Fallin’ All in You

Shawn Mendes

Sunrise with you on my chest
(Güneş doğarken benim göğsümde uyuyorsun)
No blinds in the place where I live
(Yaşadığım yerde güneşlikler yok)
Daybreak open your eyes
(Şafak vaktinde gözlerin açılıyor)
‘Cause this was only ever meant to be for one night
(Çünkü bu sadece bir gece için olacaktı)
Still, we’re changing our minds here
(Hâlâ, burada fikrimizi değiştiriyoruz)
Be yours, be my dear
(Senin olacağım, benim kıymetlim ol)
So close with you on my lips
(Dudaklarıma çok yakınsın)
Touch noses, feeling your breath
(Burunlarımız birbirine değiyor , nefesini hissediyorum)
Push your heart and pull away, yeah
(Kalbin itiyor ve çekiliyorsun, evet)
Be my summer in a winter day love
(Yazım ol bir kış günü aşkında)
I can’t see one thing wrong
(Endişelenilecek bir şey görmüyorum)
Between the both of us
(İkimizin arasında)
Be mine, be mine, yeah
(Benim ol , benim ol , evet)
Anytime, anytime
(Her zaman, her zaman)

Ooh, you know I’ve been alone for quite a while, haven’t I
(Ooh , sen yokken uzun süredir yalnız olduğumu biliyorsun)
I thought I knew it all
(Her şeyi bildiğimi düşünüyordum)
Found love but I was wrong
(Aşkı buldum ama yanıldım)
More times than enough
(Daha fazla zaman yeterli olacak)
But since you came along
(Sen yanıma geldiğinde)
I’m thinking, baby
(Düşünüyorum da , bebeğim)

You are bringing out a different kind of me
(Farklı bir yanımı ortaya çıkarıyorsun)
There’s no safety net that’s underneath
(Altında güvenlik ağı yok)
I’m free
(Özgürüm)
Falling all in
(Tamamen aşığım)
You fell for men who weren’t how they appear
(Göründükleri gibi olmayan adamlara aşık oldun)
Trapped up on a tightrope now we’re here
(Bir ip üzerinde tuzağa düştün, şimdi buradayız)
We’re free
(Özgürüz)
Falling all in you
(Tamamen sana aşığım)

Fast forward a couple years, yeah
(Hızla birkaç yıl ileri sarıyorum, evet)
Grown up in the place that we live
(Bizim yaşadığımız yerde büyüyoruz)
Make love, then we fight
(Sevişiyoruz sonra kavga ediyoruz)
Laugh ’cause it was only meant to be for one night baby
(Gülüyoruz , çünkü bu sadece bir gece için olacaktı)
I guess we can’t control
(Sanırım kontrol edemiyoruz)
What’s just not up to us
(Sadece bize bağlı değil)
Be mine, be mine, yeah
(Benim ol, benim ol, evet)
Anytime, anytime
(Her zaman, her zaman)

Ooh, you know I’ve been alone for quite a while, haven’t I
(Ooh, sen yokken uzun süredir yalnız olduğumu biliyorsun)
I thought I knew it all
(Her şeyi bildiğimi düşünüyordum)
Found love but I was wrong
(Aşkı buldum ama yanıldım)
More times than enough
(Daha fazla zaman yeterli olacak)
But since you came along
(Sen yanıma geldiğinde)
I’m thinking, baby
(Düşünüyorum da , bebeğim)

You are bringing out a different kind of me
(Farklı bir yanımı ortaya çıkarıyorsun)
There’s no safety net that’s underneath
(Altında güvenlik ağı yok )
I’m free
(Özgürüm)
Falling all in
(Tamamen aşığım)
You fell for men who weren’t how they appear
(Göründükleri gibi olmayan adamlara aşık oldun)
Trapped up on a tightrope now we’re here
(Bir ip üzerinde tuzağa düştün, şimdi buradayız)
We’re free
(Özgürüz)
Falling all in you
(Tamamen sana aşığım)

Every time I see you baby I get lost
(Seni gördüğüm her an kendimi kaybediyorum)
If I’m dreaming, baby, please don’t wake me up
(Eğer rüyadaysam , bebeğim, lütfen beni uyandırma)
Every night I’m with you I fall more in love
(Her gece seninleyken daha fazla aşık oluyorum)
Now I’m laying by your side
(Şimdi senin yanında uyuyorum)
Everything feels right since you came along
(Sen yanıma geldiğinde beri her şey yolunda)
I’m thinking baby
(Düşünüyorum da bebeğim)

You, yeah, are bringing out a different kind of me
(Sen , evet , farklı bir yanımı ortaya çıkarıyorsun)
There’s no safety net that’s underneath
(Altında güvenlik ağı yok)
I’m free
(Özgürüm)
Falling all in
(Tamamen aşığım)
You fell for men who weren’t how they appear
(Göründükleri gibi olmayan adamlara aşık oldun)
(Ooh)
Trapped up on a tightrope now we’re here
(Bir ip üzerinde tuzağa düştün, şimdi buradayız)
We’re free
(Özgürüz)
Falling all in
(Tamamen aşığım)