Justin Bieber:

Try to bite my tongue, but I can’t take it

Dilimi ısırmaya çalışıyorum ama yapamıyorum 

I got whiplash from me turnin’ my head

Beynimde kafamı çeviren bir kırbaç var

Have somewhere else to go, no, I can’t make it

Gidecek başka bir yer var, hayır, başaramıyorum

I’d rather take my chance with you instead

Onun yerine şansımı denemeyi tercih ederim

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun? (Sen, sen, sen, sen)

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun? (Sen, sen, sen, sen)

You really got me open (Do you?)

Beni gerçekten açtın (sen, sen, sen)

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun? (Sen, sen, sen, sen)

Justin Bieber:

High heels on, heard you comin’ ‘fore I seent ya

Yüksek topuklu ayakkabılarınla,geldiğini duyuyorum, seni görmeden önce

Movies all around, but you look like the feature

Filmlerin her yerde ama sen asıl şey gibi görünüyorsun

Had another meeting, now my plan is to meet you

Başka bir toplantım vardı, şimdi planım seninle buluşmak

Got my hands out, all I wanna do is reach ya

Ellerimi çektim, tek yapmak istediğim sana ulaşmak

All I wanna do is greet ya

Tek yapmak istediğim seni selamlamak

Infatuated, sorry if I stare

Delicesine aşığım,dalıp gittiysem özür dilerim

Where you posted up? I wanna be there

Nerede takılırsın, orada olmak istiyorum

Way you curved up, it just ain’t fair

Nasıl kıvırdığın, bu adil değil

No, it ain’t

Hayır değil

Justin Bieber:

Try to bite my tongue, but I can’t take it

Dilimi ısırmaya çalışıyorum ama yapamıyorum 

I got whiplash from me turnin’ my head

Beynimde kafamı çeviren bir kırbaç var

Have somewhere else to go, no, I can’t make it

Gidecek başka bir yer var, hayır, başaramıyorum

I’d rather take my chance with you instead

Onun yerine şansımı denemeyi tercih ederim

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun? (Sen, sen, sen, sen)

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun? (Sen, sen, sen, sen)

You really got me open (Do you?)

Beni gerçekten açtın (sen, sen, sen)

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun? (Sen, sen, sen, sen)

Justin Bieber & Travis Scott:

Got me feeling giddy (Ah), like, “La, la, la, la” (Yeah)

Beni sersemletiyor (Ah, ah), “La, la, la, la” gibi (Evet)

Struck a match, you got me litty, like, “La, la, la, la” (It’s lit)

Bir kibrit çak, beni aydınlattı, “La, la, la, la” gibi (Yanıyor)

You got the keys to my city (Ooh), like, “La, la, la, la” (Straight up)

Şehrimin anahtarları sende (Ooh), “La, la, la, la” gibi (Evet)

Do you second that emotion, baby? (Ah, yeah)

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun bebeğim? (Ah, evet)

Travis Scott:

Mmm, yeah

Mmm,evet

Out to big boys (It’s lit)

Büyük çocuklara takılın (Bu havalı)

Spring her off the hitch (Yeah), everything legit

Onu yoldan geçir (Evet), her şey yasal

Movin’ like the blitz (Blitz), crib like the Ritz (Like the Ritz)

Yıldırım (yıldırım) gibi hareket ediyor, Ritz gibi beşik (Ritz gibi)*

So you know there’s room (Skrrt)

yani orada bir oda olduğunu biliyorsun

So, baby, please

Yani, bebeğim, lütfen

(Hol’ up, nah, nah, nah, that was the first time she did that)

Bekle, na, na, na, bunu ilk kez yaptı)

Don’t like to talk to bitch (Yeah), just like to play the wish

Kaltak ile konuşmaktan hoşlanmam, sadece dilek oynamak ister

I know the problem is, they ’bout it ’bout it, kid 

Sorunun ne olduğunu biliyorum, onlar hakkında,çocuk

(I’m tryna to pop another one in)

İçine bir tane daha patlatmaya çalışıyorum

Oh, you sent the jet out for me?

Oh, jetimi bana mı gönderdin?

You tryna ball harder than me?

Benden daha sert mi toplamaya çalışıyorsun?

Justin Bieber:

Did I come ‘cross your radar?

Senin radarına mı rast geldim?

Cross your mind now and later?

Şimdi ve sonra aklından mı geçiyorum?

Do you feel like you know me?

Beni tanıyormuş gibi hissediyor musun?

It’s just a part of nature

Bu sadece doğanın bir parçası

Let’s ask each other questions

Hadi birbirimize sorular soralım

Can we do each other favors?

Birbirimizi destekleyebilir miyiz?

Would you mind the labor? Baby

Emeğimi önemser misin? Bebek

Justin Bieber:

Try to bite my tongue, but I can’t take it (Ooh-wee)

Dilimi ısırmaya çalış, ama onu alamıyorum (Ooh-wee)

I got whiplash from me turnin’ my head (Hey, hey, hey)

Beynimde kafamı çeviren bir kırbaç var(Hey, hey, hey)

Have somewhere else to go, no, I can’t make it (Ooh-wee)

Gidecek başka bir yerim var, hayır, başaramıyorum (Ooh-wee)

I’d rather take my chance with you instead

Onun yerine şansımı seninle denemeyi tercih ederim

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci mi hissediyorsun? (Hissediyor musun?)

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci mi hissediyorsun? (Hissediyor musun?)

You really got me open (Do you?)

Beni gerçekten açtın (Öyle mi?)

Do you second that emotion? (Do you?)

Bu duyguyu ikinci mi hissediyorsun? (Hisediyor musun?) 

Justin Bieber:

Got me feeling giddy, like, “La, la, la, la”

Bana sersemlemiş hissettirdin, “La, la, la, la”

Struck a match, you got me litty, like, “La, la, la, la”

Bir kibrit çaktı, beni “La, la, la, la” gibi

You got the keys to my city, like, “La, la, la, la”

Benim şehrimin anahtarlarına sahipsin, “La, la, la, la” gibi

Do you second that emotion, baby?

Bu duyguyu ikinci kez mi hissediyorsun bebeğim?

 *the Ritz : 5 Yıldızlı bir otel