Somewhere in the middle, I Bazı yerlerin ortasındayım Think I lied a little, I Küçük bir yalan söylediğimi düşündüm I said if we took it there, I wasn’t gonna change Eğer buradan aldığımız söylersem, değişmemeliydim But that went out the window, yeah (Gonna break, gonna break) Ama penceredden dışarı gitti, evet (kırılmalı, kırılmalı) I know that I seem a



