[Lil Wayne:]
With everything happening today
You don’t know whether you’re coming or going
But you think that you’re on your way
Life lined up on the mirror don’t blow it, woo.
Look at me when I’m talking to you
You looking at me but I’m looking through you
I see the blood in your eyes
I see the love in disguise
I see the pain hidden in your pride
I see you’re not satisfied
And I don’t see nobody else

 Bugün yaşanan her şey ile beraber (anladım ki)
Geliyor musun gidiyor musun bilmiyorsun
Ama yoluna devam ettiğini düşünüyorsun
Hayat aynanın üzerinde sıraya girmiş, bozma
Seninle konuşurken bana bak
Sen bana bakıyorsun ama ben senin içini görüyorum
Gözlerindeki kanı görüyorum
Maskenin arkasındaki sevgiyi görüyorum
Gururunda gizlenmiş acıyı görüyorum
Memnun olmadığını görüyorum
Ve başka birini görmüyorum


[Bruno Mars:]
(I see myself I’m looking at the…)
Mirror on the wall , here we are again
Through my rise and fall
You’ve been my only friend
You told me that they can understand the man I am
So why are we here talkin’ to each other again?

 Duvardaki aynada görüyorum kendimi, işte yine buradayız
Yükselişimde ve düşüşümde
Benim tek arkadaşımdın
Benim kişiliğimi, onların anlayabileceğini söyledin bana
O halde neden yine birbirimizle konuşuyoruz?


[Lil Wayne:]
Uh, I see the truth in your lies
I see nobody by your side
But I’m with you when you are all alone
And you correct me when I’m looking wrong
I see the guilt beneath the shame
I see your soul through your window pane
I see the scars that remain

Yalanlarındaki doğruyu görüyorum
Yanında kimseyi görmüyorum
Ama sen yapayalnızken ben seninleyim
Ve ben hatalıyken, beni düzeltiyorsun
Utancının altındaki suçluluğu görüyorum
Pencerenin bölmesinden ruhunu görüyorum
Kalan yara izlerini görüyorum


[Bruno Mars:]
I see you Wayne, I’m looking at the…
Mirror on the wall , here we are again
Through my rise and fall
You’ve been my only friend
You told me that they can understand the man I am
So why are we here talkin’ to each other again?

Seni görüyorum Wayne
Duvardaki aynaya bakıp kendimi görüyorum, işte yine buradayız
Yükselişimde ve düşüşümde
Benim tek arkadaşımdın
Benim kişiliğimi, onların anlayabileceğini söyledin bana
O halde neden yine birbirimizle konuşuyoruz?


[Lil Wayne:]
Looking at me now I can see my past
Damn, I look just like my f*cking dad
Light it up, that’s smoke in mirrors
I even look good in the broken mirror
I see my mamma smile–that’s a blessing
I see the change, I see the message
And no message could’ve been any clearer

Şu an bana bakıyorsun ve geçmişimi görebiliyorum
Lanet olsun, babam gibi gözüküyorum
Aydınlat, aynada buhar var
Kırık aynada bile iyi gözüküyorum
Annemin gülümsemesini görüyorum, bir lütuf bu
Değişimi görüyorum, mesajı görüyorum
Hiçbir mesaj daha açık olamazdı


[Bruno Mars:]
(So I’m startin’ with the man in the…)
Mirror on the Wall

O yüzden duvardaki aynanın içindeki adamla başıyorum

[Lil Wayne:]
MJ taught me that.

Michael Jackson öğretti bunu bana

[Bruno Mars:]
Here we are again
Through my rise and fall
You’ve been my only friend

İşte yine buradayız
Yükselişimde ve düşüşümde
Benim tek arkadaşımdın

[Lil Wayne:]
Take ’em to Mars man

Mars’a götür onları adamım

[Bruno Mars:]
You told me that they can understand the man I am
So why are we talkin’ to each other again?

 Benim kişiliğimi, onların anlayabileceğini söyledin bana
O halde neden yine birbirimizle konuşuyoruz?


[Bruno Mars:]
Mirror on the Wall, here we are again
Through my rise and fall
You’ve been my only friend ([Wayne:] Any questions?)
You told me that they can understand the man I am ([Wayne:] You always have the answer)
So why are we here talkin’ to each other again?

Duvardaki ayna… İşte yine buradayız
Yükselişimde ve düşüşümde
Benim tek arkadaşımdın (Sorusu olan?)
Benim kişiliğimi, onların anlayabileceğini söyledin bana (Her zaman cevabın vardı)
O halde neden yine birbirimizle konuşuyoruz?

[Bruno Mars:]
Mirror on the wall.

Duvardaki ayna

[Wayne:]
Ay, B.P.
Looks like I did take ’em to Mars this time

Hey BP
Bu sefer onları Mars’a götürdüm gibi gözüküyor


[Bruno Mars:]
So why are we talking to each other again?

O halde neden yine birbirimizle konuşuyoruz?