blank

If you ask me one more question, I’m about to crash
If you ask me one more question
If you ask me one more question, I’m about to crash
Look around, there’s no competition, where the heavy drinkers at?

Bana bir soru daha sorarsan, çökmek üzereyim
Bana bir soru daha sorarsan
Bana bir soru daha sorarsan, çökmek üzereyim
Etrafına bak, rekabet yok, alkolikler nerede?

Kind of like a presence (If you ask me one more question)
It’s kind of like an attitude
It’s kind of like a rhythm (If you ask me one more question)
Can I learn the way you move?
It’s kind of like a prison (If you ask me one more quеstion)
Way there’s not much to see
I kind of like thе distance (If you ask me one more question)
To keep you away from me

Bir çeşit mevcudiyet gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Bir tür tavır gibi
Bu bir tür ritim gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Nasıl hareket ettiğini öğrenebilir miyim?
Bir çeşit hapishane gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Görülecek çok şey yok gibi
Kısmen ben de mesafeyi seviyorum (Bana bir soru daha sorarsan)
Seni benden uzak tutmak için

Deep inside my own illusions, never going back
Deep inside my own confusion
I was under the impression these things don’t go bad
I was under this impression

Kendi illüzyonlarımın derinliklerindeyim, asla geri dönmeyeceğim
Kendi kafa karışıklığımın derinliklerindeyim
Bu şeylerin kötü gitmediğini sanıyordum
Bu izlenimin altındaydım

It’s kind of like a prayer (If you ask me one more question)
The way lovers do
It’s kind of like a rhythm (If you ask me one more question)
Kind of looks like you
Said if it’s not too late (If you ask me one more question)
I will make amends
Heavy like the water (If you ask me one more question)
I can’t swim against

Bu bir çeşit dua gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Aşıkların yaptığı hali gibi
Bu bir tür ritim gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Biraz sana benziyor
Çok geç değilse dedim (Bana bir soru daha sorarsan)
Telafi edeceğim
Su gibi ağır (Bana bir soru daha sorarsan)
Akıntıya karşı yüzemem

I believe in conversations, I believed your lies
I believe in relevations
When it comes to confrontation, you meet me outside
You said there had been an invasion, and you didn’t mind

Sohbetlere inanıyordum, yalanlarına inanıyordum
İlişkilere inanıyordum
Yüzleşmeye gelince, benimle dışarıda buluşuyorsun
Bir istila olduğunu söyledin ve aldırmadın

It’s kind of like a presence (If you ask me one more question)
It’s kind of like an attitude
Can I learn your rhythms? (If you ask me one more question)
Can I learn the way you move?
It’s kind of like a prison (If you ask me one more question)
Way there’s not much to see
I kind of like the distance (If you ask me one more question)
To keep you away from me

Bu bir çeşit mevcudiyet gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Bir tür tavır gibi
Ritimlerini öğrenebilir miyim?(Bana bir soru daha sorarsan)
Nasıl hareket ettiğini öğrenebilir miyim?
Bir çeşit hapishane gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Görülecek çok şey yok gibi
Kısmen ben de mesafeyi seviyorum (Bana bir soru daha sorarsan)
Seni benden uzak tutmak için

If you ask me one more question, I’m about to crash
If you ask me one more question (Question, question)
If you ask me one more question (Attitude, it’s kind of like a rhythm)
If you ask me one more question

Bana bir soru daha sorarsan, çökmek üzereyim
Bana bir soru daha sorarsan (Soru, soru)
Bana bir soru daha sorarsan (Tutum, bir tür ritim gibi)
Bana bir soru daha sorarsan

If you ask me one more question, I’m about to crash
If you ask me one more question
Deep inside my own confusion, never going back
Look around, there’s no competition, where the heavy drinkers at?

Bana bir soru daha sorarsan, çökmek üzereyim
Bana bir soru daha sorarsan
Kendi kafa karışıklığımın derinliklerindeyim, asla geri dönmeyeceğim
Etrafına bak, rekabet yok,alkolikler nerede?

It’s kind of like a presence (If you ask me one more question)
It’s kind of like an attitude
It’s kind of like a rhythm (If you ask me one more question)
Can I learn the way you move?
Said if it’s not too late (If you ask me one more question)
Way there’s not much to see
Heavy like the water (If you ask me one more question)
I can’t swim against

Bir çeşit mevcudiyet gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Bir tür tavır gibi
Bu bir tür ritim gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Nasıl hareket ettiğini öğrenebilir miyim?
Bir çeşit hapishane gibi (Bana bir soru daha sorarsan)
Görülecek çok şey yok gibi
Kısmen ben de mesafeyi seviyorum (Bana bir soru daha sorarsan)
Seni benden uzak tutmak için

If you ask me one more question (I’m about to crash)
If you ask me one more question (Heavy drinkers at)
If you ask me one more question

Bana bir soru daha sorarsan, çökmek üzereyim
Bana bir soru daha sorarsan
Bana bir soru daha sorarsan