Hey, once upon a younger year Bir gençlik zamanı When all our shadows disappeared Tüm gölgelerimiz kaybolduğu zaman The animals inside came out to play Hayvanlar oynamak için dışarı çıktı Hey, went face to face with all our fears Bütün korkularımızla yüzleştik Learned our lessons through the tears Gözyaşları sayesinde derslerimizi öğrendim Made memories we knew would never fade Anılarımızın asla solmayacağını biliyorduk One day my father-he told me, Babam bana bir gün dedi ki “Son, don’t let it slip away.” “Çocuk, kayıp gitmesine izin verme.” He took me in his arms, I heard him say, O beni kollarına aldı, onun söylediklerini duydum, “When you get older “Yaşlandığında Your wild heart will live for younger days Vahşi kalbin genç günler için yaşayacak Think of me if ever you’re afraid.” Eğer korkuyorsan beni düşün.” He said, “One day you’ll leave this world behind O dedi,”Bir gün bu arkanda ki dünyayı terk edeceksin So live a life you will remember.” Bu yüzden hatırlayacağın bir hayat yaşa” My father told me when I was just a child Babam bunları anlattığında çocuktum These are the nights that never die Bunlar asla ölmeyen geceler




