir hararetli tarlalar görmedim,biliyorum büyüdüm
Ama eve dönmek için sabırsızlanıyorum
I’m on my way
Driving at 90 down those country lanes
Singing to “Tiny Dancer”
And I miss the way you make me feel, and it’s real
We watched the sunset over the castle on the hill

90’la giderken şu şehirlerin şeritlerinde
“Tiny Dancer” söyleyerek
Ve bana hissettirdiklerini özledim,ve bu gerçek
Tepedeki kalenin üzerinde güneşin batışını izledik

 
Fifteen years old and smoking hand-rolled cigarettes
Running from the law through the backfields and getting drunk with my friends
Had my first kiss on a Friday night, I don’t reckon that I did it right
But I was younger then, take me back to when

On beş yaşımda tütün sarıp sigara içiyorum
Arka yollara saparak kanunlardan kaçıyorum ve arkadaşlarımla sarhoş oluyorum
İlk öpücüğümü bir cuma gecesi aldım,doğru yaptığımı sanmıyorum
Ama o zamanlar daha küçüktüm,beni geri götürün

We found weekend jobs, when we got paid
We’d buy cheap spirits and drink them straight
Me and my friends have not thrown up in so long, oh how we’ve grown
But I can’t wait to go home

Haftasonu için işler buluyoruz,paramızı aldığımızda
Ucuz viskiler alırdık ve hemen içerdik
Ben ve arkadaşlarım uzun zamandır kusmadık,ah nasılda büyümüşüz
Ama eve dönmek için sabırsızlanıyorum

I’m on my way
Driving at 90 down those country lanes
Singing to “Tiny Dancer”
And I miss the way you make me feel, and it’s real
We watched the sunset over the castle on the hill
Over the castle on the hill
Over the castle on the hill

 
90’la giderken şu şehirlerin şeritlerinde
“Tiny Dancer” söyleyerek
Ve bana hissettirdiklerini özledim,ve bu gerçek
Tepedeki kalenin üzerinde güneşin batışını izledik

 
One friend left to sell clothes
One works down by the coast
One had two kids but lives alone
One’s brother overdosed
One’s already on his second wife
One’s just barely getting by
But these people raised me
And I can’t wait to go home

Bir arkadaş kıyafet satmayı bıraktı
Diğeri sahilde çalışıyor
Birinin iki çocuğu var ama yalnız yaşıyor
Birinin kardeşi aşırı doz kullandı
Biri çoktan ikinci karısıyla
Biri arada bir uğruyor
Ama bu insanlar beni büyüttü
Ve eve dönmek için sabırsızlanıyorum