Iggy Azalea – Work ( Türkçe Çeviri )
Iggy Azalea – Work Çevirisi – Iggy Azalea – Work Türkçe Çeviri – Iggy Azalea – Work Lyrics – Iggy Azalea – Work Şarkısının Türkçe Sözleri – Iggy Azalea – Work Çeviri – Iggy Azalea – Work Sözleri
Work ( Türkçe Çeviri )
Walk a mile in these Louboutins
(Bir mil yürü bu Louboutin ayakkabılarla)
But they don’t wear these shits where I’m from
(Ama benim olduğum yerde bu b*kları giymezler)
I’m not hating, I’m just telling you
(Nefret etmiyorum, sadece söylüyorum)
I’m tryna let you know what the fuck that I’ve been through
(Ne pisliklerden geçtiğimi söylemeye çalışıyorum)
Two feet in the red dirt, school skirt
(Kırmızı pislikle iki ayak, okul eteği)
Sugar care, back lanes
(şeker ?, arka patika)
Three jobs, took years to save
(3 iş, yıllar aldı para biriktirmek)
But I got a ticket on that plane
(Ama bu uçağa bilet aldım)
People got a lot to say
(İnsanlar çok şey söyledi)
But don’t know shit about where I was made
(Ama o b*ku bilmiyor benim nerede yaptığımı)
Or how many floors that I had to scrub
(Veya kaç tane katı fırçaladığımı)
Just to make it past where I am from
(sadece geçmesini sağla benim olduğum yerde)
No money, no family
(Para yok, aile yok)
Sixteen in the middle of Miami
(Miami’nin ortasında 16 yaşında)
[Hook]
I’ve been up all night, tryna get it right
(Bütün gece ayaktaydım, onu gerçekleştirmeye çalışıyordum)
I’ve been work work work work working on my shit
(Benim kahrolasında çalış çalış çalış çalış durdum)
Milked the whole game twice, gotta get it how I live
(Bütün oyunu iki defa içtim, nasıl yaşadığımı anlamalıydım)
I’ve been work work work work working on my shit
(Benim kahrolasında çalış çalış çalış çalış durdum)
Now get this work
(Şimdi bu işi al)
You can hate it or love it
(Nefret edebilir veya sevebilirsin)
Hustle and the struggle is the only thing I’m trusting
(Acele etmek ve acı çekmek güvendiğim tek şeyler)
Thorough bread in a mud brick before the budget
(Bütçeden önce Kusursuz ekmek bir tuğlada topraktan yapılmış )
White chick on that Pac shit
(Bu Pac b*kunda beyaz piliç)
My Passion was ironic
(tutkum ironikti)
And my dreams were uncommon
(Ve hayallerim genel değildi)
Guess I gone crazy, first deal changed me
(Tahmin et çılgına döndüm, ilk anlaşma değiştirdi beni)
Robbed blind basically raped me
(Soyguncu kör basitçe tecavüz etti bana)
Ran through the bullshit like a matador
(Bu saçmalıktan kaçıp gittim bir matador gibi)
Just made me madder and adamant to go at em
(Beni daha kötü ve dik başlı yaptı onları almak için)
And even the score
(Ve sonucu bile)
So, I went harder
(Dolayısıyla daha da zorladım)
Studied the Carters till a deal was offered
(Carterleri çalıştım bir anlaşma sunulana kadar)
Slept cold on the floor recording
(Kayıt yerinde soğuk uyudum)
At 4 in the morning and now I’m passion the bar
(Sabah 4’de ve şimdi tutkum bar)
Like a lawyer
(Bir avukat gibi)
Immigrant, art ignorant
(Göçmen, sanat cahili)
Ya I’ll intent was insurance for my benefit
(evet benim amacım benim yararıma sigortaydı)
Hate be inconsiderate, but the industry took my innocence
(nefret düşüncesizdir ama endüstri benim masumiyetimi aldı)
Too late, now I’m in this bitch!
(Çok geç, şimdi ben bu f*hişeyim)
You don’t know the half
(Yarısını bilmiyorsun)
This shit get real
(Bu kahrolası gerçek olur)
Valley girls giving blowjobs for Louboutins
(Çukur kızları …. Verirler Louboutin ayakkabılar için)
What you call that?
(Buna ne diyorsun?)
Head over heels.
(Topukların üstündeki kafa)
No money, no family
(Para yok, aile yok)
Sixteen in the middle of Miami
(Miami’nin ortasında 16 yaşında)
I’ve been up all night, tryna get it right
(Bütün gece ayaktaydım, onu gerçekleştirmeye çalışıyordum)
I’ve been work work work work working on my shit
(Benim kahrolasında çalış çalış çalış çalış durdum)
Milked the whole game twice, gotta get it how I live
(Bütün oyunu iki defa içtim, nasıl yaşadığımı anlamalıydım)
I’ve been work work work work working on my shit
(Benim kahrolasında çalış çalış çalış çalış durdum)
Now get this work
(Şimdi bu işi al)
Pledge allegiance to the struggle
(Sadakat için söz vermek acı verir)
Ain’t been easy
(Kolay olmadı)
But cheers to Peezy, for the weeks we lived out of duffle
(Ama Peezy’e şerefe, spor kıyafeti dışında yaşadığımız yıllar için)
Bags is all we had
(Çantalar bütün sahip olduğumuz şeylerdi)
Do anything for my Mum, I love you
(Annem için birşey yap, seni seviyorum)
One day I’ll pay you back for the sacrifice
(Feda ettiğin için bir gün sana geri ödeyeceğim)
That ya managed to muscle
(Ki kaldırmayı başarabildiğin için)
Sixteen you sent me through customs so
(16 sen beni gümrüklerden yolladın dolayısıyla)
All aboard my spaceship to Mercury
(Bütün benim uzay gemimin içindekiler Merküre)
Turn First at the light that’s in front me
(İlke dön ışıkta benim önümdeki)
Cause every night I’mma do it like it’s my last
(Çünkü her gece sonuncusuymuş gibi yapacağım)
This dream is all that I need
(Bu hayal tek ihtiyacım olan)
Cause it’s all that I ever had
(Çünkü sahip olduğumun hepsi buydu)
No money, no family
(Para yok, aile yok)
Sixteen in the middle of Miami
(Miami’nin ortasında 16 yaşında)
I’ve been up all night, tryna get it right
(Bütün gece ayaktaydım, onu gerçekleştirmeye çalışıyordum)
I’ve been work work work work working on my shit
(Benim kahrolasında çalış çalış çalış çalış durdum)
Milked the whole game twice, gotta get it how I live
(Bütün oyunu iki defa içtim, nasıl yaşadığımı anlamalıydım)
I’ve been work work work work working on my shit
(Benim kahrolasında çalış çalış çalış çalış durdum)
Now get this work
(Şimdi bu işi al)





Efekan
tryna get that rich olmuyacak mıydı? ben mi yanlış biliyorum :d