Macklemore & Ryan Lewis – Arrows [ Türkçe Çeviri ]
My old man he kicked me out
Yaşlı adamım kovdu beni
He kicked me out
O beni kovdu
When I told him I lived this way
Ona böyle yaşadığımı söylediğimde
I lived this way, I lived this way
Böyle yaşadığımı,böyle yaşadığımı
I lived this way, I lived this way
Böyle yaşadığımı,böyle yaşadığımı
I lived this way, I lived this way
Böyle yaşadığımı,böyle yaşadığımı
He doesn’t own me
Bana sahip değil
He doesn’t own me
Bana sahip değil
He doesn’t own me
Bana sahip değil
Just escape
Sadece kaçış
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
The black rinse align your face
Siyah duruluk dizilmiş yüzüne
Like a deer drinking water in a picture frame
Bir çerçevedeki geyiğin su içmesi gibi
I swear to god I’ve seen those eyes
Tanrıya yemin ederim bu gözleri gördüm
The back of my lids when closing mine
Gözkapaklarımın arkasında kapatırken
With clasped hands we shake it out
Kenetlenmiş ellerimizle silkeleriz
We shake it out
Silkeleriz onu
Lay some boots and we walk away
Botları yatırırız sonra yürüyüp gideriz
I felt slightly connect to him
Ona biraz bağlı hissettim
And said now boy, no you own me
Ve dedim şimdi oğlum,işte bana sahipsin
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Yeah, yeah
evet,evet
He doesn’t sleep
Uyumuyor o
So in truth he never wakes up
Doğrusu hiç uyanmıyor
Another day rushing to his death
Başka bir gün onun ölümüne koşturuyor
Out of breath on the treadmill of the famous
Ünlü koşu bandının üstünde nefes nefese
He makes mistakes tells stories to his paintbrush
Hatalar yapar el fırçasına yalanlar söyler
And when the world finally sees his art
Ve sonunda dünya sanatını gördüğünde
He wishes that he never would have made it
Hiç yapmamış olmayı diler
Just escape, just escape ricochets
Sadece kaçış,sekmelerden kaçış
And eclipses faith living in a city
Ve tutulmalar inançla yaşar bir şehirde
With a grey umbrella over your shoulders
Gri bir şemsiyeyle omuzlarının üstünde
And you’re becoming suffocated by the weight
Ve boğulacak gibi oluyorsun yükten
Can’t hit those breaks
Kırıkları vuramıyorsun
This is what you wanted, huh
Bu istediğinde,öyle mi
But you got it all in vein cause you forgot who you are
Ama hepsi damarında çünkü kim olduğunu unuttun
Right as the world learned your name it goes
Dünya adını öğrendiğinde olur işte böyle
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Let me ash my issues
Sorunlarımı küllendireyim izin ver
Ashtray in this asphalt
Kül tablası bu asfaltta
American spirits
Amerikan ruhları
Black coffee, conversations and a passport
Siyah kahve,konuşmalar ve pasaport
When god gives you everything, everything
Tanrı sana her şeyi verdiğinde,her şeyi
That you ever asked for and it still looks a bit different
İstediğin her şeyi ve hala biraz farklı gözükür
Then when you pictured it on that back porch
Sonra arka verandada resmettin onu
And I’m gone world travelled all I got is my songs
Ve gittim dünyayı gezdim tüm sahip olduğum şarkılarım
When the nights start blending into one another and
Gece bir diğerine karışmaya başladığında
I don’t recall Tom Petty in this motherfucker
Tom Petty yi anımsamayacağım bu kahrolasında
All I wanna do is free fall
Tüm istediğim serbest düşmek
Yeah free fall
Evet serbest düşmek
And I’m so caught up
Ve ben çok yakalandım
I’m caught up, I’m caught up
Yakalandım,yakalandım
And I’m so tired, swore that I wouldn’t
Ve çok yoruldum,yemin ettim yapamazdım
Stare into the light
Işığa bakıp kaldım
And guess who tried it
Ve tahmin et kim denedi
Sh*t I’m blinded by this lime light
Kahretsin bu laym ışıktan kör oldum
This lime light, it’s all night, it’s all day
Bu laym ışık,tamamen gece,tamamen gündüz
These bright lights, these bright lights
Bu parlak ışıklar,bu parlak ışıklar
Once you turn ’em on
Bir kere açtığında onları
You can’t walk away, don’t die here
Yürüyüp gidimezsin,burada ölme
Don’t die here
Burada ölme
I came too far, I’m too great
Çok iyi geldim,baya iyiyim
But I’m too scared and I’m too afraid
Ama çok korkmuşum şu an,korku içinde
Afraid to stare this world into its face
Bu dünyaya onun yüzüne bakmaktan korktum
I’m almost done, I’m driving lost
Neredeyse bittim,kayıplara sürüyorum
My eyelids closed, light turns to grey
Gözkapaklarım kapandı,ışıklar griye döndü
The cameras off, the show is over
Kameralar kapandı,gösteri bitti
You close the curtains and just escape
Sen, perdeleri çek ve sadece kaç
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
Arrows were falling
Oklar düşüyordu
I live this way
Böyle yaşarım
I live this way
Böyle yaşarım
I live this way
Böyle yaşarım
I live this way
Böyle yaşarım
I live this way
Böyle yaşarım
I live this way
Böyle yaşarım
I live this way
Böyle yaşarım





What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.