Emm-Freedom (Türkçe Çeviri)


Pretty baby

Hoş bebeğim
You were young, wild, and crazy

Sen genç, vahşi ve çılgındın
Until your vision went and got hazy

Görüşün bulanıklaşa kadar
Went looking for your love in dark places, oh

Aşkını karanlık yerlerde aradın, oh
Cause life isn’t like movies

Çünkü hayat filmlerdeki gibi değil
Wasn’t what you wanted it to be

Ne istersen olmuyor
So you started looking for heaven in a pill…

Bu yüzden sen bir hapta cenneti aramaya başladın


Who, oh who

Kim, oh, kim
Tell me

Bana söyle
Who in your mind

Kafandaki kim
Told you to try it?

Denediğini bana söyledin mi?
What in your life

Hayatında ne
Made you be like this?

Seni bunun gibi yaptı?

NAKARAT
She’s high as La-la-la-la

O yükseklerde la-la-la-la gibi
Screaming Na-na-na-na

Na-na-na-na diye çığlık atıyor
She needs Freedo-o-o-o-om, Freedo-o-o-o-om

O özgürlüğeeeee, özgürlüğeeee ihtiyacı var
Drunk as Ah-ah-ah-ah

Ah-ah-ah-ah gibi sarhoş
Line it u-u-u-up

Sıralanıyorrr
No Freedo-o-o-o-om, Freedo-o-o-o-om

Özgürlükkkkk yok, özgürlükkk


Little darling

Küçük sevgilim
Now that your friends stopped calling

Şimdi arkadaşlarına seslenmeyi bıraktın
You’re slipping and you can’t stop falling

Sen kayıyorsun ve sen düşmekten duramıyorsun
You never really could slow down, nooo

Sen asla gerçekten yavaşça düşmedin ,hayırr
Don’t recognize your reflection

Yansımanı kabul etmedin
Too many sins for confession

İtirafın için çok fazla günah
The fountain of youth ain’t clean so wash it off

Gençlik kaynağın temizlenmez bu yüzden yıkayıp temizle


And mama

Ve anne
You never know what to say

Asla ne söylediğimi bilmedin
You never know what to do

Asla ne yaptığımı bilmedin
Wish you’d act like a mama

Keşke sen bir anne gibi davransaydın
All of this is just to say

Söylemek istediğim tek şey bu
I don’t wanna be like you

Senin gibi olmak istemem
I don’t wanna be like you

Senin gibi olmak istemem

Looking for freedom but it made you a slave

Özgürlüğü arıyorum ama sen bir köle oldun
Promised to be there but you never change

Söz verdin ama asla değişmedin
You had the choice and you’ve chosen your road

Seçeneklerin var ve kendi yolunu seçtin
I wasn’t enough to make you wanna come home…
Ben eve gelmeni isteyecek kadar yeterli bir şey yapmadım