[Intro: The Weeknd]
I don’t got a single sober vein in my body
Vücudumda bir tane bile ayık olan damar yok
I don’t got a single sober vein in my body
Vücudumda bir tane bile ayık olan damar yok

[The Weeknd]
Don’t apologize, I quite enjoy messy
Özür dileme, dağılmış kızlardan hoşlanırım
I see that bottle after bottle got you goin’ crazy
Arka arkaya içmek seni deliye çevirmiş
And doin’ shows after shows got me so lazy
Ve arka arkaya gösteri yapmak beni çok tembelleştirdi
So ride it out for me
O yüzden üzerime binip dalgayı sen sür ve
And take it off for me
Üstündekileri benim yerime sen çıkar
It’s a good vibe, good vibe, good vibe
Bu iyi bir his, iyi bir his, iyi bir his
Don’t you ever threaten niggas with a good time
İyi bir zaman geçirtmek için adamın tekini hiç tehdit etmedin mi
She wanna buy a dream
Kız bir hayal almak istiyor
I said I don’t sell it
Ben ”satmıyorum” dedim
But she can rent it for a night
Ama bir geceliğine kiralayabilir
I don’t mind
Benim için hiç mahsuru yok
Open wide
Bacaklarını genişçe aç
Cause all this fame, I earned it, I might as well use it
Çünkü bu kadar şöhret kazandım, boşa gitmeden kullanayım bari
Private elevator goin’ straight to my unit
Özel asansör direk benim mekana doğru çıkıyor
All my niggas ’round me, gettin’ kickback pussy
Etrafımdaki zenciler parti amcığı alıyor
All my killas ’round me, all be hiding in stussy
Etrafımda olan adamlar stussy giyerek saklanıyor
Can’t nobody stop me, used to be homeless
Kimse beni durduramaz, eskiden evsizdim
Now that penthouse at the Ritz where my home is
Şimdi Ritz’deki çatı katı benim evim oldu
Tour bus like a National Geographic
Tur otobüsleri National Geographic gibi
Bitches runnin’ wild gettin’ faded in the bathroom
Orospular etraflarda koşup tuvaletlerde kafalarını güzelleştiriyor

[The Weeknd]
It makes me smile, it makes me smile
Bu yüzüme gülücük konduruyor, yüzüme gülücük konduruyor
Cause I got it
Çünkü başardım
It makes me smile, it makes me smile
Yüzüme gülücük konduruyor, yüzüme gülücük konduruyor
Cause I got it
Çünkü başardım
All the pain, sweat and tears, just to get a piece
Tüm bu acı, ter ve göz yaşı sadece bir parça alabilmek içindi
But now we got it
Ama artık başardık
Man look at the kid now, can nobody stop me?
Birader; şimdi çocuğa bak, kim beni durdurabilecek?
I don’t got a single sober vein in my body
Vücudumda bir tane bile ayık olan damar yok

[Rick Ross]
Fuck her like a thug nigga, young nigga
Kızı eşkiyaymış, gençmiş gibi siktim
New Ferrari
Yeni Ferrari
Old money, I just ‘fraid the Lord with us
Eski para, tanrının bizle olmasından korkarım
Condo blow money, like it’s all dope money
Sanki hepsi uyuşturucu parasıymış gibi ev parayı bitirir
Come short wet niggas, like a speed boat coming, oh Lord
Hız teknesinin geldiği gibi istekli zenciler az gelir
Mo money, mo money, these rich young niggas ain’t ever know money
Mo money, mo money, bu genç zengin zenciler asla para nedir bilemeyecek
Blaire running down the Rollie on her arm
Kız aşağı doğru kolundaki sigarayla koşuyor
Pinky ring six-hundred, what you know about it
Pembe yüzük, bunun hakkında sen ne bilirsin
I’m the champ, baby, Real Deal Holyfield
Şampiyon benim, bebeğim, Real Deal Holyfield
Got the bitches, want it dirty, went and bought the crib
Orospulara sert yaptırmak ve ev aldırmak istetiyorum
25 mil, I’m doing 25-to-life
25 milyon dolar, 25 yıllık hapis yatıyorum
100 acres, keep my shooters all through the night
100 dönüm tetikçilerimi tüm gece uyanık tutar
Every chandelier ran a nigga, one-mil
Her şamdan adamı bir milimetre koşturur
20 chandelier’s motherfucker who real
Gerçek olan orospu çocuğunun 20 şamdamı
I just wanna show her what I live like
Ona sadece ne yaşadığımı göstermek istiyorum
Wearing a white Birkin on a winter night
Kış gecesinde koluna beyaz birkin takıyor
Fuck a Birkin, now she in the Bentley
Birkin’i siktir et, şimdi Bentley’in içinde
That’s when she went and tatted double M G
O zamanlar gidip koluna ikili M G dövmesi yaptırmıştı
Now I ballin’ deep, deeper than the rap
Şimdi rap’den daha da derin para yapıyorum
She give me brain she a mastermind to be exact
Bana sakso çekti, bu işte tam bir profosyonel
She a mastermind to be exact
Bu işte profosyonel olmak için buralara kadar gelmiş
I give her game and she give it back
Ona oyun verdim ama o şeyi geri verdi
Sip syrup so I fuck slow, sip more I wanna fuck more
Şurup yudumla da yavaş sikeyim, biraz daha yudumla da biraz daha sikeyim
Gotta grind ’till your eyes close
Gözlerin kapanasıya kadar çalışmalısın
Stay strapped ’till the trap close
Mekan kapanasıya kadar öyle çıplak kal
They scream Maybach on the cell blocks
Hapislerde Maybach diye bağırırlar
All my dawgs who used to sell blocks
Tüm arkadaşlarım eskiden hapisdeydi
They say the niggas in the jail talk – How your homies commissary fell off
Hapisdeki zencilerin polisleri nasıl öldürdüklerini anlattıklarını söylüyorlar
What make it worse he get an elbow
İşleri daha da kötüleştiren şey sigara alması
25-to-life dead wrong on the cell phone
25 yıl hapis yatmak yanlış

[The Weeknd]
It makes me smile, it makes me smile
Koşmaları yüzüme gülücük konduruyor, yüzüme gülücük konduruyor
Cause I got it
Çünkü buralara kadar gelmeyi başardım
It makes me smile, it makes me smile
Kafalarını güzelleştirmeleri yüzüme gülücük konduruyor, yüzüme gülücük konduruyor
Cause I got it
Çünkü başardım
All the pain, sweat and tears, just to get a piece
Tüm bu acı, ter ve göz yaşı sadece bir parça alabilmek içindi
But now we got it
Ama artık başardık
Man look at the kid now, can nobody stop me?
Birader; şimdi çocuğa bak, kim beni durdurabilecek?
I don’t got a single sober vein in my body
Vücudumda bir tane bile uyuşturucu almayan damar yok

French Montana – Gifted (ft. The Weeknd) [Türkçe Çeviri]

The Weeknd’in Starboy, Beauty Behind the Madness, House of Balloons, Thursday, Echoes of Silence, Kiss Land ve The Noise albümlerindeki şarkıların hepsinin çevirilerini buradan bulabilirsiniz.