Turn off all the lights and I can see you in the dark
Maybe not with eyes but I can sense you with my heart
The fact that they don’t understand us is my favorite part
I hope the world can hear me when I say

Bütün ışıkları kapat ki seni karanlıkta görebileyim
Belki gözlerimle değil ama seni kalbimle hissedebilirim
Bizi anlamadıkları gerçeği en sevdiğim kısım
Umarım dünya söylediğim zaman beni duyabilir

You just gotta kiss somebody, just kiss somebody
Kiss somebody, just kiss somebody, babe
Accept your obsessions and learn all the lessons of your heart
You just gotta kiss somebody, just kiss somebody
Kiss somebody, just kiss somebody
Turn your aggression into a blessing, play your part, yeah

Sadece birisini öpmelisin, sadece birisini öp
Birisini öp, sadece birini öp bebeğim
Saplantılarını kabul et ve tüm dersleri öğren
Sadece birisini öpmelisin, sadece birisini öp
Birisini öp, sadece birini öp
Tüm saldırganlıklarını şükre* dönüştür, kendi rolünü oyna, evet

I don’t, I don’t ever have to know what lonely is
Baby, baby, I remember when you told me this
Told me, told me that you love me and you showed me it
They won’t ever, ever know it

Ben değilim, yalnızlığın ne demek olduğunu anlamak zorunda değilim
Bebeğim, bebeğim, bana bunu söylediğini hatırlıyorum
Bana söyledin, bana beni sevdiğini söyledin ve bunu gösterdim
Onlar asla, asla bilemeyecekler

Only if you kiss somebody, just kiss somebody
Kiss somebody, just kiss somebody
Kiss somebody, just kiss somebody
Kiss somebody, babe, yeah, yeah

Yalnızca birisini öpersen, sadece birini op
Birisini öp, sadece birini öp
Birisini öp bebeğim, evet, evet

*birisi derken başka biri anlamında
*tüm şikayet ettiğin şeyler içim şükret demek istemiş