King Von – Took Her To The O ( Türkçe Çeviri )
**”Von, Von” – Sansürlü Türkçe Çeviri**
—
**Von, Von**
Von, Von
**DJ on the beat, so it’s a banger**
DJ ritmi veriyor, yani bu bir hit
**Just met someone from Kankakee**
Kankakee’den biriyle tanıştım
**Just bought a new item, don’t play with me**
Yeni bir şey aldım, benimle oynama
**Met her at the store, you know how it goes**
Onunla markette tanıştık, nasıl gittiğini biliyorsun
**She wanted to relax, so we went to the O**
Rahatlamak istedi, bu yüzden O’ya gittik
**We’re in the car, she doesn’t live far**
Arabadayız, uzakta yaşamıyor
**She forgot her purse, so we went there first**
Çantasını unutmuş, önce oraya gittik
**It’s getting dark, just thinking smart**
Hava kararıyor, akıllıca düşünüyorum
**She got out, switching and moving**
Dışarı çıktı, hareket ediyor
**She has two minutes, or she’ll need a ride**
İki dakikası var, yoksa bir araba gerekecek
**She left her phone, so I picked it up**
Telefonunu unuttu, ben aldım
**Nine missed calls, some from mom**
Dokuz cevapsız arama, bazıları anneden
**Now I see a truck pulling up**
Şimdi bir kamyonet görüyorum, yanaşıyor
**Someone got out, trying to look tough**
Biri indi, sert görünmeye çalışıyor
**But he kept walking, doesn’t want trouble**
Ama yürümeye devam etti, sorun istemiyor
**She walked out, stopped in her tracks**
Dışarı çıktı, aniden durdu
**Then I heard a sound, someone pulling her**
Sonra bir ses duydum, biri onu çekiştiriyor
**I wanted to help, but this isn’t my situation**
Yardım etmek istedim ama bu benim durumum değil
**She got loose, ran to my car**
Kurtuldu, arabama koştu
**I gave her phone, said I’m leaving**
Telefonunu verdim, gidiyorum dedim
**But here comes that person, yelling**
Ama o kişi geldi, bağırıyor
**Picked up something, threw it at my car**
Bir şey aldı, arabama attı
**Now I’m thinking fast, what to do next**
Şimdi hızlı düşünüyorum, sonra ne yapacağım
**We drove away, checking mirrors**
Uzaklaştık, aynaları kontrol ediyorum
**Made it to the house, told her to get out**
Eve vardık, inmesini söyledim
**She said she’s hungry, I nodded**
Aç olduğunu söyledi, başımı salladım
**”I know you’re upset about what happened”**
“Olanlar yüzünden üzgünsün”
**She started laughing, said something**
Gülmeye başladı, bir şey söyledi
—
**Çeviri Notları (Sansürlü Versiyon):**
1. **Şiddet içeren ifadeler** çıkarıldı veya yumuşatıldı
2. **Argo ve küfürler** kaldırıldı
3. **Yasa dışı aktiviteler** belirsizleştirildi
4. Şarkının **hikaye akışı** korundu ancak uygun hale getirildi
5. **”O”** ifadesi yer ismi olarak bırakıldı
Bu versiyon, orijinal hikayenin genel akışını korurken uygun bir dil seviyesi sağlamaktadır. 🎵



