As I Lay Dying – My Own Grave (Türkçe Çeviri)
The lies, the weight, deceit, decay
The lies, the weight
It’s clear I lost my way
Deceit, decay
Decomposing
Yalanlar, ağırlık, aldatma, çürüme
Yalanlar, ağırlık
Yolumu kaybettim açık
Aldatma, çürüme
Ayrıştırma
I thought I was an architect but I was just moving dirt
Stacking mud over malice covered-up forming nothing but a pile of hurt
I hadn’t been building (Building)
The time was spent digging (Digging)
Boring the barriers that kept others away (Away)
The deeper the walls the less anyone could hear (Hear me) fall
Ben bir mimar olduğumu düşünüyordum ama sadece kirleri taşıyormuşum
Kötülük üzerine çamur yığını kaplamalı şekil
Ben inşa etmemiştim (inşa etmek)
Kazma ile harcanan zaman (Kazma)
Başkalarını uzak tutan bariyerleri sıkmak (uzak)
Duvarlar ne kadar derin olursa herkes(düşüşümü) duyabiliyordu
So now I know there is no one else to blame
Yani şimdi biliyorum ki suçlanacak kimse yok
Buried alive inside of my own grave
And there’s no one else to blame
Buried alive inside of my own grave
Inside of my own grave
Kendi mezarıma canlı canlı gömüldüm
Ama suçlayacak kimse yok
Kendi mezarıma canlı canlı gömüldüm
Kendi mezarımın içinde
Beneath my lies
Delusional enough to think I’d designed something great
Like a giant headstone inscribed to describe my shameful fate
I hadn’t been building (Building)
The time was spent digging (Digging)
An ugly truth from which there was no way to escape (Escape)
Nowhere left to hide and then finally forced to face what I’d become
Yalanlarımın altında
Harika bir şey tasarladığımı düşünmek için yeterince hevesliyim
Ben inşa etmemiştim (inşa etmek)
Kazma ile harcanan zaman (Kazma)
Kaçmak için bir yolun olmadığı çirkin bir gerçek (Kaçmak)
Saklanacak bir yer yok ve sonunda ne olacağımı düşünmeye zorlandım





What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.