Dave & Tems – Raindance ( Türkçe Çeviri )
**”I LOVE YOU” (SENİ SEVİYORUM)**
[Verse 1: Dave]
Let’s get the party started
Hadi partiyi başlatalım
See you at the bar, you was hardly talkin’
Barda gördüm seni, neredeyse hiç konuşmuyordun
That’s when I knew that your heart was scarrin’
İşte o an anladım kalbinin yaralı olduğunu
Friends to lovers, need a part to star in, like, “Wait, babe”
Arkadaştan sevgiliye, oynayacak bir role ihtiyacımız var, “Bekle bebeğim” gibi
Let me ask your pardon
Affını diliyorum
This ain’t Gucci, this is Prada, darlin’
Bu Gucci değil, bu Prada, sevgilim
If you want somethin’, you can ask me, darlin’
Bir şey istersen bana sorabilirsin, sevgilim
Then you started laughin’ ’cause you think I’m jokin’
Sonra gülmeye başladın çünkü şaka yaptığımı düşünüyorsun
But lookin’ in your eyes is the best thing
Ama gözlerinin içine bakmak en güzel şey
Brake lights givin’ you the red skin
Fren lambaları kırmızıya boyuyor tenini
You was in a bad mood from we stepped in
İçeri adım attığımızdan beri kötü bir ruh halindeydin
Though you checked out ‘fore we even checked in
Daha giriş yapmadan çoktan çıkış yapmıştın
On the phone you gon’ vent to your best friend
Telefonda en yakın arkadaşına dert yanacaksın
The one who gave me the lecture, but I ain’t gon’ sweat you, babe
Bana nutuk çektiren o arkadaşın, ama seninle uğraşmayacağım, bebeğim
I’ma let you catch up with your boy, undress you
Arkadaşınla görüşmene izin vereceğim, sonra seni soyacağım
And let me tell you why I’ma bless you
Ve sana neden seni kutsayacağımı söyleyeyim
[Chorus: Tems]
It’s the way my mind fallin’ away
Aklımın kayıp gidiş şekli yüzünden
In my heart, I know
Kalbimde biliyorum
You feel the same when you’re with me
Benimleyken aynı şeyleri hissediyorsun
You know I’m all you need
Biliyorsun, tek ihtiyacın olan benim
You’re where I wanna be
Olmak istediğim yerde sen varsın
My darling, can’t you see?
Sevgilim, görmüyor musun?
[Post-Chorus: Tems]
I love you
Seni seviyorum
I love you
Seni seviyorum
I love you
Seni seviyorum
I love you
Seni seviyorum
I love you
Seni seviyorum
[Verse 2: Tems & Dave]
Fell into you
Sana düştüm
Say you want me in the mood
Bana karşı istekli olduğunu söyle
Tryna hide my feelings for you
Sana olan hislerimi saklamaya çalışıyorum
Don’t wanna argue, not with you
Tartışmak istemiyorum, seninle değil
Tell me why you’re so in denial
Söyle bana neden bu kadar inkarcısın
Hold me close, don’t tell me goodnight
Sıkıca tut beni, iyi geceler deme bana
Are you down to get me?
Beni istemeye hazır mısın?
Tell me when you’re ready, I’m ready (Yeah)
Ne zaman hazır olduğunu söyle, ben hazırım (Evet)
[Verse 3: Dave & Tems]
We can get into it or we can get intimate
İşin içine girebiliriz ya da yakınlaşabiliriz
The shower when you sing in it
Duşta şarkı söylediğin anlar
Better than Beyoncé, I like the sound of fiancée
Beyonce’den iyi, nişanlım kelimesinin sesini seviyorum
You know, it’s got a little ring to it
Biliyorsun, kulağa biraz yüzük gibi geliyor
And really when I think of it
Ve gerçekten düşününce
Growin’ up, I didn’t ever see marriages
Büyürken hiç evlilik görmedim
No weddings, no horse, no carriages
Düğün yok, at yok, araba yok
I wanna do things different and change the narrative
Farklı şeyler yapmak ve anlatıyı değiştirmek istiyorum
God knows you a wild child, beautiful child, I need your help
Tanrı bilir, sen bir vahşi çocuksun, güzel çocuk, yardımına ihtiyacım var
Lookin’ like you come from the ’90s by yourself
Tek başına 90’lardan gelmiş gibisin
My mum sixty-one and her favourite line to tell her son is
Annem atmış bir yaşında ve oğluna söylediği favori sözü
Sometimes she wish that she had a girl (Girl)
Bazen bir kızı olsun istediğini söyler (Kız)
I wanna take you back to a time, back to a trip
Seni bir zamana geri götürmek istiyorum, bir geziye
You had that white wine that I never got to sip
İçtiğin o beyaz şarabı ben hiç yudumlayamadım
And dinner wasn’t ruined ’cause you never got to pick
Ve akşam yemeği mahvolmadı çünkü sen seçim yapamadın
I know that everybody told me that I’m sick ’cause
Biliyorum herkes bana hasta olduğumu söyledi çünkü
[Chorus: Tems]
It’s the way my mind fallin’ away
Aklımın kayıp gidiş şekli yüzünden
In my heart, I know
Kalbimde biliyorum
You feel the same when you’re with me
Benimleyken aynı şeyleri hissediyorsun
You know I’m all you need
Biliyorsun, tek ihtiyacın olan benim
You’re where I wanna be
Olmak istediğim yerde sen varsın
My darling, can’t you see?
Sevgilim, görmüyor musun?
[Post-Chorus: Tems, Tems & Dave]
I love you Me and you, never let me go
Seni seviyorum Ben ve sen, asla bırakma beni
I love you Me and you, I’ll tell you two times
Seni seviyorum Ben ve sen, sana iki kez söyleyeceğim
Me and you, never let me go
Ben ve sen, asla bırakma beni
I love you Me and you, I’ll tell you two times
Seni seviyorum Ben ve sen, sana iki kez söyleyeceğim
It’s me and you, never let me go
Bu ben ve sen, asla bırakma beni
I love you Me and you, I’ll tell you two times
Seni seviyorum Ben ve sen, sana iki kez söyleyeceğim
Me and you, never let me go
Ben ve sen, asla bırakma beni
Me and you, I’ll tell you two times
Ben ve sen, sana iki kez söyleyeceğim
[Bridge: Dave & Tems]
I said lean with it, rock with it (You’re the only one I want)
Dedim ki, onunla eğil, onunla sallan (Tek istediğim sensin)
Your finger, I can put a rock in it (You’re the only one, my baby)
Parmağına bir taş takabilirim (Tek istediğim sensin, bebeğim)
Finger, I can put a rock in it (You’re the only one I want)
Parmağına bir taş takabilirim (Tek istediğim sensin)
Banker, they can put a block in it (You’re the only one, my baby)
Bankacı, onlar engel koyabilir (Tek istediğim sensin, bebeğim)
Said rock with it, bounce with it (You’re the only one I want)
Onunla sallan dedim, onunla zıpla (Tek istediğim sensin)
Your left wrist, I can put my house in it (You’re the only one, my baby)
Sol bileğine evimi koyabilirim (Tek istediğim sensin, bebeğim)
You wanna bet, babe? I can put my house in it (You’re the only one I want)
Bahse girer misin bebeğim? Evimi koyabilirim (Tek istediğim sensin)
Babe, I could put my spouse in it (You’re the only one, my baby)
Bebeğim, eşimi koyabilirim (Tek istediğim sensin, bebeğim)
[Outro: Dave]
I said shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah
Dedim ki şimdi şimdi, yay, şimdi, şimdi şimdi, yah
5’9″, brown eyes, and she in it, in it
1.75 boyunda, kahverengi gözler, ve o işin içinde, içinde
Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah
Şimdi şimdi, yay, şimdi, şimdi şimdi, yah
5’9″, brown eyes, innit, innit
1.75 boyunda, kahverengi gözler, değil mi, değil mi
Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah
Şimdi şimdi, yay, şimdi, şimdi şimdi, yah
5’9″, brown eyes, and she in-in
1.75 boyunda, kahverengi gözler, ve o işin için için
Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah
Şimdi şimdi, yay, şimdi, şimdi şimdi, yah
5’9″, brown eyes
1.75 boyunda, kahverengi gözler



