100 Years (100 Yıl)

I believe in you and in our hearts we know the truth
Sana ve kalplerimize inanıyorum gerçeği biliyoruz
I believe in love and the darker it gets, the more I do
Aşka inanıyorum ve koyulaşıyor, yaptığımdan daha fazla
Try and fill us with your hate and we will shine a light
Deniyor ve bizi senin nefretinle dolduruyor ve biz bir ışık parlatacağız
And the days will become endless and never, and never turn to night
Ve günler sonsuzlaşacak ve asla, ve asla geceye dönmeyecek
And never, and never turn to night
Ve asla, ve asla geceye dönmeyecek

Then it’s just too much, I cannot get you close enough
Sonra bu sadece çok fazla, seni yeterince yakınıma alamıyorum
A hundred arms, a hundred years, you can always find me here
Yüzlerce kol, yüzlerce yıl, beni her zaman burada bulabilirsin
And lord, don’t let me break this, let me hold you lightly
Ve tanrım, bunu kırmama izin verme, seni nazikçe tutmama izin ver
Give me arms to pray with instead of ones that hold too tightly
Bana sıkıca sarılmış olanların yerine dua et

We have no need to fight
Kavga etmek zorunda değiliz
We raise our voices and let our hearts take flight
Sesimizi yükseltiyoruz ve kalplerimizin uçmasına izin veriyoruz
Get higher than those planes can fly
Bu uçakların uçabileceğinden daha yükseğe çıkalım
Where the stars do not take sides
Yıldızların taraf tutamadığı yere

Then it’s just too much, I cannot get you close enough
Sonra bu sadece çok fazla, seni yeterince yakınıma alamıyorum
A hundred arms, a hundred years, you can always find me here
Yüzlerce kol, yüzlerce yıl, beni her zaman burada bulabilirsin
And lord, don’t let me break this, let me hold you lightly
Ve tanrım, bunu kırmama izin verme, seni nazikçe tutmama izin ver
Give me arms to pray with instead of ones that hold too tightly
Bana sıkıca sarılmış olanların yerine dua et

And then it’s just too much, the streets, they still run with blood
Ve sonra bu sadece çok fazla, sokaklar, onlar hala çılgınca koşuyor
A hundred arms, a hundred years, you can always find me here
Yüzlerce kol, yüzlerce yıl, beni her zaman burada bulabilirsin
And lord, don’t let me break this, let me hold you lightly
Ve tanrım, bunu kırmama izin verme, seni nazikçe tutmama izin ver
Give me arms to pray with instead of ones that hold too tightly
Bana sıkıca sarılmış olanların yerine dua et

I let him sleep, and as he does
Onun uyumasına izin verdim ve tıpkı onun yaptığı gibi
My held breath fills the room with blood
Tuttuğum nefesim odayı kanla doldurdu
He hurts in ways I can’t describe
O beni tanımlayamayacağım bir şekilde incitti
My heart bends and breaks so many, many times
Kalbim boyun eğdi ve çok fazla, çok fazla kez kırıldı
And is born again with each sunrise
Ve her gün doğumuyla yeniden doğuyor
And is born again with each sunrise
Ve her gün doğumuyla yeniden doğuyor

Funerals were held all over the city [?]
Şehrin dört bir yanında cenaze töreni düzenlendi
For you to bleed in the square
Sen meydanda kanadığın için
A woman raised his omen from the pyre
Bir kadın onun öfkesini ateşten kaldırdı
Sorry, we thought you didn’t care
Üzgünüm, umursamadığını düşündük
And how does it feel while you scratch the itch
Ve sıyrığı kaşırken bu sana nasıl hissettirdi?
How does it feel?
Nasıl hissettirdi?
Pulled out all your stitches
Tüm dikişlerinizi çıkardık
Judas is a bitch
Hain bir orospudur

A hundred arms, a hundred years
Yüzlerce kol, yüzlerce yıl
A hundred arms, a hundred years
Yüzlerce kol, yüzlerce yıl

And then it’s just too much, the streets, they still run with blood
Ve sonra bu sadece çok fazla, sokaklar, onlar hala çılgınca koşuyor
A hundred arms, a hundred years, you can always find me here
Yüzlerce kol, yüzlerce yıl, beni her zaman burada bulabilirsin
And lord, don’t let me break this, let me hold you lightly
Ve tanrım, bunu kırmama izin verme, seni nazikçe tutmama izin ver
Give me arms to pray with instead of ones that hold too tightly
Bana sıkıca sarılmış olanların yerine dua et

Oh, oh, oh