Your heartbeat bleeds on the front steps
-Kalp atışların ön basamaklarda kanıyor
I’m following the voice in my own head
-Bense kafamın içindeki sesi takip ediyorum
This morning left you lying in our white bed
-Bu sabah seni beyaz yatağımızda uzanırken terk ettim
I don’t think this is for me anymore, I said, I said

-Bunun artık benim için olduğunu düşünmüyorum, söyledim, söyledim

You’re so heavy I can’t see the skies

-Çok fırtınalısın, gökyüzünü göremiyorum
You’re making plans and then forgetting mine
-Planlar yapıyorsun ve sonra benimkileri unutuyorsun
Nothing to look for now you found your treasure
-Şimdi arayacak bir şey yok sen hazineni buldun
And I’ve been asking myself when is this gonna get better?

-Ve ben kendime sorup duruyorum ne zaman daha iyisi olacak?

I need a little more than only you, than only you
-Senden biraz fazlasına ihtiyacım var

Still love you like before

-Seni hala eskisi gibi seviyorum
But all we do keeps falling through
-Ama tek yaptığımız başaramamaya devam etmek
So I need a little more
-Yani biraz daha ihtiyacım var
Than only you, than only you
-Sadece sen’den, sadece sen’den
I need a little more

-Biraz daha ihtiyacım var

I need a little more than only you, than only you
-Senden biraz fazlasına ihtiyacım var

I move outside of the lines you draw

-Çizdiğin sınırlarda dışarı çıkıyorum
In colours you said we weren’t meant for
-Anlamında gelmediğimiz renklerde çizdiğin sınırlar
And you can call me selfish for wanting more
-Ve daha fazla istediğim için bana bencil diyebilirsin
Well it’s a voice that I can’t ignore, I said, I said

-Pekala, bu duymazlıktan gelemeyeceğim bir ses, söyledim, söyledim

You’re so heavy I can’t see the skies
-Çok fırtınalısın, gökyüzünü göremiyorum
You’re making plans and then forgetting mine
-Planlar yapıyorsun ve sonra benimkileri unutuyorsun
Nothing to look for now you found your treasure
-Şimdi arayacak bir şey yok sen hazineni buldun
And I’ve been asking myself when is this gonna get better?

-Ve ben kendime sorup duruyorum ne zaman daha iyisi olacak?

I need a little more than only you, than only you
-Senden biraz fazlasına ihtiyacım var

Still love you like before

-Seni hala eskisi gibi seviyorum
But all we do keeps falling through
-Ama tek yaptığımız başaramamaya devam etmek
So I need a little more
-Yani biraz daha ihtiyacım var
Than only you, than only you
-Sadece sen’den, sadece sen’den
I need a little more
-Biraz daha ihtiyacım var
I need a little more than only you, than only you
-Senden biraz fazlasına ihtiyacım var

All we’ve tried, yeah, still not right

-Tüm çabalarımız, evet, hala doğru değil
Think we have to lose to grow
-bence büyümek için kaybetmek zorundayız
No more fights and wasted lies
-Daha fazla kavga ve boşa yalanlar yok
Have to do this on my own
-Bunu kendi başıma yapmak zorundayım
I need a little more than only you, than only you
-Senden biraz fazlasına ihtiyacım var
I need a little more than only you, than only you
-Senden biraz fazlasına ihtiyacım var

I need a little more

-Biraz daha fazlasına ihtiyacım var
I need a little more
-Biraz daha fazlasına ihtiyacım var
Than only you than only you
-Sadece senden sadece senden
Still love you like before
-Hala seni eskisi gibi seviyorum
But all we do keeps falling through
-Ama tüm yaptığımız başarısız olmaya devam etmek
So I need a little more
-Yani daha çoğuna ihtiyacım var
Than only you, than only you
-Sadece senden, sadece senden
I need a little more than only you, than only you
-Senden biraz fazlasına ihtiyacım var