The National – Turn On Me (Türkçe Çeviri)
Do you see rhythms in the ocean water when it reflects the moon?
If it hasn’t already happened to you, it’s gonna happen soon
Do the lines in your kitchen table only show you how to drown?
And your mother’s angst the day you were born, the day you cut her down
Okyanus suyu ayı yansıttığında ritimler görüyor musunuz?
Bu başına hiç gelmediyse, yakında gelecek.
Mutfak masanızdaki çizgiler sadece nasıl boğulacağınızı gösteriyor mu?
Ve annenin pişman olduğu gün senin doğduğun gün, onu kestiğin gün
You used to have me by the arm
You’d walk me up the darkest stairways
Gone too high, I’m way too far
I’ve no idea where you are
Beni kolumdan tutardın
Beni en karanlık merdivenlerden çıkardın
Çok yükseğe gittim, çok uzaktayım
Nerede olduğunu bilmiyorum
Do leaves fall down in perfect sentences?
Do maggots crawl your name?
Do mirrors laugh at you behind your back?
Are you constantly ashamed?
Do roots slither between your feet and chase you slowly to the sea?
Do tree branches bend down and ask you if you’re finally ready?
Yapraklar mükemmel cümlelerle mi düşüyor?
Kurtçuklar adınızda sürünüyor mu?
Aynalar arkandan mı gülüyor?
Sürekli utanıyor musun?
Kökler ayaklarınızın arasında kayıyor ve sizi yavaşça denize doğru takip ediyor mu?
Ağaç dalları aşağıya doğru eğiliyor ve sonunda hazır olup olmadığınızı soruyor mu?
You used to have me by the arm
You’d walk me up the darkest stairways
Gone too high, I’m way too far
I’ve no idea where you are
Beni kolumdan tutardın
Beni en karanlık merdivenlerden çıkardın
Çok yükseğe gittim, çok uzaktayım
Nerede olduğunu bilmiyorum
When you turn, when you turn on me
Will I see you when you turn, when you turn on me?
Will I see you? When I turn around will you be there?
At the center of the world like you promised to be?
Will you suddenly seem like a stranger?
I can’t tell anymore what you want from me
Heyecanlandırdığında , beni heyecanlardındığında
Heyecanlandırdığında, beni heyecanlandırdığında seni görecek miyim?
Görecek miyim seni? Arkanı döndüğümde orada olacak mısın?
Söz verdiğiniz gibi dünyanın merkezinde mi?
Birdenbire yabancı gibi mi görüneceksin?
Artık sana benden ne istediğini söyleyemem
Does your family think you’re too far gone?
Do you wonder if they’re right?
Are you different than you used to be?
Are you alone somewhere tonight?
Do you think maybe you’re just a little afraid and haven’t really done the serious thinking?
Do I really need to hold your hand and walk you all the way up into the moonlight blinking?
Ailen çok uzaklara gittiğini düşünüyor mu?
Acaba haklı olduklarını düşünüyor musun?
Eskiden olduğundan farklı mısın?
Bu gece bir yerde yalnız mısın?
Belki de sadece biraz korktuğunu ve gerçekten ciddi düşünmeyi düşünmediğini mi düşünüyorsun?
Gerçekten elinizi tutup sizi ay ışığının yanıp sönmesine kadar götürmem gerekiyor mu?
You used to have me by the arm
You’d walk me up the darkest stairways
I’ve gone too high, I’m way too far
I’ve no idea where you are
Beni kolumdan tutardın
Beni en karanlık merdivenlerden çıkardın
Çok yükseğe gittim, çok uzaktayım
Nerede olduğunu bilmiyorum
When you turn, when you turn on me
Will I see you when you turn, when you turn on me?
Will I see you? When I turn around will you be there?
At the center of the world like you promised to be?
Will you suddenly seem like a stranger?
I can’t tell anymore what you want from me
Heyecanlandırdığında , beni heyecanlardındığında
Heyecanlandırdığında, beni heyecanlandırdığında seni görecek miyim?
Görecek miyim seni? Arkanı döndüğümde orada olacak mısın?
Söz verdiğiniz gibi dünyanın merkezinde mi?
Birdenbire yabancı gibi mi görüneceksin?Artık sana benden ne istediğini söyleyemem





What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.