Şu An Okunuyorsun: 2014 Yılının En İyi 10 Filmi

Loading
svg

2014 Yılının En İyi 10 Filmi

HaberAralık 4, 2014Legros
svg192

10

‘Maleficent’

 Klasik Uyuyan Güzel masalına hiç kötünün tarafından bakmayı denediniz mi? Barışçıl bir orman krallığında büyüdüğü için huzurlu bir hayata sahip olan Malefiz, görkemli siyah kanatlara sahip güzel, saf ve genç bir kadındır, ta ki bir zamanlar inandığı adam olan Stephan topraklarının düzenini tehdit edinceye kadar… Malefiz, topraklarının koruyucusu olur ama acımasız bir ihanete uğrayınca o saf kalbi taşa dönüşür. Onun bu kadar kin ve öfke dolu olmasının nedeni budur, Aurora’yı 100 yıllık bir ölüme mahkum etmesi de tüm bu çektiği acıların sonucudur… Bu lanetin hikayesini anlatan filmin yönetmenliğini Robert Stromberg üstlenirken, başrol Malefiz’i Angelina Jolie canlandırıyor. Genç prenses ise Elle Fanning oynarken kendisine kadroda Sharlto Copley, Miranda Richardson, Sam Riley, Kenneth Cranham gibi tecrübeli oyuncular eşlik ediyor.
9

’22 Jump Street’

 Lisede yürüttükleri başarılı operasyonun ardından bir kez daha bir araya gelen polis memurları Schmidt ve Jenko aynı gizli görev tanımıyla bu kez üniversite yollarını tutar. Yerel bir üniversiteye kayıt olan ikilinin aralarındaki ilişki de son görevlerinden bu yana ilerlemiştir. Ancak Jenko, okulun futbol takımında ruh eşini bulduğunda, Schmidt ise bir tiyatro topluluğuna üye olduğunda hem görev hem de partnerlikleri bir kez daha sorgulamaya başlarlar. Bu süreç bir nevi büyüme sancılarından geçtikleri, olgunlaşıp birlikte başarıp başaramayacaklarını test edecekleri bir sınava dönüşür.
İki genç polisin maceralarına odaklanan serinin ikinci filminin de başrollerinde bir kez daha Channing Tatum ve Jonah Hill bulunurken yönetmen koltuğunda Phil Lord ve Chris Miller’ı görüyoruz.
8

‘Obvious Child’

 sundance film festivali’nde görücüye çıkıp beğenilmesinin akabinde dağıtım/yapım firması a24 films tarafından hakları satın alınmış ve muhtemelen bu sene içinde gösterime sokulacak bağımsız komedi filmi.
7

‘The LEGO Movie’

 Legolar evreninde geçen filmde, sıradan bir adam olan Emmet, beklemediği bir anda dünyayı kurtaran bir kahraman olma şansını yakalar. Legoların yaşadıkları dünya zorba ve kötücül bir lego tarafından tehdit edilmekte ve parçalarına ayrılmaktadır. Bu yıkımı durduracak kişi ise yanlışlıkla olağanüstü MasterBuilder ile karıştırılan Emmet’tir. Emmet bu talihsiz yanlış anlaşılmayı gidermek yerine kahraman olmayı seçer ve dört kişilik bir ekip kurar. Görevleri ise parçalarına ayrılan evrenlerini birleştirerek yapıştırmaktır.
Filmin yönetmen koltuğunu Phil Lord ve  Chris Miller paylaşırken seslendirme kadrosunda Chris Pratt, Will Ferrell, Liam Neeson ve Elizabeth Banks gibi yıldız isimler yer alıyor.
6

‘Wild’

Cheryl Strayed’in anılarından yola çıkılarak beyazperdeye aktarılan Wild, bir felaket sonrasında hayatta kalabilmek için 1100 km yolu tek başına yürüyen kadının öyküsünü anlatıyor!

Başrolde Reese Witherspoon’u izleyeceğimiz filmin yönetmen koltuğundaysa, geçtiğimiz yıl Dallas Buyers Club ile sinema severlerin radarına yakalanan Jean-Marc Vallee oturuyor.

5

‘Only Lovers Left Alive’

 Eve ve Adam, insanlık tarihine çok uzun zamandır tanıklık eden ve bunun etkisiyle çoğu şeye karşı inancını yitiren iki ölümsüz aşık, iki depresif vampirdir. Adam, iflas etmiş ve büyük ölçüde terk edilmiş hayalet bir şehir görünümünde olan Detroit’te yaşayan; tüm zamanını müziğe ve kimseye dinletmediği şarkılarına ayıran başarılı bir müzisyen, karamsar ve depresif bir vampirdir. Tek aşkı Eve ise uzun bir süredir Fas’ın Tanca şehrinde, bambaşka bir kültürün içerisinde nefes almaktadır. Eve’ın, Adam’ı ziyarete geldiği zamanlardan birinde kız kardeşi Ava’nın da beklenmedik ziyaretiyle karşılaşırlar. O ana dek beladan başka bir getirisi olmayan Ava, bir kez daha işleri daha içerisinden çıkılması zor bir noktaya sürükler. İnsanlığın bilinçli olarak, kendi elleriyle belirlediği yazgısı Eve ve Adam’ın penceresinden her ne kadar karamsar bir tablo gibi görünse de her daim tutunabilecekleri bir umut ışığı bulurlar.
Baş vampir rollerinde Tom Hiddleston ve Tilda Swinton’ın bulunduğu filmin yönetmenliği ve senaryosu Amerikan bağımsız sinemasının başarılı ismi Jim Jarmusch’a ait. Filmin oyuncu kadrosunda Mia Wasikowska, John Hurt ve Anton Yelchin gibi önemli isimler de yer alıyor.
4

‘The Fault in Our Stars’

 16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel’ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam’a gidecek ve Hazel’ın en sevdiği yazar olan Peter Van Houten’i bulmaya çalışacaklardır…
Josh Boone’un yönetmenliğini üstlendiği film, John Green’in romanından Scott Neustadter ve Michael H. Weber tarafından uyarlandı. Filmin başrollerindeyse Shailene Woodley, Ansel Elgort ve Willem Dafoe yer alıyor.
3

‘Gone Girl’

 Amerika’nın Missouri eyaletlerinden birinde sıcak bir yaz sabahı, Nick ve Amy evliliklerinin beşinci yıl dönümünü kutlamaya hazırlanmaktadırlar. Fakat o gün Amy aniden ortadan kaybolur. Geri dönmeyince, polisin gözünde kocası Nick tüm şüpheleri üzerine çeker. Nick’in ise kafası karışmıştır çünkü üst üste rüyalarında karısı Amy’yi vahşice öldürdüğünü görmektedir. Nick masum olduğu konusunda ısrar etse de çevresi yalanlar ve ihanet ağlarıyla kuşatılır. Amy’nin hayatta olup olmadığı büyük bir muammadır…
Yapımcılarından birinin güzel oyuncu Reese Witherspoon olduğu filmin yönetmen koltuğunda David Fincher oturuyor. Başrollerde ise Ben Affleck ve Rosamund Pike bulunuyor.
2

‘Belle’

 Gerçek bir öyküye dayanan film, 18. yüzyılda yaşayan Dido adındaki melez bir kadının başından geçenleri konu ediyor. Dido, aristokrat büyük amcası ve karısı tarafından ayrıcalıklı bir şekilde büyütülmüş olmasına rağmen derisinin rengi yüzünden uygun sosyal konuma gelememektedir. Ancak Dido kendini, pozitif değişiklik yaratmak isteyen genç ve idealist bir avukata aşık bulunca iki dünya arasında sıkışmış bulur.
1

‘The Hunger Games: Mockingjay – Part 1’

 Katniss Everdeen, evi 12. Bölge’nin tamamen yıkıma uğradığını öğrendiğinde neler olup bittiğini görebilmek için oraya geri döner. Karşılaştığı manzara ise tam anlamıyla dehşet vericidir. Kazananların kaldıkları evler dışında her şey harabeye dönmüş, insanlar artık yeraltında yaşamaya başlamış ve hükümetin ölümcül politikasının karşısında hayatta kalmak için mücadele etmeye başlamışlardır. Nükleer silahların dahi söz konusu olduğu bu atmosferde, Katniss gerçekten de protesto hareketinin yüzü olmaya başlar ve bu sorumluluğu bir türlü kabullenemez. Yükselen bu isyan dalgasının içerisinde yer alamamasının nedenlerinden en önemlisi de Peeta’nın hayatının tehlikede olmasıdır.
Büyük bir ilgiyle karşılanan Susan Collins imzalı Açlık Oyunları serisinin üçüncü halkası olan filmin yönetmenliğini, ikinci filmi de yönetmiş olan Francis Lawrence üstlenirken; başrollerde bir kez daha Jennifer Lawrence ve Josh Hutcherson ikilisi yer alıyor.

 

svg
svg

What do you think?

It is nice to know your opinion. Leave a comment.

Yorum Bırak

Loading
svg Yukarı Çık
  • 1

    2014 Yılının En İyi 10 Filmi

Hızlı Yönlendirme