In my eyes, indisposed

Gözlerim keyifsiz
In disguises no one knows

Tartışmalar içinde kimse bilmez


Hides the face, lies the snake

Yüzlerde gizlenir, yalanları yılan


The sun in my disgrace

Güneşler utancımda
Boiling heat, summer stench

Sıcaklık kaynıyor, pis kokulu yaz


‘Neath the black the sky looks dead

Siyah gökyüzü altında ölü görünüyor


Call my name through the cream

Kremaya doğru ismimle seslen


And I’ll hear you scream again

Ve ben seni çığlığınla tekrar duyacağım

Nakarat

Black hole sun, won’t you come

Kara delik güneşi, sen neden gelmiyorsun


And wash away the rain?

Ve yağmurlarını uzağa yağdırmıyorsun?


Black hole sun, won’t you come?

Kara delik güneşi, sen neden gelmiyorsun


Won’t you come? Won’t you come?

Sen neden gelmiyorsun? Sen neden gelmiyorsun?

Stuttering, cold and damp

Kekeme, soğuk ve ıslak


Steal the warm wind tired friend

Ilık rüzgarlar yorgun arkadaşı çalıyor


Times are gone for honest men

Zaman dürüst adamlar için akıyor


And sometimes far too long for snakes

Ve bazen yılanlar için çok uzağa

In my shoes, a walking sleep

Ayakkabılarımda, bir uyku yürüyüşü


And my youth I pray to keep

Ve gençliğimi dua ederek devam ettiriyorum


Heaven send hell away

Cennet cehennemi uzağa gönderir

No one sings like you anymore

Kimse senin gibi şarkı söyleyemez


Black hole sun, black hole sun

Kara delik güneşi, kara delik güneşi


Won’t you come?


Gelmiyor musun?



Black hole sun, black hole sun

Kara delik güneşi, kara delik güneşi



Won’t you come?

Gelmiyor musun?


Black hole sun, black hole sun

Kara delik güneşi, kara delik güneşi



Won’t you come?

Gelmiyor musun?


Hang my head, drown my fear

Kafamı tut, gözyaşlarım düşüyor

Till you all just disappear

Sadece hepsi gözden kaybolana kadar

Black hole sun, won’t you come?

Kara delik güneşi, gelmiyor musun?

Won’t you come?


Gelmiyor musun?