Alex Warren – Eternity ( Türkçe Çeviri )
**”Dünyada Yalnız Yürürken” – Türkçe Çeviri**
*(Orijinal İngilizce sözler ve Türkçe çevirileri satır satır)*
—
### **[1. Kıta]**
**Hear the clock tickin’ on the wall**
Duvardaki saatin tik taklarını duyuyorum
**Losin’ sleep, losin’ track of the tears I cry**
Uykumu kaybediyorum, döktüğüm gözyaşlarımın izini kaybediyorum
**Every drop is a waterfall**
Her damla bir şelale
**Every breath is a break in the riptide**
Her nefes bir anaforun içinde bir mola
**Oh, how long has it been? I don’t know**
Oh, ne kadar zaman oldu? Bilmiyorum
**But it feels like an eternity**
Ama bir sonsuzluk gibi geliyor
**Since I had you here with me**
Seni burada, yanımda tutalı
**Since I had to learn to be**
Sana yabancı biri olmayı öğrenmek zorunda kaldığımdan beri
—
### **[Nakarat]**
**To be with you in paradise**
Cennette seninle olmak için
**What I wouldn’t sacrifice**
Neyi feda etmezdim ki?
**Why’d you have to chase the light**
Neden peşinden gitmek zorundaydın o ışığın
**Somewhere I can’t go?**
Gidemeyeceğim bir yere?
**As I walk this world alone**
Bu dünyada yalnız yürürken
*(x2)*
—
### **[2. Kıta]**
**Another glimpse of what could’ve been**
Olabilmiş olanın bir başka görüntüsü
**Another dream, another way that it never was**
Başka bir rüya, asla olmamış başka bir yol
**Fallin’ back in the wilderness**
Çöle geri düşüyorum
**Wakin’ up, rubbin’ salt in the cut**
Uyanıyorum, yaraya tuz basıyorum
—
### **[Köprü]**
**It’s an endless night, It’s a starless sky**
Bu sonsuz bir gece, yıldızsız bir gökyüzü
**It’s a hell that I call home**
Ev dediğim bir cehennem
**It’s a long goodbye on the other side**
Öteki tarafta uzun bir veda
**Of the only life I know**
Bildiğim tek hayatın
—
### **[Outro]**
**And it feels like an eternity**
Ve bir sonsuzluk gibi geliyor
**Since I had you here with me**
Seni burada, yanımda tutalı
**Since I had to learn to be**
Sana yabancı biri olmayı öğrenmek zorunda kaldığımdan beri
**Someone you don’t know**
Tanımadığın biri
*(Nakarat tekrarı)*
—
### **Çeviri Notları:**
1. **”Riptide”** metaforu: Duygusal çalkantıları ve boğulma hissini simgeler
2. **”Wilderness”** imgesi: Kaybolmuşluk ve yalnızlık duygusunu yansıtır
3. **”Salt in the cut”** deyimi: Acının tazelenmesini ifade eder
Bu şarkı, kaybedilen bir aşkın ardından dünyayı yalnız gezen birinin içsel yolculuğunu anlatıyor.
*(Not: “Chase the light” ifadesi, sevilen kişinin ulaşılamaz hedefler peşinde koşmasını temsil eder.)*



