Now : Don’t try to take this from me (Bunu benden almayı deneme) Don’t try to take this from me (Bunu benden almayı deneme) Now ow ow ow ow ow ow owww (Şimdi of of of of of of offf) Don’t try to take this from me (Bunu benden almayı deneme)
Now : Don’t try to take this from me (Bunu benden almayı deneme) Don’t try to take this from me (Bunu benden almayı deneme) Now ow ow ow ow ow ow owww (Şimdi of of of of of of offf) Don’t try to take this from me (Bunu benden almayı deneme)
Acid Rain : It ain’t hard to tell, I excel and prevail (Söylemesi zor değil, ben üstünüm, hüküm sürerim) Young n-ggas rising hell but talk well (Genç zenciler şamatada ilerliyor ama iyi konuşuyorlar) Make sales, I managed to re-fake jail (Satışlar yapar, kodesi tekrar aldatmayı başardım)
Greatest Gallis Every one we go ah get a gyal Hadi gidip bi kız bulalım Yesterday told me get a better gyal Dün bana daha iyi bir kız bulacağımı söyledi So me ah know with some boy that pon ah di gyal… O zaman, ben ah, bikaç çocukla, daha iyi kızlar biliriz
Always On My Mind : Wooow! (vay) Welcome to the craziest party! (En çılgın partiye hoşgeldiniz!) Put your hands up! (Ellerinizi havaya kaldırın!) Put your hands up! (Ellerinizi havaya kaldırın!)
Sweet Spot (Ft. Flo Rida) Let’s hit the sweet spot away, way, way Hadi, uzaktaki sabit noktaya isebet ettirelim I, I’m ready to go, I want candy tonight Gitmek için hazırım, bu gece şekerleme istiyorum Let’s hit the sweet spot away, way, way Hadi, uzaktaki sabit noktaya isebet ettirelim
I Miss You Missing Me someone told me you found somebody birileri bana, birini bulduğunu söyledi found somebody new yeni birini bulduğunu I’m happy for you senin adına sevindim maybe that’s why I don’t hear from you beklide bu yüzden, bana bişey demiyorsun
Live And Let Die When you were young Gençliğinde, And your heart was an open book Ve kalbin açık bir kitap gibi olduğunda, You used to say live and let live Ona yaşam derdin ve bırakalım onu yaşa you know you did Bilirsin, yaptın you know you did Bilirsin, yaptın you know you did Bilirsin,
More Than Friends Wo-ah tonight, tonight we could be more than friends (Ooo, Bu gece, Bu gece arkadaştan öte olabilirdik) Wo-ah tonight, tonight we should be more than friends (Ooo bu gece, bu gece arkadaştan öte olmalıyız) We’re in the corner of the crowded room (Kalabalık bir odanın köşesindeyiz)
Tonight Duffye: Oh babe, babe(uuuh) Oh, bebek, bebek You wanna do something fun, Biraz eğlenceli bişeyler yapmak istersin lets play a game you and I, Sen ve ben hadi bir oyun oynayalım
Can You Hear Me Wiley I was on a path to the limelight Yolda ve ilgi odağıydım Now I’m on another one it’s a night flight Şimdi başka biriyim, bu gece uçuşu When they say I’m a star I say thank you Onlar bir star olduğumu söylediği zaman, teşekkür ederim derim
Fiesta And it’s right here Ve burası doğru What we call welcome to Miami Miami’ye hoşgeldin diyelim But tonight we’re just gonna call it Fiesta Ama bu gece sadece onu Fiesta diye çağıracağız Cause I don’t wanna care where you are or what you’re doing Çünkü nerde olduğunu ya da ne yaptığını önemsemek istemiyorum
Addicted (feat. Mohombi, Craig David) I’m so addicted to you baby Hey. Bebek sana fena halde bağımlıyım, hey Now I’m addicted to your touch, Şimdi sana dokunmaya bağımlıyım I’m so excited. çok heyecanlıyım I’m addicted to you baby oh. Oh bebek sana bağımlıyım
Now Or Never And I can’t believe forever it seems to live out these dreams Ve bu rüyalarla sonsuza kadar yaşanmayacakmış gibi göründüğüne inanamıyorum. When you start to think about taking a chance you can’t give a damn Şanslı olmaya başladığını düşündüğün zaman, o kahrolasını veremezsin
Down The Road (D o w n t h e R o a d) Air longplay should go Hava uzun kayda devam etmeli Air longplay should go Hava uzun kayda devam etmeli Darling Sevgilim
No Freedom I take it by your silence Bunu sessizce Kabul ederim That I’m free to walk out the door Ki kapının önünde yürümek için özgürüm By the look in your eyes I can tell Gözlerindeki bakışla, söyleyebilirim You don’t think I’ll be back for more Daha fazlası için döneceğimi düşünme
Glorious: Do you know it’s time to let yourself go? Kendine gitmek için izin vermenin vaktinin geldiğini biliyor musun? Why don’t we just let it show? Neden sadece bunu göstermiyoruz? Tell me what you’re waiting for Bana neyi beklediğini söyle
Everything At Once As sly as a fox, as strong as an ox Bir tilki kadar sinsi, bir öküz kadar güçlü As fast as a hare, as brave as a bear Bir tavşan kadar hızlı, bir ayı kadar cesur As free as a bird, as neat as a word Bir kuş kadar özgür, bir kelime
Spectrum When we first came here Buraya ilk geldiğimizde We were cold and we were clear soğuktuk ve temizdik With no colors on our skin Tenimizde renk yoktu We were light and paper-thin ışıktık ve ince kağıttık
Heart Skips A Bea My heart skips skips skips, skips skips skips a beat Kalbim bir an sıkışıyor, sıkışıyor, sıkışıyor I can see you’re not yourself Kendinde olmadığını görebiliyorum Even when you’re here with me Hatta burada benim yanımdayken bile I know that you so well Seni çok iyi tanıyorum
Let her go: Well you only need the light when it’s burning low Işığa yalnızca güneş ışığı düşük olduğunda ihtiyacın olur Only miss the sun when it starts to snow Ve güneşi, yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin Only know you love her when you let her go Ve onu sevdiğini yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Where Are We Now: Had to get the train Trene binmeliydik From Potzdamer platz Potzdamer meydanından You never knew that Bunu asla bilemezsin
Nuclear You had your dreams Senin kendi rüyaların vardı And I had mine Ve benim benimkiler Eyes wide open Gözler genişçe açıldı And we dreamed together Ve rüyalarımız birlikte oldu
Not Giving In Well, it’s time to start the show, Pekala, şova başlama zamanı geldi, Lost my heart and lost my soul. Kalbimi ve ruhumu kaybettim Now it’s the time that you won’t know, Şimdi senin bilmeyeceğin zaman geldi Lost my mind and lost my goal. Zihnimi ve amaçlarımı kaybettim
Yeah Yeah Naa naa na na na naa naa naa Naa naa na na na naa oo-ohh Naa naa na na na naa naa naa Naa naa na na na naa oo-ohh Everybody well don’t you know it’s me now Hiçkimse senin şimdi beni iyi bildiğini bilmez Yeh, who’s it, who is it Evet, o
Latch: You left my heart out Kalbimi dışarda bıraktın When the rest of me is down Beni düşerken bıraktığın zaman
Gold Dust Its like gold dust bu altın tozu gibi Hear me coming through your spe-ea-kers, Hoparlörden gelen sesleri duyuyorum You see me blagin up your air waves, Senin hava dalgalrını çaldığımı görürsün
Sweet Nothing You took my heart and you held it in your mouth Kalbimi aldın ve ağzında tuttun And with the word all my love came rushing out Ve bir sözünle tüm aşkım dışarı fışkırdı And every whisper, it’s the worst Ve her fısıltıda, daha da kötü
It’s Time: So this is what you meant (Yani kastettiğin bu) When you said that you were spent (Harcanıldığını söylediğinde) And now it’s time to build from the bottom of the pit (Ve şimdi tam zamanı çukurun dibinden inşa etmeye başlamanın)
Sure Be Cool If You Did I was gonna keep it real like chill like only have a drink or two (Bir veya iki kez içip onu gerçek gibi tutucaktım ) But it turned into a party when I started talking to you (Ama seninle konuşmaya başladığımda bir partiye döndü) Now you’re standing in the
The A Team White lips, pale face (Beyaz dudaklar, solgun yüz) Breathing in snowflakes (Kar taneciklerinde nefes almak) Burnt lungs, sour taste (Yanmis akciğerler, ekşi tat)



