You’re drunk, the coffee is burned
I hate to find you like this
I always find you like this
I come home and clean up your mess
What would you do without that?
Why do I always come back?
Oh, what I wouldn’t do for you!

Sarhoşsun ve kahven yanmış
Seni bu halde bulmaktan nefret ediyorum
Seni sürekli böyle buluyorum
Eve geliyor ve pisliklerini temizliyorum
Bu olmadan ne yapardın?
Neden sürekli geri geliyorum?
Ah,senin için neler yapmam ki!

And I’m starting to think that maybe you need me
Maybe you need me
Maybe you need me
And I’m starting to think that maybe you need me
Maybe you need me
Maybe you need me

Ve belkide bana muhtaç olduğunu düşünmeye başlıyorum
Belki bana muhtaçsın
Belki bana muhtaçsın
Ve belkide bana muhtaç olduğunu düşünmeye başlıyorum
Belki bana muhtaçsın
Belki bana muhtaçsın

Some nights I want to run for the hills
It’s never easy with you
I cannot reason with you
But your smile is as rare as it comes
What would I do without that?
Maybe that’s why I come back
Oh, what I wouldn’t do for you!

Bazı geceler tepelere koşmak istiyorum
Seninle işim hiç kolay değil
Seninle asla sonuca varamıyorum
Belki bu yüzden geri gelip duruyorum
Ah,senin için neler yapmam ki!

And I’m starting to think that maybe you need me
Maybe you need me
Maybe you need me
And I’m starting to think that maybe you need me
Maybe you need me
Maybe you need me

Ve belkide bana muhtaç olduğunu düşünmeye başlıyorum
Belki bana muhtaçsın
Belki bana muhtaçsın
Ve belkide bana muhtaç olduğunu düşünmeye başlıyorum
Belki bana muhtaçsın
Belki bana muhtaçsın

Startin’ to think we were made for each other
Birbirimiz için yaratıldığımızı düşünmeye başlıyorum
But one of us in this relationship is raisin’ the other
Ama bu ilişkide birimiz diğerini yükseltiyor
You remind me of my mother
Bana annemi hatırlatıyorsun
We drive one another crazy as each other
Birbirimizi karşılıklı olarak delirtiyoruz
And we’re both adults so there’s no excuse
Ve ikimizde yetişkiniz bunun bahanesi yok
For the games that we play with each other
Birbirimizle oynadığımız oyunların
Where you at? At a friend’s? No, you ain’t, motherfucker!
Neredesin?Arkadaşında mı?Hayır,değilsin,o**pu çocuğu!
But I give her the benefit of the doubt
Ama ona şüphenin faydasını veriyorum
Whenever the doubt kicks in, shiver when I touch her
Şüphe ne zaman içime düşse,ona dokunurken titriyorum
‘Cause I love her so much, I’m a sucker
Çünkü onu çok seviyorum,ben bir müptelayım
Our bottom lip can quiver when she’s in trouble
Alt dudaklarımız titriyor onun başı beladayken
She’s in hot water, think I caught her cheating again
O sıcak sularda,onu tekrar aldatırken yakaladım
Give her another chance? Another one after that?
Ona başka şans vermek mi?Başka şans verdikten sonra mı?
I’m swimmin’ in that Egyptian river, ’cause I’m in denial
Mısır nehrinde yüzüyorum,çünkü inkardayım
Say I don’t eat shit, but I got a shit-eating grin when I smile
Bu b*ku yemediğimi söylüyorum ama bu b*ku yediğime dair bir gülümsemem var
Makin’ an excuse for us to act it out
Öyle davranmamız için bir neden uyduruyorum
She’s just actin’ out, with her inner child
O sadece rol yapıyor,içindeki çocukla
Then I set the truth on fire
Sonra ben doğruyu ateşe veriyorum
‘Cause I’d rather believe a lie
Çünkü bir yalana inanmayı tercih ederim
Than to breathe a sigh of relieve I don’t believe in
İnanmadığım bir inancı içime solumaktansa
Going to bed mad, I keep on tryin’
Yatağa sinirli gideceğim,denemeye devan edeceğim
To make a bad girl good
Kötü bir kızı iyiye çevirmek için
But haven’t I stood by you in good times?
Ama iyi zamanlarında senin yanında durmadım?
And bad? I’m starting to feel like your goddamn dad
Kötü zamanlarda da? Senin lanet olası babanmışım gibi hissetmeye başladım
‘Cause I literally feel like you could die of a “should I?”
Çünkü gerçekten ‘yapmalı mıyım?’ sorularından öleceğini düşünüyorum
Leave me for good? You never would, it’d be all bad
Beni iyiliğim için bırakmak mı?Asla yapmazsın,her şey daha da kötü olurdu
Never understood why they call it goodbye
Neden buna bir veda diyorlar asla anlamadım
But I think I’m a pretty damn good guy
Ama gerçekten iyi bir adam olduğumu düşünüyorum
And you’re a good person, too
Ve sen de iyi bir insansın
I can save you, I can make you change
Seni kurtarabilirim,seni değiştirebilirim
But I keep puttin’ my fuckin’ foot in my mouth
Ama ayağımı ağzıma sokmaya devam edip duruyorum
Every time I gotta come and bail you out
Ne zaman gelmek ve seni kurtarmak zorunda kaldığımda
When you get in trouble that you get yourself in
Belaya bulaştığında ve içine düştüğünde
And I’m in trouble but I can’t leave, I’ll sell you out!
Ve ben de beladayım ama gidemiyorum,seni elden çıkaracağım!
I could never turn my fuckin’ back on you—what is that?
Sana asla sırtımı dönemiyorum-nasıl olur bu?
I’m co-dependent, I’m just now noticin’ it
Ben yarı bağımsızım,şimdi bunu fark ediyorum
But somehow it’s like every time I’m about to go to end it
Ama bir şekilde sürekli sona ilerliyorum
I ain’t got the cojones to do it, nor the heart
Ne testislerim ne kalbim var
Our apartment’s tore apart
Evimiz parçalanıyor
You’re usin’ my heart for a dart board
Kalbimi bir dart tahtası gibi kullanıyorsun
But God must’ve aligned stars for us
Ama Tanrı yıldızları bizim için sıralamak zorundaydı
‘Cause somebody paired us up
Çünkü biri bizi eşleştirdi
And they say He ain’t capable of makin’ a mistake
Ve onun hata yapma yeteneği olmadığını söylüyorlar
But this one’s perfect, ’cause I’m—
Ama bu seferki harika,çünkü ben

And I’m starting to think that maybe you need me
Maybe you need me
Maybe you need me
And I’m starting to think that maybe you need me
Maybe you need me
Maybe you need me

Ve belkide bana muhtaç olduğunu düşünmeye başlıyorum
Belki bana muhtaçsın
Belki bana muhtaçsın
Ve belkide bana muhtaç olduğunu düşünmeye başlıyorum
Belki bana muhtaçsın
Belki bana muhtaçsın