It’s the same old story in this tug of war
Aynı eski hikaye, bu mücadeleki

(We go back and forth, we go back and forth)
(İleri ve geri gidiyoruz, ileri ve geri gidiyoruz)

But it ain’t good for me
Ama bu benim için iyi değil

What we do this for?
Bunu ne için yapıyoruz?

We go back and forth, won’t do this, no more (oh, woah)
İleri ve geri gidiyoruz, bunu yapamayız, artık (oh, woah)

We go back and forth
İleri ve geri gidiyoruz

Won’t do this, no more
Bunu yapamayız, artık

All, all we, all
Hepsi, hepimiz, hepsi

All, always never tell her
Hepsi, her zaman asla ona söylemezler

You’re only nice when you wanna be
Yalnızca olmak istediğin zaman iyisin

You always leave me wondering, wondering
Beni her zaman şaşkın bırakıyorsun, şaşkın

It’s not a simple last, you and me
Bu kolay bir bitiş değil, sen ve ben

Can never tell if I’m in love with him, lost with him
Asla ona aşık olduğumu söyleyemem, ona kaybolduğumu

Tryna find better in, but in between it’s all
Daha iyisini bulmayı denedim içeride, fakat arasında işte hepsi

It’s all or nothing
Hepsi bu ya da hiçbir şey

You pull me back when you feel me slip away
Benim uzaklaştığımı hissettiğinde beni geriye çekiyorsun

Deceive me with your loving
Beni sevginle aldatıyorsun

It’s the same old story in this tug of war
Aynı eski hikaye, bu mücadeleki

(We go back and forth, we go back and forth)
(İleri ve geri gidiyoruz, ileri ve geri gidiyoruz)

But it ain’t good for me
Ama bu benim için iyi değil

What we do this for?
Bunu ne için yapıyoruz?

We go back and forth, won’t do this, no more (oh, woah)
İleri ve geri gidiyoruz, bunu yapamayız, artık (oh, woah)

We go back and forth
İleri ve geri gidiyoruz

Won’t do this, no more
Bunu yapamayız, artık

All, all we, all
Hepsi, hepimiz, hepsi

All, always never tell her
Hepsi, her zaman asla ona söylemezler

Being with you, there’s no reasoning
Seninle birlikteyken, mantıklı düşünmek yok

When we’re fighting all the time, all the time
Her zaman kavga ettiğimizde, her zaman

Tryna speak, you’re not listening
Konuşmaya çalışıyorum, dinlemiyorsun

Close tears with open eyes, broken wines
Açık gözler ile göz yaşları, kırılmış şaraplar

Tryna find better in, but in between it’s all
Daha iyisini bulmayı denedim içeride, fakat arasında işte hepsi

It’s all or nothing
Hepsi bu ya da hiçbir şey

You pull me back when you feel me slip away
Benim uzaklaştığımı hissettiğinde beni geriye çekiyorsun

This evening with your loving
Bu akşam senin sevginle

It’s the same old story in this tug of war
Aynı eski hikaye, bu mücadeleki

(We go back and forth, we go back and forth)
(İleri ve geri gidiyoruz, ileri ve geri gidiyoruz)

But it ain’t good for me
Ama bu benim için iyi değil

What we do this for?
Bunu ne için yapıyoruz?

We go back and forth, won’t do this, no more (oh, woah)
İleri ve geri gidiyoruz, bunu yapamayız, artık (oh, woah)

We go back and forth
İleri ve geri gidiyoruz

Won’t do this, no more
Bunu yapamayız, artık

All, all we, all
Hepsi, hepimiz, hepsi

All, always never tell her
Hepsi, her zaman asla ona söylemezler