Did u hear my whisper?
-Fısıltımı duydun mu?
Said how I felt about you
-Senin hakkında nasıl hissettiğimi söyledim
Breathe in and out you
-Seni içime çekiyor ve geri veriyorum (seni soluyorum)
But they doubt I think about you
-Ama onlar şüpheli seni düşünüyorum

I felt you shiver,
-Ürperdiğini hissettim
When we climbed out the window.
-Pencereden dışarı tırmandığımızda
Like a black widow,
-Tıpkı bir karadul gibi
Mother told me not to go
-Annem gitmememi söylemişti

Ah, ah,
Can’t stop the match and gasoline.
-Karşılaştırmayı ve gaz vermeyi kesemiyorum
Ah, ah,
We are the refugees.
-Biz mülteciyiz

Oh our love was so overwhelming it,
-Aşkımız fazla karşı konulmazdı
Took the neighbors I was the son that took the daughter.
-Komşuları götür, ben kızlarını kaçıran çocuğum
Oh our joy it infected everyone
-Eğlencemiz herkese bulaştı
Ran like fire and took the children all children.
-Ateş gibi koştu ve çocukları aldı, bütün çocukları

And as we came down
-Durulduğumuz gibi
The blades of grass were bending
-Çimenin kılışları kıvrılıyordu
Under our bare feet,
-Yalın ayaklarımızın altında
Walking on to love and aging.
-Aşkın ve yaşlılığın üstünde yürüyoruz

Ah, ah,
Things are exactly how they seem.
-Her şey kesinlikle göründüğü gibi
Ah, ah
We are the refugees.
-Biz mülteciyiz

We ran for years there
-Yıllarca koşuyoruz ordan oraya
Out shuffling in the darkness.
-Karanlığın içinde kaçamak bir şekilde
You were the compass
-Sen pusulaydın
I was all the light that saved us.
-Bense bizi kurtaran tüm ışıklardım