Taylor Swift – gold rush (Türkçe Çeviri)
Gleaming, twinkling
Eyes like sinking
Ships on waters
So inviting, I almost jump in
Işıldayan, parıldayan
Batıyormuş gibi olan gözler
Suyun üstündeki gemiler
Çok davetkar, neredeyse atlayacağım
But I don’t like a gold rush, gold rush
I don’t like anticipatin’ my face in a red flush
I don’t like that anyone would die to feel your touch
Everybody wants you
Everybody wonders what it would be like to love you
Walk past, quick brush
I don’t like slow motion, double vision in rose blush
I don’t like that falling feels like flying ’til the bone crush
Everybody wants you
But I don’t like a gold rush
Ben beklenmedik şanstan hoşlanmam, beklenmedik şans
Yüzümün kızardığını tahmin etmekten hoşlanmam
Senin dokunuşunu hissetmek için ölen kimseden hoşlanmam
Herkes seni istiyor
Herkes seni sevmenin nasıl olduğunu merak ediyor
Hızlıca geçiş, çabuk dokunuş
Yavaş hareketten hoşlanmam, gül rengi allıkta çift görüş
Düşmenin kemik parçalanana kadar uçmak gibi hissettirmesinden hoşlanmıyorum
Herkes seni istiyor
Fakat ben beklenmedik şanstan hoşlanmıyorum
What must it be like to grow up that beautiful?
With your hair falling into place like dominoes
I see me padding across your wooden floors
With my Eagles t-shirt hanging from the door
At dinner parties, I call you out on your contrarian shit
And the coastal town we wandered ’round had never seen a love as pure as it
And then it fades into the gray of my day-old tea
‘Cause it could never be
Bu kadar güzel büyümek nasıl bir şey olmalı?
Saçların domino gibi yere düşerken
Kendimi senin ahşap zeminlerinde uzanırken görüyorum
Eagles tişörtüm kapıdan sarkıyor
Akşam yemeği partilerinde, sana aykırı saçmalığın için meydan okuyorum
Ve dolaştığımız sahil kasabası hiç bu kadar saf bir aşk görmemişti
Ve sonra günlük çayımın grisine dönüşüyor
Çünkü asla olamaz
‘Cause I don’t like a gold rush, gold rush
I don’t like anticipatin’ my face in a red flush
I don’t like that anyone would die to feel your touch
Everybody wants you
Everybody wonders what it would be like to love you
Walk past, quick brush
I don’t like slow motion, double vision in rose blush
I don’t like that falling feels like flying ’til the bone crush
Everybody wants you
But I don’t like a gold rush
Ben beklenmedik şanstan hoşlanmam, beklenmedik şans
Yüzümün kızardığını tahmin etmekten hoşlanmam
Senin dokunuşunu hissetmek için ölen kimseden hoşlanmam
Herkes seni istiyor
Herkes seni sevmenin nasıl olduğunu merak ediyor
Hızlıca geçiş, çabuk dokunuş
Yavaş hareketten hoşlanmam, gül rengi allıkta çift görüş
Düşmenin kemik parçalanana kadar uçmak gibi hissettirmesinden hoşlanmıyorum
Herkes seni istiyor
Fakat ben beklenmedik şanstan hoşlanmıyorum
What must it be like to grow up that beautiful?
With your hair falling into place like dominoes
My mind turns your life into folklore
I can’t dare to dream about you anymore
At dinner parties I won’t call you out on your contrarian shit
And the coastal town we never found will never see a love as pure as it
‘Cause it fades into the gray of my day-old tea
‘Cause it will never be
Bu kadar güzel büyümek nasıl bir şey olmalı?
Saçların domino gibi yere düşerken
Kendimi senin ahşap zeminlerinde uzanırken görüyorum
Eagles tişörtüm kapıdan sarkıyor
Akşam yemeği partilerinde, sana aykırı saçmalığın için meydan okuyorum
Ve dolaştığımız sahil kasabası hiç bu kadar saf bir aşk görmemişti
Ve sonra günlük çayımın grisine dönüşüyor
Çünkü asla olamaz
Gleaming, twinkling
Eyes like sinking
Ships on waters
So inviting, I almost jump in
Işıldayan, parıldayan
Batıyormuş gibi olan gözler
Suyun üstündeki gemiler
Çok davetkar, neredeyse atlayacağım




What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.