I, I loved you in secret

-Ben, ben seni gizli sevdim
First sight, yeah, we love without reason

-İlk görüşte, evet, sebepsizce seviyoruz
Oh, 25 years old

-25 yaşında
Oh, how were you to know and

-Farketmekte nasıldın ve

My, my love had been frozen

-Benim, benim aşkım donmuştu
Deep blue, but you painted me golden

-Koyu mavi, ama sen beni sarıya (altın gibi) boyadın
Oh, and you held me close

-Ve beni yakın tuttun
Oh, how was I to know that

-Bunu farketmekte nasıldım

I could’ve spent forever with your hands in my pockets

-Bütün zamanımı ellerin cebimdeyken geçirebilirdim
Picture of your face in an invisible locket

-Görünmez bir madalyonun içinde yüzünün resmi
You said there was nothing in the world that could stop it

-Dünyada bunu durdurabilecek hiçbir şeyin olmadığını söyledin
I had a bad feeling

-İçimde kötü bir his vardı
And darling, you had turned my bed into a sacred oasis

-Ve sevgilim, yatağımı kutsal bir vahaya çevirmiştin*
People started talking, putting us through our paces

-İnsanlar konuşmaya başladı, neleri yapabileceğimizi söylediler
I knew there was no one in the world who could take it

-Biliyordum, dünyada bunu tedavi edebilecek kimse yoktu
I had a bad feeling

-İçimde kötü bir his vardı

But we were dancing

-Ama biz dans ediyorduk
Dancing with our hands tied, hands tied

-Elimiz kolumuz bağlı dans ediyorduk, ellerimiz bağlı
Yeah, we were dancing

-Evet, biz dans ediyorduk
Like it was the first time, first time

-Sanki ilk kezmiş gibi, ilk kez
Yeah, we were dancing

-Evet dans ediyorduk
Dancing with our hands tied, hands tied

-Elimiz kolumuz bağlı dans ediyorduk
Yeah, we were dancing

-Evet, biz dans ediyorduk
And I had a bad feeling

-Ve benim içimde kötü bir his vardı
But we were dancing

-Ama dans ediyorduk

I, I loved you in spite of

-Ben, ben seni sevdim
Deep fears that the world would divide us

-Dünyanın bizi ikiye ayırabilecek olan derin korkularına rağmen
So, baby, can we dance

-Yani bebeğim, dans edebilir miyiz?
Oh, through an avalanche?

-Bir heyelana karşı
And say, say that we got it

-Ve söyle, buna sahip olduğumuzu söyle
I’m a mess, but I’m the mess that you wanted

-Karmakarışığım, ama senin istediğin gibi karmakarışığım
Oh, ’cause it’s gravity

-Çünkü bu yerçekimi
Oh, keeping you with me

-Seni benimle birlikte muhafaza ediyor

I could’ve spent forever with your hands in my pockets

-Bütün zamanımı ellerin cebimdeyken geçirebilirdim
Picture of your face in an invisible locket

-Görünmez bir madalyonun içinde yüzünün resmi
You said there was nothing in the world that could stop it

-Dünyada bunu durdurabilecek hiçbir şeyin olmadığını söyledin
I had a bad feeling

-İçimde kötü bir his vardı
And darling, you had turned my bed into a sacred oasis

-Ve sevgilim, yatağımı kutsal bir vahaya çevirmiştin*
People started talking, putting us through our paces

-İnsanlar konuşmaya başladı, neleri yapabileceğimizi söylediler
I knew there was no one in the world who could take it

-Biliyordum, dünyada bunu tedavi edebilecek kimse yoktu
I had a bad feeling

-İçimde kötü bir his vardı

But we were dancing

-Ama biz dans ediyorduk
Dancing with our hands tied, hands tied

-Elimiz kolumuz bağlı dans ediyorduk
Yeah, we were dancing

-Evet biz dans ediyorduk
Like it was the first time, first time

-Sanki ilk sefermiş gibi, ilk sefer
Yeah, we were dancing

-Evet dans ediyorduk
Dancing with our hands tied, hands tied

-Elimiz kolumuz bağlı dans ediyorduk
Yeah, we were dancing

-Dans ediyorduk
(Ooh, we had our hands tied)

-Ellerimiz bağlanmıştı
And I had a bad feeling

-Ve içimde kötü bir his vardı
But we were dancing

-Ama dans ediyorduk

I’d kiss you as the lights went out

-Işıklar sönerken öperdim seni
Swaying as the room burned down

-Oda yanıp kül olmuş gibi sarsılırdı
I’d hold you as the water rushes in

-Su dökülür gibi tutardım seni
If I could dance with you again

-Eğer seninle tekrar dans edebilseydim
I’d kiss you as the lights went out

-Işıklar söner gibi öperdim seni
Swaying as the room burned down

-Yanan oda gibi sarsılırdın
I’d hold you as the water rushes in

-Su dökülür gibi tutardım seni
If I could dance with you again

-Eğer seninle tekrar dans edebilseydim

Dancing with our hands tied, hands tied

-Elimiz kolumuz bağlı dans ediyorduk
Yeah, we were dancing

-Dans ediyorduk
Like it was the first time, first time

-Sanki ilk kezdi, ilk kez
Yeah, we were dancing

-Evet dans ediyorduk
Dancing with our hands tied, hands tied

-Elimiz kolumuz bağlı dans ediyorduk
Yeah, we were dancing

-Evet biz dans ediyorduk
(Ooh, we had our hands tied)

-Ellerimiz bağlanmıştı
And I had a bad feeling

-Ve benim içime kötü bir his vardı
But we were dancing

-Ama biz dans ediyorduk

But we were dancing

-Ama biz dans ediyorduk
Hands tied, hands tied

-Ellerimiz bağlı, ellerimiz bağlı

*Vaha:Çöllerin su bulunan kesimlerinde bulunan, tarıma ve yaşamaya elverişli bölgedir.