I wanna tell you you’re beautiful
(Sana güzel olduğunu söylemek istiyorum )

In a way that you have not heard before
( Bunu daha önce bu şekilde duymadım)

But I don’t think that it’s gonna work
(Ama bunun işe yarayacağını düşünmüyorum )

Cause I’m not good with words
(Çünkü kelimelerle aram iyi değil)

I wanna tell you you’re the reason why
(Sana söylemek istememin nedeni sensin)

The earth spins and the stars hang in the sky
(Dünya dönüyor ve gökyüzünde yıldızlar asılı)

But I don’t  think it’s gonna fly
(Ama ben uçacağını düşünmüyorum)

Cause I’m not good with words
(Çünkü kelimelerle aram iyi değil)

If only I can find a way
(Eğer tek bir yol bulabilirsem )

To say it like the poets say
(Şairler gibi söylemek için )

Sing a sweet and simple serenade
(Tatlı ve basit bir serenat şarkısı)

Directly to your heart
(Doğrudan kalbine)

If only I can speak aloud
(Sadece yüksek sesle konuşursam)

Just what I feel when you’re  around
(Sadece sen yanımdayken hissettiklerimi)

And finally confess my love in words
(Ve sonunda bir kelimeyle aşkımı itiraf )

But I’m not good with words
(Ama kelimelerle aram iyi değil)

If I was just like Shakespeare
(Sadece Shakespeare gibi olsaydım)

Whispering sweet sonnets in your ear
(Kulağına fısıldayan tatlı *soneler*)

I’m tell you everything you wanna hear
(Sana duymak istediğin herşeyi söyleyeceğim)

But  I’m not good with words
(Ama kelimelerle aram iyi değil)

If only I can find a way
(Eğer tek bir yol bulabilirsem )

To say it like the poets say
(Şairler gibi söylemek için )

Sing a sweet and simple serenade
(Tatlı ve basit bir serenat şarkısı)

Directly to your heart
(Doğrudan kalbine)

If only I can speak aloud
(Sadece yüksek sesle konuşursam)

Just what I feel when you’re around
(Sadece sen yanımdayken hissettiklerimi)

And finally confess my love in words
(Ve sonunda bir kelimeyle aşkımı itiraf )

But I’m not good with words
(Ama kelimelerle aram iyi değil)

Sentences or conversation
(Cümleler ya da konuşma)

Oh Words
(Kelimeler)

They only bring me complication
(Onlar bana sadece* koplikasyon *getiriyor)

And when it comes to love
(Ve aşk için geldiğinde)

I’m useless
(İşe yaramaz biriyim)

Just full of bad excuses
(Sadece kötü bahanelerle dolu)

And confessions home unheard
(Ve itirafları duymamış ev)

If only I can find a way
(Eğer tek bir yol bulabilirsem )

To say it like the poets say
(Şairler gibi söylemek için )

Sing a sweet and simple serenade
(Tatlı ve basit bir serenat şarkısı)

Directly to your heart
(Doğrudan kalbine)

If only I can speak aloud
(Sadece yüksek sesle konuşursam)

Just what I feel when you’re around
(Sadece sen yanımdayken hissettiklerimi)

And finally confess my love in words
(Ve sonunda bir kelimeyle aşkımı itiraf )

But I’m good with… words
(Ama kelimelerle aram iyi değil )

Words
(kelimeler)

*sone*(on dört mısralı şiir)

*komplikasyon*(zorluk,  karışıklık)