This house is not a home to you
Bu ev senin için bir yuva değil
But you decide to go ahead and lay down, lay down
Ama sen yine de gelip yatmaya karar verdin
There are no word to describe the depth of your indifference
Senin kayıtsızlığının derinliğini tarif edecek hiç bir kelime yok
‘Cause I see you’re here to stay
Çünkü görüyorum ki kalmak için buradasın
Should have known to pick my fate
Kaderimi seçmeyi bilmeliydim
Ooh
Ooh

I’m so wrong, I’m so wrong
Çok yanlış yaptım, çok yanlış yaptım
(To let you in my)
(izin verdiğim için)
To let you in my home
Seni evime almaya izin verdiğim için
(You know where I sleep)
(Nerede uyuduğumu biliyorsun)
Now you know where I sleep
Şimdi nerede uyuduğumu biliyorsun
(Never felt so damn weak)
(Hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim)
Ohhh Ohhh
Ohhh Ohhh

Hey there lonely girl
Merhaba yalnız prenses
Did you have to tell your friends
Arkadaşlarına söylemek zorunda mıydın
About the way I got you screaming my name
Sana nasıl adımı bağırttırdığımı
Did you have to tell the world, ooh
Dünyaya söylemek zorunda mıydın, ooh
Now your girls all wanna fuck
Şimdi tüm kız arkadaşların sikişmek istiyor
Girl you could’ve been the one
Kızım o sen olabilirdin
Gotta change my number twice a month
Şimdi numaramı ayda iki kez değiştirmek zorundayım
When you could have simply kept it on the down low
Senin, kimselere söylememek diye basitçe bir seçeneğin olmuşken

I’m so wrong, I’m so wrong
Çok yanlış yaptım, çok yanlış yaptım
(To let you in my)
(izin verdiğim için)
To let you in my home
Seni evime sokmaya izin verdiğim için
(You know where I sleep)
(Nerede yattığımı biliyorsun)
Now you know where I sleep
Şimdi nerede yattığımı biliyorsun
(Never felt so damn weak)
(Hayatım da hiç bu kadar zayıf hissetmemiştim)
Ohhh Ohhh
Ohhh Ohhh

Baby if I knew you’d be living in my sheets
Bebeğim, senin çarşaflarımda yaşayacağını bir bilseydim
I wouldn’t have shown you any love
Sana hiç sevgi göstermezdim
I would have left you in the club
Seni kulüpte bırakırdım
You say you don’t belong
Kimseye ait olmadığını söylüyorsun
You keep saying there’s no one
Başka kimsenin olmadığını söyleyip duruyorsun
And there’s nowhere to go, ooh
Ve gidecek başka bir yer olmadığını, ooh
But who keeps calling on your phone?
Ama telefonunu sürekli arayan kim?
I’m so wrong, I’m so wrong, I’m so wrong
Çok hatalıyım, çok yanlışım, çok yanlışım

I’m so wrong, I’m so wrong
Çok yanlış yaptım, çok yanlış yaptım
(To let you in my)
(izin verdiğim için)
To let you in my home
Seni evime almaya izin verdiğim için
(You know where I sleep)
(Nerede uyuduğumu biliyorsun)
Now you know where I sleep
Şimdi nerede uyuduğumu biliyorsun
(Never felt so damn weak)
(Hiç bu kadar zayıf hissetmemiştim)
Ohhh Ohhh
Ohhh Ohhh
(Oh baby)
(Oh bebeğim)
Oohh
Oohh

I’m so wrong, I’m so wrong
Çok yanlış yaptım, çok yanlış yaptım
(To let you in my)
(izin vermekle)
To let you in my home
Seni evime almaya izin verdiğim için
(You know where I sleep)
(Nerede uyuduğumu biliyorsun)
Now you know where I sleep
Şimdi nerede uyuduğumu biliyorsun
(Never felt so damn weak)
(Hiç bu kadar zayıf hissetmemiştim)
Ohhh Ohhh
Ohhh Ohhh
(Oh baby)
(Oh bebeğim)
Oohh, yeah
Oohh, yeah