Now Reading: Doğal Olmanın Altın Kuralları!

Loading
svg

Doğal Olmanın Altın Kuralları!

HaberOcak 31, 2016Legros
svg159

Merhaba sevgili okurlar. Bu yazı aslında uzun zamandır bekleyişte olan bir yazım. Sevgili SuperOnline yetkilileri sağolsun internet açısından belirli sorunlar yaşadım. Neyse ki çözdük onu. Hah parantez açmak gerekirse ruhsal açısından da belirli sorunlarım vardı. Bildiğin depresyonun sözlük anlamı falan oldum ya. Siz, siz olun aşktan uzak durun vallahi tescilli onaylı söylüyorum. Zaten bunun etkisiyle de kelime dağarcığım kendini iyice küçümseyip içine kapandı. Sonuç mu? 10. bölümü yazılması gereken bir kitap, haftalık makalelerim elimde ise bir hiçlik. Hayatımda ki en büyük renk olan kendini modaya adamış ikonlarımı bile takip edemedim. Sömestr bana hiç yaramadı yahu. Umarım sevgili okurlarım sizde durumlar daha iç açıcıdır. Kısa haftalık hayat hikayem bölümünü böylece kapatmış olduk. Hadi bahsetmemiz gereken asıl noktalara değinelim. ‘Doğal olmak’ Bakın bu fiili yargıyı lütfen dar kalıplara sığdırmayın. Çünkü aynı aptallığı ben yaptım. Bildiğin hayatımın baş mühendisi sayılır zaten kendileri. Ne hakkında bahsedebilirim diye düşünüyordum ki madem içsel açıdan ben bunalımdayım makalem de beni yansıtsın dedim. Yahu bu yıl kesinlikle benim yılım. Sevgili moda öncülerimiz bildiğin benim için çalışıyorlar. Hadi biraz ‘Doğal’ olalım.

Güzellik açısından doğallık;

Bu durum size neyi yansıtıyor bilemeyeceğim ama ben tamamen doğal olmaktan bahsetmiyorum. Zaten bizim bu ikon dediklerimiz neredeyse her hafta önümüze bir şeyleri ısıtıp ısıtıp koyuyorlar. Öncelikle makyajdan yana olmadığımı biliyorsunuz. Eğer yapılacaksa kararında yapılmalı. Tabii bu tanımda herkese göre değişebilir. Ki makalemi okuyan yaş aralığının tavanlarda olmadığının farkındayım. Ah kızlar yüzünüz zaten güzel. Sivilceleriniz falan varsa endişelenmeyin geçiyorlar. Yeterki sıkmayın. Hatta kullandığım bakım kürlerini falan size yazabilirim. Yorum atmanız yeterli.(cilt tipinizle birlikte) Yahu bu siteye ne zaman bir şeyler yazacak olsam çenem düşüyor. 😀 Öncelikle her sabah olmasada iki günde bir mutlaka yüzünüzü sabunla yıkayıp peelingle temizleyin. Hah hatırlamışken her haltı kullanmayın şu yüzünüzde. Sonra bir gün karşılaşırız falan dalga geçtiğim insanlar içinde olmanızı hiç istemem. Bilinçsiz kalmakta ısrarlı olan insanları pek sevemiyorum maalesef. Öncelikle cilt renginizi tanıyın. Aynanın karşısına geçip acaba ten rengi geçişlerim aynı mı diye bir bakın. Çünkü yüzünüzde sivilce ve siyah noktalardan sonra en büyük sorununuz bu olacak. Saçlarını kestiren var mı ? Ben hala kıyamadım. :'( Ama o gün çok yakında gelecek. Maalesef kestirme zorunluluğum var. Bizim sevgili Cambridge Düşesimiz Kate Middleton, Kraliçe Elizabeth’ten çok çekiyormuş. Saçını kısa kestirmesini falan istemiş. Oda Kraliçe isteyince kestirmiş. Hatta kuaförü Richard Ward durumun böyle olmadığını izah etmiş; ‘Kate uzun saçlardan sıkıldığı için böyle bir değişiklik yaptık. En son konuşmamızda yakında herkesin bana özeneceğine eminim demişti.’ şekilinde cümleler kullanmış. Diyeceğim o ki koskoca düşes bile kestirdi saçlarını benim mızmızlanmam olacak iş değil.
Makyajdan önce şu saç olayını halledelim bence. Size ben yataktan çıktığınız gibi gezin demiyorum. Mesela ben her gün örüp yatıyorum. Saçıma kremden başka bir şey uygulamıyorum. Ki yeterince hassaslar en ufak kuaför müdahalesinde kırılıp dökülüyorlar. Hatta evde kaldığınız zamanlar mümkün olduğu kadar saçınızı yıkamayın. Kendi saç köklerinizde oluşan yağ saçınız için çok önemliymiş. Eğer çok yağlı değilse de kuru şampuanlar bir günde olsa kurtarıyor sizi. Şekil vermek için ise ısıtıcı yerine bigudileri kullanabilirsiniz. Hadi birazda doğru makyajdan bahsedelim.
Öncelikle yok baz mı yok fondötenmiş falan hepsi hikaye ya. Dediğim gibi haftada bir maske ve günlük olmasada iki günde bir uygulayacağınız peeling çok iyi olacak. Ben fondöten değilde şu Bb kremleri çok seviyorum. Hem çok zararlı da değiller cilt tipinize göre olanları kullanabilirsiniz. Hem şu pütürlü bir fondöten katmanıda oluşmuyor yüzünüzde. Makyajsız yapamam diyorsanız eğer daha önce ki makalede yazdığım gibi aydınlatma (kontür) olayını uygulayabilirsiniz. Ayrıca kontür olayını kendi başına çok sırıtıcaktır. Maskarayla kiprikleri dolgunlaştırmanız ve birde bu yılın vazgeçilmezi olan soğuk renk rujlar (dudak rengine yakında olabilir) ile koca bir kışı atlatabilirsiniz. Hem soğuk zaten ya kim yatağından kalkıp bunlarla uğraşacak ki.

Son olarak bu kış tırnak süsleme konusunda büyük bir atak var. Geçen yaz gayet normal diyordum. Renkli olmak iyidir falan filan ama bu durum kış içinde tavrını korumaya devam etti. Süslemeyle uğraşamam diyorsanız da ojesiz çıkmayın . (Soğuk renkler forever.)

Haftaya bayağı yoğun olacak benim için. Eh malum ‘Sevgililer Günü’. Anlayacağınız haftanın konusu şimdiden belli. Yalnızları dışlamayacağım tabi. Haftaya görüşürüz. Ben bir kahve daha içmeye gidiyorum. Mutlu kalın. Öptüm. :-*

svg
svg

What do you think?

It is nice to know your opinion. Leave a comment.

2 Yorumlar

  • ismini vermek istemeyen takipci

    Şubat 1, 2016 / at 9:49 amsvgYanıtla

    ya benim yüzümde degilde kalcalarımda sivilce cıkıyor hangi ürünü öneriyorsun =D cildim ne kuru ne yağlı normal

    • Dilay

      Şubat 1, 2016 / at 1:28 pmsvgYanıtla

      Ahaha. Rahat ol lütfen. Bunu yaşayan tek sen değilsin. Öncelikle sana büyük ihtimalle oluşma nedenini açıklayayım. Çok oturmak. Lütfen sivilcelerin bulunduğu bölgeye kese uygulama bu sadece daha fazla çıkmasına neden olur. Lif kullanmadan yapamam diyorsan eğer keseden sonra yarım limonu akneli olan bölgelere sür. Canın yanacak ama bu hem enfeksiyonu hemde daha fazla çıkmasını önler. İçeriğinde Benzol Peroksit bulunan duş jeli ürünleri var tatlım. Onlara bakabilirsin. Birde Capila sabunu var. Onu hiç kullanmadım ama kullananlar çok yardımcı oldugunu söylüyor. Bunların yardımcı olacağını düşünüyorum.

Yorum Bırak

Loading
svg To Top
  • 1

    Doğal Olmanın Altın Kuralları!

Hızlı Yönlendirme