Günümüz müzik piyasasında playback yapmak, intro kullanmak ya da stüdyo oynamalarıyla ses pürüzlerini giderip olduğundan daha ince ya da kalın duruma getirmek artık eskisi kadar ayıplanmıyor ve skandal olarak karşılanmıyor. Bazen hayranlık duyduğumuz bir sanatçının canlı performansıyla stüdyo kaydı arasındaki farkı görünce soğuyor bile olabiliriz.
İşte biz de bu yüzden, bu farkı ortadan kaldıran ve adeta canlı performansta sınırlarını aşan birkaç sanatçıyı sizin için derledik.

10-) Beyoncé

Her zaman sahne şovlarıyla ve imza danslarıyla fark yaratan Beyoncé’in tek numarası görselliğinde değil. Hareketli danslarına rağmen sesini her zaman koruyabilmesi gerçekten insanı büyülüyor. Zorlu dans figürleriyle zorlu vokal oyunlarını birleştirebilmesi ona neden ”diva” denildiğinin sebebi olsa gerek.

9-) Adele

Her zaman güzel sesi yüksek notalar, melismalar, riffler olarak nitelendiremeyiz. Karşınızda, Adele. Sahip olduğu sesin limitlerini bilmek sesi zorlamaktan daha büyük bir profesyonelliktir sözünün canlı kanıtı. Oktav yelpazesi geniş olmamasına karşın stüdyoda gösterdiği tüm sesini, hatta belki de biraz fazlasını, canlı performanslarında bize sunuyor.

8 -) Sam Smith

İngilizlerin yeni gözdesi, efsane olmak için sırasını bekleyen Sam Smith de sesini stüdyoda düzenlemeye ihtiyaç duymayanlar arasında. Bazen buruk, bazen öfkeli ama her zaman alt tonunda bir duygusallığı, özlemi barındıran sesini canlı performanslarında duymak ayrı bir keyif.

7-) Lady Gaga

Marjinalliği, renkli kostümleri, parlak şovları ve ilginç demeçleri bir yana Gaga’nın sesi de en az kendisi kadar farklı. Özellikle slow şarkılarda kendini çok başka gösteriyor. Şovlarını üstünden sıyırıp piyanosunun başına geçtiğinde kendisini dinleyenleri de kendinden geçirmeyi başarıyor.

6-) Alicia Keys

R&B prensesi Keys’i de bu listede göstermesek olmaz. Yer yer yaptığı acapellalar ve asla kaçınmadığı akustik konserler her zaman için gerek eleştirmenler tarafından gerek hayranları tarafından her zaman geçer not almayı başarıyor.

5-) Miley Cyrus

Yakın zamanlarda teen kategorisinden çıksa da günümüze kadar hep teenler arasında sesiyle ön plana çıkan isim Cyrus, farklı ses rengiyle güçlü vokalini harmanlayıp bazen EDM ile bazen pop ile enfes bir şekilde bize sunuyor.

4-) P!nk

P!nk için rock efsaneleri listesine adını yazdırmış desek sanırım yanlış olmaz. Son dönemlerde sahne performansları sıkça eleştiri konusu olsa da bu ”yerde” yaptığı performanslarına gölge düşüremiyor. Buğulu sesiyle çıktığı yüksek notalar ve tutkulu söyleyişi gerçek bir vokaliste yakışır biçimde izleyicisini etkisi altına alıyor.

3-) Justin Timberlake

Eleştirmenlerin kendisi için ”Yeni MJ” yorumlarına karşılık ”Ben onun yerini asla dolduramam” diyecek mütevaziliği gösteren Timberlake için günümüz müziğine gerek vokaliyle gerek prodüktörlüğüyle damga vurduğunu söylemeliyiz. Her performansında aynı enerji, aynı muazzam vokallerini göz önünde bulundurursak müzik eleştirmenlerince hazırlanan ”En Güçlü Erkek Vokaller” listesinde başı çekmesi şaşırtıcı değil.

2-) Jessie J

İlk albümüyle yakaldığı başarı ivmesini sürdüremese de sesi her geçen gün daha da güçlenen ve güçlendikçe yaşattığı hazzı arttıran bir başka sanatçı: Jessie J. Dört oktavlık sesiyle yaptığı melismaları akustik versiyonlarda dinlemenin daha keyif verici olduğunu söyleyebiliriz. Her zaman Whitney Houston’a olan sevgisini dile getiren sanatçının Çin programında yaptığı I Have Nothing coverı uzun süre sosyal medyada konuşuldu.

1-) Mariah Carey

Gerek çıkış yaptığı günlerde gerek ise günümüzde vokalinin tartışılmaz olduğu bilinen bir isim, Mariah Carey. Ses üzerine kırdığı rekorlar, sadece birkaç saniyede yaptığı sayısız melisma onun sadece birkaç özelliği. Eski sesini yitirdiği hakkında söylentiler olsa da bizce eski performansları bile onu efsaneleştirmeye fazlasıyla yetti.