D: Scalpel
Doctor: Scalpel
N: Here
Hemşire: Al
D: Sponge
D: Sünger
N: Here
H: Al
D: Wait… he’s convulsing, he’s convulsing
D: Bekle, çocuk havale geçiriyor
N: Ah!
H:
D: We’re gonna have to shock him
D: Voltaj vermek zorunda kalacağız
N: Oh my! Oh my God!
N: Oh my! Oh my God!
D: We’re gonna have to shock him
D: Çocuğa voltaj vermek zorundayız
N: Oh my God!
N: Oh my God!

These are the results of a thousand electric volts
Şuanki halimin sonucu bedenime bin voltaj verilmesinin yüzünden
A neck with bolts (Nurse, we’re losin’ him, check the pulse!)
Boynuma takılan elektrikli cıvatalar yüzünden (Çocuk ölüyor, nabzına bak hele)
A kid who refused to respect adults
Yetişkinlere saygı göstermeyi reddeden bir çok yüzünden
Wore spectacles with taped frames and a freckled nose
Bantlanmış çerçeveli gözlükler takıyordum ve çilli burnum vardı
A corny-lookin’ white boy, scrawny and always ornery
Banal görünümlü beyaz tenli bir çocuk, sıska ve sürekli kabaydım
‘Cause I was always sick of brawny bullies pickin’ on me
Çünkü güçlü zorbaların bana sataşmasından bıkmıştım
And I might snap, one day just like that
Sonra bir gün patladım
I decided to strike back, and flatten every tire on the bike rack
Karşı koymaya karar verdim
My first day in Junior High, this kid said: “It’s you and I
Ortaokulun ilk günündeyiz, çocuğun teki: ”Senle ben
Three o’clock sharp this afternoon you die”
Saat tam 3’de, öğleden sonra öleceksin”
I looked at my watch, it was 1:20
Saatime baktım ve 1:20’i geçiyordu
“I already gave you my lunch money!
”Sana zaten yemek paramı verdim
What more do you want from me?”
Başka ne istiyorsun benden?”
He said: “Don’t try to run from me, you’ll just make it worse”
”Sakın kaçmaya çalışma, olayı daha da kötüleştirirsin” dedi
My palms were sweaty, and I started to shake at first
Avuç içlerim terliydi ve başta titremeye başlamıştım
Somethin’ told me: “Try to fake a stomach ache, it works!”
Sonra bir şey bana ”Yalandan hastayım numarası yap, işe yarıyor” dedi
I screamed: “Oww! My appendix feel like they could burst
Ben de bağırdım ”Oww! apandis’im patlayacakmış gibi hissediyorum
Teacher, teacher! Quick, I need a naked nurse”
Öğretmenim, öğretmenim! Çabuk, çıplak bir hemşireye ihtiyacım var”
“What’s the matter?” — I don’t know, my leg, it hurts
”Sorun ne” – Bilmiyorum, bacağım, çok acıyor
“Leg? I thought you said it was your tummy”
”Bacak mı? Karnın dememiş miydin?”
Oh, I mean it is, but I also got a bum knee
Evet, orada acıyor ama güçsüz olan diz kapaklarım da var
“Mr. Mathers, the fun and games are over
”Bay Mathers, eğlence ve oyunların bitti
And just for that stunt, you’re gonna get some extra homework”
Ve sırf böyle bir şey yaptığın için sana fazladan ödev vereceğim
But don’t you wanna give me after school detention?
Ama okuldan sonra alı koyma cezası vermek istemiyor musun?
“Nah, that bully wants to beat your ass and I’ma let him”
”Hayır, oradaki zorba amına koymak istiyor ve ben de izin vereceğim”

Brain damage, ever since the day I was born
Beyin hasarı, doğduğum günden beri taşıyorum
Drugs is what they used to say I was on
Eskiden sorunun uyuşturucular yüzünden olduğunu söylerlerdi
They say I never knew which way I was goin’
Hangi yöne gittiğimi bilmediğimi söylüyorlardı
But everywhere I go they keep playin’ my song
Ama nereye gitsem şarkımı çaldıklarını duyuyorum
Brain damage, ever since the day I was born
Doğduğum günden beri beyin hasarıyla yaşıyorum
Drugs is what they used to say I was on
Öyle olmamın sebebi uyuşturucular yüzünden olduğunu söylerlerdi
They say I never knew which way I was goin’
Hangi yöne gittiğimi bilmediğimi söylüyorlardı
But everywhere I go they keep playin’ my song
Ama şimdi nereye gitsem şarkımı çaldıklarını duyuyorum

Way before my baby daughter Hailie
Daha kızım Hailie doğmadan önce
I was harassed daily by this fat kid named D’Angelo Bailey
D’Angelo Bailey adlı şişko bir çocuk tarafından tacize uğramıştım
An eighth grader who acted obnoxious, ‘cause his father boxes
Babası box yaptığı için iğrenç davranıyordu
So every day he’d shove me in the lockers
Bu yüzden her gün koridorun orada bana sataşırdı
One day he came in the bathroom while I was pissin’
Bir gün ben tuvalette işerken içeri girdi
And had me in the position to beat me into submission
Ve beni döverek itaatkar bir duruma soktu
He banged my head against the urinal ’til he broke my nose
Burnum kırılasıya kadar kafamı pisuvar’a çarptırdı
Soaked my clothes in blood, grabbed me and choked my throat
Kıyafetlerimi kan içine soktu, beni tutup elleriyle boğdu
I tried to plead and tell him we shouldn’t beef
Kavga etmemeliyiz diye yalvarmaya çalıştım
But he just wouldn’t leave
Ama bir türlü bırakamadı
He kept chokin’ me and I couldn’t breathe
Boğmaya devam etti ve nefes alamadım
He looked at me and said: “You gonna die, honky!”
Bana baktı ve ”Öleceksin, beyaz pislik” dedi
The Principal walked in and started helpin’ him stomp me
Okul müdürü içeri girdi ve ona yardım etmeye başladı
I made them think they beat me to death
İkisine de beni öldürdükleri izlemini verdim
Holdin’ my breath for like five minutes before they finally left
Tuvaletten çıkasıya kadarlar 5 dakika boyunca nefesimi tuttum
Then I got up and ran to the janitor’s storage booth
Sonra ayağa kalkıp hademenin deposuna koştum
Kicked the door hinge loose And ripped out the four-inch screws
Kapıyı tekmeleyip menteşeyi gevşettim sonra 4 inçlik cıvataları yerinden söktüm
Grabbed some sharp objects, brooms and foreign tools
Birkaç tane keskin obje, süpürge ve tanımadığım alet aldım
This is for every time you took my orange juice
Bu portakal suyumu aldığın zamanlar için
Or stole my seat in the lunchroom and drank my chocolate milk
Bu yemekhanedeki oturma yerimi çalıp sütlü çikolatamı içtiğin için
Every time you tipped my tray and it dropped and spilt
Bu tepsime vurup döktüğün zamanlar için
I’m gettin’ you back, bully, now once and for good
Şimdi senden son olarak öcümü alıyorum orospu çocuğu
I cocked the broomstick back and swung hard as I could
Süpürge sapını havaya kaldırıp tüm gücümle vurabildiğim kadar çocuğa vurdum
And beat him over the head with it ’til I broke the wood
Sopayı kırasıya kadar kafasına geçirdim
Knocked him down, stood on his chest with one foot
Çocuğu bayılttım, tek ayağımı göğsünün üzerine koydum
Made it home later that same day
Sonra aynı gün eve geldim
Started readin’ a comic, and suddenly everything became gray
Çizgi roman okumaya başladım ve birdenbire her şey gri görünmeye başladı
I couldn’t even see what I was tryin’ to read
Okumaya çalıştığım şeyi bile görememiştim
I went deaf and my left ear started to bleed
Sağır oldum ve sol kulağımdan kan gelmeye başladı
My mother started screamin’: “What are you on, drugs?!
Annem bağırmaya başladı: ”Uyuşturucu mu aldın?
Look at you! You’re gettin’ blood all over my rug!” (sorry!)
Şu haline bak! Halımı kanınla kirletiyorsun” (Üzgünüm)
She beat me over the head with the remote control
Kadın kumandayla kafama vurmaya başladı
Opened a hole and my whole brain fell out of my skull
Kafa tasımda delik açılıp beyim yere düştü
I picked it up and screamed: “Look, bitch, what have you done?!”
Beynimi elime alıp ”Bak kancık, ne yaptın” diye bağırdım
“Oh my God, I’m sorry, son!” — shut up, you cunt!
”Oh my God, üzgünüm, oğlum” Kapa çeneni amcık
I said fuck it, took it and stuck it back up in my head
Sikerler dedim, beyni aldım ve tekrar kafama koydum
Then I sewed it shut and put a couple of screws in my neck
Sonra kapatıp boynuma iki üç tane cıvata koydum

Brain damage, ever since the day I was born
Beyin hasarı, doğduğum günden beri taşıyorum
Drugs is what they used to say I was on
Eskiden sorunun uyuşturucular yüzünden olduğunu söylerlerdi
They say I never knew which way I was goin’
Hangi yöne gittiğimi bilmediğimi söylüyorlardı
But everywhere I go they keep playin’ my song
Ama nereye gitsem şarkımı çaldıklarını duyuyorum
Brain damage, ever since the day I was born
Doğduğum günden beri beyin hasarıyla yaşıyorum
Drugs is what they used to say I was on
Öyle olmamın sebebi uyuşturucular yüzünden olduğunu söylerlerdi
They say I never knew which way I was goin’
Hangi yöne gittiğimi bilmediğimi söylüyorlardı
But everywhere I go they keep playin’ my song
Ama şimdi nereye gitsem şarkımı çaldıklarını duyuyorum

[Outro]
Brain damage, it’s brain damage
Beyin hasarı, bunların hepsi beyindeki hasar yüzünden
I got brain damage, it’s brain damage
It’s probably brain damage, it’s brain damage
Brain damage, I got brain damage
Beyin hasarı, beynimde hasar var

Eminem – My Name Is (Türkçe Çeviri)