Travis & Josephine Oniyama – Idlewild (Türkçe Çeviri)
It was upon a row of houses
Evlerin bir sıra üstündeydi
Tight skirts and baggy trousers
Sıkı etek ve bol pantolonlar
Green men and cheap disguises
Yeşil adamlar ve ucuz tartışmalar
High hopes and higher rises
Yüksek umutlar ve yüksek yükselişler
Who lived a girl who was on a mission
Bir vazifede yaşayan kızdı
Who lived a boy who was under suspicion
Baskı altında yaşayan bir oğlandı
Tried hard to stay beside her
Onun arkasında kalmak için zoru denedi
Until the devil put his seed inside her
Şeytan onun içine çöreklenene kadar
How?
Nasıl?
You know how
Sen nasıl olduğunu biliyorsun
Sleep to love and the sand runs out
Aşk için uyu ve kumlar tükensin
So close to midnight
Gece yarısına kadar kapansın
Time to fly
Uçmak için zaman ver
Do or die
Yap ya da öl
Stung[?] in the headlights
Kafa ışıklarında yanıyor
Here we lie
Burada yalan söylüyoruz
High and dry
Yüksek ve kuru
The world will never see you ’till you open your eyes
Dünya sen gözlerini açana kadar asla görmeyecek
Say goodnight
İyi geceler de
Kill the light
Işıkları öldür
The world will never hear you tonight
Dünya asla geceleri seni duymayacak
Idlewild
Idlewild
For two years he tried to reach her
İki yıldır ona ulaşmayı deniyor
Worshiped the ground beneath her
Onun altındaki yerde ibadet etti
She, she was always running
O, O daima koşuyordu
He, he saw the end was coming
O, o sonunun geleceğini gördü
But now the story takes a turn
Ama şimdi hikaye bir hal alıyor
She wakes up and her sheets are burning
O uyanır ve onun sayfaları yanar
Head down against the fire
Ateşe karşı kafasını indirir
Now, now, now the table turns
Şimdi, şimdi,şimdi masalar dönüyor
She won’t learn
O öğrenmeyecek
Sleep to love and your bed starts burning
Aşk için uyuyacak ve yatağı yanmaya başlayacak
So close to midnight
Gece yarısına kadar kapat
Idlewild you don’t know
Idlewild sen bilmezsin
You never need to
Asla gerek duymazsın
I thought that we were good together
Birlikte iyi olduğumuzu düşünmüştüm
I thought that we could weather the weather
Biz havalardan hava olabilirdik
Whether or not that wise is the word for us
Ya da bizim için akıllıca kelimesi olmazdı
That high hopes are only there because, because
Burada sadece yüksek umutlar var çünkü, çünkü
Because I thought the only thing between us
Çünkü ben aramızdaki şeyin tek olduğunu düşünmüştüm
Was something shallow not a river so deep (we see us[?])
Bazı şeyler çok derin bir nehri düzleştirebilir miydi (biz görebilir miydik)
Dredge up the wreckage our parents left us
Ailemizin bize bıraktığı enkaz
Lay it on the banks to rot and fester
Çürümek ve üvey kalmak için bankalar ayarlanıyor
Now it’s (scarlet and[?]) hanging like a death star
Şimdi (kırmızı ve ) ölü bir yıldız gibi sallanıyor
And Gretna Green dark[?] and Manchester[?]
Ve Gretna Green koyu ve Manchester
I don’t want to hear it now
Şimdi duymak istemiyorum




What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.