I could tell you I was fragile
I could tell you I was weak
I could write you out a letter
To tell you anything you need
I’ve seen minutes turn to hours
Hours turn to years
And I’ve seen truth turn to power

 

 

 

Kırılgan olduğumu söyleyebilirdim
Güçsüz olduğumu söyleyebilirdim
Sana bir mektup yazabilirim
İstediğin ne varsa anlatmak için
Dakikaların saatlere
Saatlerin yıllara dönüştüğünü görüyorum
Ve gerçeğin güce dönüştüğünü görüyorum

 

 

 

 

If you could see me the way I see you
If you could feel me the way I feel you
You’d be a believer
You’d be a believer

 

 

 

Eğer benim gözümden bakabilseydin kendine
Eğer seni hissettiğim gibi hissetseydin kendini
İnanmaya başlardın
İnanmaya başlardın

 

 

 

Minutes turn to hours
Hours turn to years
And I’ve seen truth turn to power

 

 

 

 

Dakikalar saatlere
Saatler yıllara dönüşüyor
Ve gerçeğin güce dönüştüğünü görüyorum

 

 

 

 

I could tell you I was ageless
But I know you see the light
I could tell you I’m immune to everything
But that’s a lie
Dust don’t turn to flowers
Skies don’t disappear
But I’ve seen truth to power

 

 

 

 

Sana yaşlanmadığımı söyleyebilirdim
Ama ışığı gördüğünü biliyorum
Sana her şeye karşı bağışıklığım olduğunu söyleyebilirdim
Ama bu bir yalan
Bir toz çiçeğe dönüşemez
Gökyüzü yok olamaz
Ama ben gerçeğin gücünü görüyorum

 

 

 

 

 

Oh, if you could see me the way I see you
If you could feel me the way I feel you
You’d be a believer (believer)
You’d be a believer (believer)
You’d be a believer (believer)
You’d be a believer (believer)

 

 

 

 

Eğer benim gözümden bakabilseydin kendine
Eğer seni hissettiğim gibi hissetseydin kendini
İnanmaya başlardın
İnanmaya başlardın
İnanmaya başlardın
İnanmaya başlardın

 

 

 

 

Hard to keep goin’ on
I said it’s hard to keep goin’ on
It’s hard to keep goin’ on

 

 

 

Devam etmek zor
Devam etmenin zor olduğunu söyledim
Devam etmek zor

 

 

 

 

If you could see me the way I see you
If you could feel me the way I feel you
You’d be a believer
You’d be a believer
You’d be a believer
Be a believer
Be a believer (believer)
You’d be (be a believer)

 

 

 

 

Eğer benim gözümden bakabilseydin kendine
Eğer seni hissettiğim gibi hissetseydin kendini
İnanmaya başlardın
İnanmaya başlardın
İnanmaya başlardın
İnançlı biri olurdun
İnançlı biri olurdun
İnanmaya başlardın

 

 

 

Minutes turn to hours
Hours turn to years
And I’ve seen truth turn to power

 

 

 

 

Dakikalar saatlere
Saatler yıllara dönüşüyor
Ve gerçeğin güce dönüştüğünü görüyorum