[Madison Beer:]
I really hope it hurts like hell
I really hope it hurts like hell
(I really hope it hurts like hell)
I really hope it hurts like hell
I really hope it hurts like hell
(I really hope it hurts like hell)

Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum

My baby said he loved me
My baby said he need me
Gonna eat, sleep and breathe me out
‘Til the end (yeah)
But then my baby went bad (went bad)
I guess he had a relapse (yeah)
Had to sneak, cheat and bring me down
It had to end (end, yeah)

Bebeğim beni sevdiğimi söyledi
Bebeğin bana ihtiyacı olduğunu söyledi
Yiyeceğini, uyuyacağını ve benimle nefes alacağını
Sonsuza dek
Sonra bebeğim kötüleşti
Kötüye gittiğini düşündüm
Gizlice aldattı ve mahvetti beni
Bitmek zorundaydı

My baby falls asleep (sleep) in his bed (bed)
Fingertips (tips) on the edge
He left me for a girl (girl)
But he regrets leaving me (leaving me, leaving me)

Bebeğim yatağında uyuyor
Parmak uçları kenarda
Beni bir kız için terk etti
Ama beni terk ettiğine pişman

And I hope it hurts like hell (oh-oh-oh)
And I hope it hurts like hell (oh-oh-oh)
You shoulda never let me go
I know I’m messing up your mind
The devil got you good this time
And I hope it hurts like hell (oh-oh-oh)

Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Asla bırakmamalıydın beni
Aklını kurcalıyorum biliyorum
Şeytan bu sefer fena yakaladı seni
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum

[Madison Beer & Offset:]
My baby said he loved me (yeah, I do)
My baby had it easy (yeah)
Got to touch, kiss and please me
All night and day (day, yeah)
Remember when we took that trip to Cabo
24 hours, then we took it to the chateau
How does it feel to do it on your own?
Missing me (yeah, yeah)

Bebeğim beni sevdiğini söyledi
Kolayca yaptı bunu
Dokundu, öptü ve memnun etti beni
Tüm gece ve tüm gün
Cabo’ya gittiğimiz günü hatırla
24 saat sonra şatoya gittik
Kendi başına olmak nasıl hissettiriyor?
Beni özlemek?

My baby’s all alone (all alone) in his bed (in his bed)
Fingertips (fingertips, yeah) on the edge (on the edge)
He left me for a girl
But he regrets leaving me (leaving me)

Bebeğim yatağında yapayalnız
Parmak uçları kenarda
Beni bir kız için terk etti
Ama beni terk ettiğine pişman

[Madison Beer:]
And I hope it hurts like hell (oh-oh-oh)
And I hope it hurts like hell (oh-oh-oh)
You shoulda never let me go
I know I’m messing up your mind
But now I got you good this time
And I hope it hurts like hell (oh-oh-oh)
(I really hope it hurts like hell)

Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Asla bırakmamalıydın beni
Aklını kurcalıyorum biliyorum
Şeytan bu sefer fena yakaladı seni
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum

[Offset:]
Offset!
Drop tears from my eyes (tears)
I can’t cry (cry), I’m on fire (fire)
Cheatin’ night ‘n night (night)
No more flights (flights)
You got caught in the hype (hoo!)
Ain’t take my advice
You gotta the steak, the fork and the whole knife
No more ice (ice)

Offset!
Gözlerimden yaşlar akıyor
Ağlayamıyorum, yanıyorum
Her gece aldatıyorum
Daha fazla uçuş yok
Aldatırken yakalandın
Tavsiyemi dinlemiyorsun
Bifteği, çatalı ve sağlam bıçağı bırakmalısın
Artık öldürmek yok


In a course on the jet on flight (jet)
You so trife
I can’t trust you sheist (no)
You gon’ miss this pipe
Billie jean, I think I’m mike (mike, yeah)
I’ma miss her in the bed
F*ckin’ up my head, f*ck it up like lice

jet uçuşumun seyrinde
Çarçur ediyorsun
Sana güvenemem pislik
Billie Jean, sanırım ben Mike’ım*
Yatağımda özleyeceğim onu
Aklım karmakarışık, aşağılık bir kimse gibi


I hope it was worth it (worth it)
Jumpin’ on d*ck like Kermit (Kermit)
It was picture perfect
‘Til the bullshit had surfaced (surfaced)
Lookin’ at you like a clown
Lookin’ at you like a bird bitch (clown)
I don’t even want you now, you can go live on the curb, b*tch (curb)

Umarım buna değer
Kermit gibi zıplıyorum
Güzel bir anıydı
Ta ki bu saçmalık ortaya çıkana dek
Bir palyaçoymuşsun gibi bakıyorum sana
İki yüzlüymüşsün gibi bakıyorum sana
Seni artık istemiyorum, gidip kaldırım kenarlarında yaşabilirsin, s*rtük

[Madison Beer & Offset:]
I really hope it hurts like
Like, like hell (hell)
I really hope it hurts like (oh)
Like (hell), like hell (hell)
I really hope it hurts like (oh)
Like (hell), like hell (hell)
I really hope it hurts like (oh)
Like (hell), like hell

Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Fena halde
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Fena halde

Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Fena halde
Gerçekten fena halde acıtmasını umuyorum
Fena halde