Taylor Swift – The Moment I Knew (Türkçe Çeviri)

You should’ve been there,
Orada olmalıydın,
Should’ve burst through the door,
Şu “Bebeğim, tam buradayım” gülümsemenle
With that ‘baby I’m right here’ smile,
Kapıdan içeri dalmalıydın.
And it would’ve felt like,
Sanki bir milyon küçük parlak yıldız bir araya
A million little shining stars had just aligned,
Gelmiş gibi hissettirirdi.
And I would’ve been so happy.
Çok mutlu olurdum.

Christmas lights glisten,
Parlayan Noel ışıkları,
I’ve got my eye on the door,
Gözüm kapıda,
Just waiting for you to walk in,
İçeri girmeni bekliyorum yalnızca
But the time is ticking,
Ama zaman geçiyor.
People ask me how I’ve been
İnsanlar nasıl olduğumu soruyor,
As I comb back through my memory,
Ben hafızamda geriye doğru gidip
How you said you’d be here,
Senin nasıl burada olacağını söylediğini düşünürken.
You said you’d be here.
Burada olacağını söylemiştin.

And it was like slow motion,
Yavaş çekim gibiydi,
Standing there in my party dress,
Parti elbisemle duruyordum,
In red lipstick,
Kırmızı rujla,
With no one to impress,
Etkileyecek kimse olmadan,
And they’re all laughing,
Herkes gülüyor,
As I’m looking around the room,
Ben odanın etrafında bakınırken,
But there’s one thing missing,
Eksik bir şey var,
And that was the moment I knew.
İşte o, anladığım andı.

And the hours pass by,
Saatler geçiyor,
Now I just wanna be alone,
Şimdi yalnız kalmak istiyorum,
But your close friends always seem to know
Ama senin yakın arkadaşların hep
When there’s something really wrong,
Bir şeyler yolunda değilken anlıyormuş gibiler.
So they follow me down the hall,
Bu yüzden beni koridorun sonuna dek takip ediyorlar,
And there in the bathroom,
Oradan da banyoya,
I try not to fall apart,
Düşmemeye çalışıyorum
And the sinking feeling starts,
Ve batma hissi başlıyor.
As I say hopelessly,
Umutsuzca “Burada olacağını söylemişti”
“He said he’d be here.”
Diyorum…

And it was like slow motion,
Yavaş çekim gibiydi,
Standing there in my party dress,
Parti elbisemle duruyordum,
In red lipstick,
Kırmızı rujla,
With no one to impress,
Etkileyecek kimse olmadan,
And they’re all laughing,
Herkes gülüyor,
As I’m looking around the room,
Ben odanın etrafında bakınırken.
But there’s one thing missing,
Eksik bir şey var,
And that was the moment I knew.
İşte o, anladığım andı.

What do you say
Tanıdığın herkesin gözü önünde
When tears are streaming down your face
Gözlerinden yaşlar akmaya başladığı an
In front of everyone you know?
Ne dersin?
And what do you do when the one
Senin için en değerli kişi
Who means the most to you
Gelmeyen tek kişi olduğunda
Is the one who didn’t show?
Ne dersin?

You should’ve been here.
Burada olmalıydın.
And I would’ve been so happy.
Böylece çok mutlu olurdum.

And it was like slow motion,
Yavaş çekim gibiydi,
Standing there in my party dress,
Parti elbisemle duruyordum,
In red lipstick,
Kırmızı rujla
With no one to impress,
Etkileyecek kimse olmadan,
And they’re all standing around me singing
“Happy birthday to you”,
Herkes başımda toplanmış “Mutlu yıllar sana”yı söylüyordu,
But there’s one thing missing,
Eksik bir şey var,
And that was the moment I knew.
İşte o, anladığım andı.

Biliyordum.

You called me later,
Sonrasında beni arayıp
And said, “I’m sorry, I didn’t make it,”
“Gelemediğim için özür dilerim,” dedin,
And I said, “I’m sorry too,”
“Ben de üzgünüm,” dedim,
And that was the moment I knew.
İşte o, anladığım andı.