NF – Paid My Dues (Türkçe Çeviri)

[Verse 1]
Clicks, clicks, clicks, they’ll do anything to get a few
Tick, tick, tick, that’s the sound before my head explodes
Quit, quit, quit, look at you up on your pedestals
Quick, quick, quick, here the critics come, it’s time to go

Tıklama, tıklama, biraz tıklama almak için her şeyi yaparlar
Tik, tik, tik, kafamın patlamadan önceki sesi
Pes et, pes et, pes et, kaidelerin üzerinden bak kendine
Hızlı ol, hızlı ol, hızlı ol, eleştiriler geliyor, gitme zamanı


I read your article, it kinda hurt me
I don’t know who hired you or what your friends say in your circle
But the fact that you released it tells me two things are for certain:
They get paid for trashin’ people, I get paid ’cause I stay workin’ (Yeah)

Yazınızı okuyorum, biraz incitiyor beni
Kim sizi işe aldı ya da etrafınızdaki arkadaşlarınız ne diyor bilmiyorum
Ama ortaya çıkardığınız gerçekler bana kesinlikle iki şey söylüyor:
Çöp insanlara para ödüyorlar, ben para kazanıyorum çünkü çalışıyorum


Dropped The Search and they emerge up outta nowhere to the surface
Just to peek behind the curtain, throwin’ salt at all my burdens
I’m aware I shouldn’t give this my attention, life’s a journey
I should just stay on my path and learn to laugh, you think they heard me?

Araştırmanı sun da nereden geldiği bilinmeyen şeyleri gün yüzüne çıkarsınlar
Perdenin arkasından dikizleyip, yarama tuz basıyorlar
Bunu kayda almamam gerektiğinin farkındayım, hayat bir yolculuk
Yolumda kalıp, gülmeyi öğrenmeliyim, beni duyduklarını mı düşünüyorsun?


Ears are burning, put ’em out, quiet, quiet, look around
Why don’t they find someone way more interesting to write about?
Us, we’re kinda boring, aren’t we? All we do is whine and pout
It’s confusing, so amusing how I argue with myself—hello!

Kulaklar yanıyor, dışarı çıkarın onları, sessizlik! sessiz olun, etrafa bak
Neden hakkında yazı yazacak daha ilginç birilerini bulmuyorlar?
Biz, biraz sıkıcıyız, öyle değil mi? Tek yaptığımız mızmızlanıp surat asmak
Kafa karıştırıcı, kendimle tartışmak çok zevkli, merhaba!

[Verse 2]
I spit it with ease, so leave it to me
You doubt it but you better believe
I’m on a rampage, hit ’em with the record release
Depend on the week, I’m prolly gonna have to achieve

Rahatça söylerim suratına, bana bırak
Şüphe duyuyorsunuz ama inansanız iyi edersin
Köpürüyorum, şarkı çıkararak vuruyorum onları
Bir haftaya kalmaz, muhtemelen hedefe ulaşacağım

Another goal, let me go when I’m over the beat
I go into beast mode, like I’m ready to feast
I’m fed up with these thieves, tryna get me to bleed
They wanna see me take an L? Yup, see what I mean?

Başka bir hedef, ritimle işim bitince bırak gideyim
Canavar moduna geçiyorum ziyafete hazırmışım gibi
Bu hırsızlardan bıktım, yaralamaya çalışıyorlar beni
Kaybettiğimi görmek mi istiyorlar? Evet, neden bahsettiğimi anlıyor musun?


How many records I gotta give you to get with the program?
Taken for granted, I’m ’bout to give you the whole plan
Open your mind up and take a look at the blueprint
Debate if you gotta, but gotta hold it with both hands

Programa sokmanız için kaç kayıt vermem lazım size?
Öyle olsun, tüm planı vereceğim size
Aklınızı çalıştırın ve plana bir göz atın
Tartışmanız gerekiyorsa, tartışın, ama bayağı uğraşmanız gerekecek


To pick up the bars, you gotta be smart
You really gotta dig in your heart
If you wanna get to the root of an issue
Pursuin’ the mental can be dark and be difficult
But the pay off at the end of it can help you to get through it, ayy

Sözleri anlamak için akıllı olmanız gerek
Kalbinizin derinlerine inmeniz gerek gerçekten
Sorunun kaynağına inmek istiyorsanız
Zihni takip etmek karanlık ve zor olabilir
Ama en sonunda borcunu kapatmak, bununla başa çıkmana yardım edebilir

[Chorus]
Paid my dues, made it through
Woo, woo, woo
Spread the news, I’m on the loose
Woo, woo, woo
Makin’ moves, I need some room
Woo, woo, woo
Thought we’s cool
Well, don’t assume, don’t assume, ayy

Üzerime düşeni yaptım, üstesinden geldim
Haberlere çıktım, sırra kadem bastım
Harekete geçiyorum, biraz ortama ihtiyacım var
Havalı olduğumuzu düşünüyorum
Pekala, öyle değilmişiz gibi düşünün

——————
Paid my dues: “
borç ödemek” anlamı da vardır ancak çeviri tutarlılığı açısından “üzerine düşeni yapmak” anlamı kullanılmıştır.
—————-

[Verse 3]
I’m the truth, oh, they want some proof? Here, don’t be rude
Somethin’ new, even when I lose I make it look cool
Do the show, then we hit the room, wife is lookin’, ooh
What to do? I don’t need the shades up to like the view (Yeah) (View, view)

Gerçeğin ta kendisiyim, ah, kanıt mı istiyorlar? Buyrun burada, kabalaşmayın
Yeni şeyler oluyor, kaybetsem bile bunu havalı şekilde yaparım
Gösterinizi yapın sonra da ortama biz girelim, karım bakıyor
Ne yapacağım? Görünüşümü beğenmem için şekilden şekilde girmeme gerek yok


It’s time to get back in the swing of things
When my life crashes, I’m not the guy that’ll flee the scene
I’ll take ownership and own it and raise my hand if it’s me
Just remember though, I’m only a man, I’m a human being

Bir şeyleri geri alma zamanı
Hayatım mahvolduğunda, ortadan kaybolacak adam değilim ben
Suçu üstlenirim ve elimi kaldırırım eğer sorun bende ise
Aklında bulunsun, ben sadece bir adamım, insanım


Don’t they see? Shoot the breeze, I’d rather just stay discrete
People claim they’re in your corner but leave you in times of need
They don’t listen, do they? (What?) They don’t listen to anything
I’ll accept advice if it’s not presented ignorantly

Görmüyorlar mı? makara yapıyorlar, uzak durmayı tercih ederim
İnsanlar yanında olduğunu söyler ama ihtiyacın olduğunda giderler
Dinlemezler, değil mi? (ne?) Hiçbir şeyi dinlemezler
Cahilce sunulmazsa, tavsiyeleri kabul edeceğim


Look, costs are high, they multiply, then cause divides
I’m forced to fight the poison I been
Sippin’ on has quite the bite, it killed me twice
They rigged the lights so y’all can see the parts of mine

Bak, kıyılar yükseliyor, çoğalıyorlar, sonra da bölünmeye yol açıyorlar
Zehrimle savaşmaya zorlandım
Isırığı emiyorum, 2 kere öldürdü beni
Işıklarla donattılar parçalarımı görebilin diye


That aren’t so bright, see, often I apologize
Then authorize the awful times to pop up (Nate)
Like I’m right behind you, I’d advise you not to try to
Climb inside the mind like I do

Çok parlak değiller, görüyorsun, sık sık özür diliyorum
En kötü anlara izin veriyorum patlama yapmak için
Sanki arkandaymışım gibi, denemeye bile kalkmamanı öneririm.
Benim yaptığım gibi, zihninin derinlerine gir


Keep the rhyme book, expedite it, overnight it
Hold it tight and hope that time is on my side
‘Cause if it’s not then I’ll decide to override

Kafiye kitabını sakla, işini kolaylaştır, sabahla onunla
Sımsıkı sarıl ona ve zamanın benden yana olduğunu umut et
Çünkü öyle değilse, o zaman haddimi aşmaya karar vereceğim


My own demise, I tow the line too close and I
Could improvise, I’d empathize but recognize
The fact that I could jeopardize and wreck your lives
You better give me your attention, the undivided

Kendi ölümüm, ipi çok yakın çektim
ve bahane uydurdum, empati kurdum ama
tehlikeye girdiğim ve hayatınızı mahvedebileceğim gerçeğinin farkına da vardım
Tüm ilginizi bana verseniz iyi edersiniz

[Chorus]
Paid my dues, made it through
Woo, woo, woo
Spread the news, I’m on the loose
Woo, woo, woo
Makin’ moves, I need some room
Woo, woo, woo
Thought we’s cool
Well, don’t assume, don’t assume, ayy

Üzerime düşeni yaptım, üstesinden geldim
Haberlere çıktım, sırra kadem bastım
Harekete geçiyorum, birkaç odaya ihtiyacım var
Havalı olduğumuzu düşünüyorum
Pekala, öyle değilmişiz gibi düşünün


Paid my dues, made it through
Woo, woo, woo
Spread the news, I’m on the loose
Woo, woo, woo
Makin’ moves, I need some room
Woo, woo, woo
Thought we’s cool
Well, don’t assume, don’t assume, ayy

Üzerime düşeni yaptım, üstesinden geldim
Haberlere çıktım, sırra kadem bastım
Harekete geçiyorum, birkaç odaya ihtiyacım var
Havalı olduğumuzu düşünüyorum
Pekala, öyle değilmişiz gibi düşünün