La La Land Cast – Another Of The Sun (Türkçe Çeviri)
La La Land Cast – Another Of The Sun (Türkçe Çeviri)
YAZARLARIMIZDAN MELİKE ARSLANIN ÇEVİRİSİ;
Ba-ba-da-ba da-ba-da-ba
Ba-ba-ba ba-da-ba-da-ba
Ba-ba-ba ba
I think about that day
O gün hakkında düşünüyorum
I left him at a Greyhound station
Ben onu bir Greyhound istasyonuna bıraktım
West of Santa Fé
Santa Fe’nin batısına
We were seventeen, but he was sweet and it was true
Biz on yedimizdeydik ama o tatlıydı ve gerçekti
Still I did what I had to do
Hala neyi yapmak zorunda olduysam onu yapıyorum
‘Cause I just knew
Çünkü ben sadece biliyordum
We’d sink into our seats
Biz deniz altılarımızla battık
Right as they dimmed out all the lights
Doğruca çünkü onlar tüm ışıkları söndürdü
A Technicolor world made out of music and machine
Müzikten ve makineden oluşan bir teknik renk dünyası
It called me to be on that screen
Beni ekrana çağırıyor
And live inside each scene
Ve her sahnenin içinde yaşıyorum
Without a nickel to my name
Benim adıma göre bir nikel yok
Hopped a bus, here I came
Bir otobüs hayal ettim , buraya geldim
Could be brave or just insane
Cesur ve ya sadece deli olabilir miydi
We’ll have to see
Biz görmek zorunda kalacağız
‘Cause maybe in that sleepy town
Çünkü belki uykulu şehirde
He’ll sit one day, the lights are down
O bir gün oturacak , ışıklar söndüğünde
He’ll see my face and think of how he…
O benim yüzümü görecek ve nasıl olduğunu düşünecek ..
…used to know me
Eskiden beni tanıyordu …
Climb these hills
Bu dağları tırman
I’m reaching for the heights
Yüksekliğe ulaşıyorum
And chasing all the lights that shine
Ve tüm ışıklar parlayarak takip ediyor
And when they let you down
Ve onlar düşmene izin verdiğinde
You’ll get up off the ground
Sen yer altında uyanacaksın
‘Cause morning rolls around
Çünkü sabah etrafında yuvarlanır
And it’s another day of sun
Ve güneşin başka günü
I hear ’em ev’ry day
Her gün onları duyarım
The rhythms in the canyons
Kanyondaki ritimler
That’ll never fade away
Onlar asla uzaklaşmayacak
The ballads in the barrooms
Bar odalarındaki türküler
Left by those who came before
Önceden gelenleri ayırır
They say “you gotta want it more”
Onlar der ki ” sen daha fazlasını istersin”
So I bang on ev’ry door
Bunun için her kapıya patlıyorum
And even when the answer’s “no”
Ve hatta cevaplar hayır olduğunda
Or when my money’s running low
Ve ya paralarım azaldığında
The dusty mic and neon glow
Tozlu mikrofonlar ve neon parıltıları
Are all I need
Hepsine ihtiyacım var mı
And someday as I sing my song
Ve bazı günler şarkımı söylerken
A small-town kid’ll come along
Çocukların birlikte gideceği küçük bir kasaba
That’ll be the thing to push him on and go go
Onu iteceğim şeyler olacak ve gidecek gidecek
ALTERNATİF OLARAK YAZARLARIMIZDAN MELİSSA BODUR’UN ÇEVİRİSİ;
Ba-ba-da-ba da-ba-da-ba
Ba-ba-ba ba-da-ba-da-ba
Ba-ba-ba ba
I think about that day
I left him at a Greyhound station
West of Santa Fé
O günü düşünüyorum
Greyhound İstasyonu’nda terk ettim onu
Santa Fé’nin batısında
We were seventeen, but he was sweet and it was true
Still I did what I had to do
‘Cause I just knew
Biz 17 yaşındaydık ama o tatlıydı ve bu doğruydu
Hala ne yapmam gerekiyorsa onu yapmak için yaptım
Çünkü ben sadece biliyordum
Summer: Sunday nights
We’d sink into our seats
Right as they dimmed out all the lights
A Technicolor world made out of music and machine
It called me to be on that screen
And live inside each scene
Yaz:Pazar gecesi
Koltuklarımızın içine batmaya başlıyoruz
Işıklar söndüğünde tamamdık
Müzikten yapılmış rengarenk bir dünya ve makine
Bu ekranda beni aradı
Ve canlı bir sahnenin içinde
Without a nickel to my name
Hopped a bus, here I came
Could be brave or just insane
İsmimde bir nike olmadan
Otobüse bindi,buraya geldim
Cesur ya da sadece deli olabilir mi?
We’ll have to see
Biz görecek olmak zorundayız
‘Cause maybe in that sleepy town
He’ll sit one day, the lights are down
He’ll see my face and think of how he…
Çünkü belki o uykulu kasabada
Bir gün oturacak,ışıklar sönmüş
Benim yüzüme bakacak ve nasıl olduğunu düşünecek…
…used to know me
…beni tanıdığını
Climb these hills
I’m reaching for the heights
And chasing all the lights that shine
And when they let you down
You’ll get up off the ground
‘Cause morning rolls around
And it’s another day of sun
Duvarlara tırmanmak
Yükselere ulaşıyorum
Ve peşinde tüm ışıklar parlıyor
Ve seni onlar seni hayal kırıklığına uğrattığı zaman
Yerden kalkacaksın
Çünkü sabah doğuyor
Ve bu güneşli diğer gün
I hear ’em ev’ry day*
The rhythms in the canyons
That’ll never fade away
The ballads in the barrooms
Left by those who came before
They say “you gotta want it more”
So I bang on ev’ry door
Onları her gün duyuyorum
Kanyonun ritimleri
O asla kaybolmayacak
Şarkı barların içinde
Gelmeden önce insanlardan tarafından terk edilmiş
”Daha fazla istemelisin” diyorlar
Bu yüzden vuruyorum her kapıya
And even when the answer’s “no”
Or when my money’s running low
The dusty mic and neon glow
Are all I need
Ve cevap bile ”hayır”
Veya para ne zaman bitiyorsa
Tozlu mikrofon ve neon ışığı
Tüm ihtiyacım olan mı?
And someday as I sing my song
A small-town kid’ll come along
Ve bir gün biri benim şarkımı söylerken
Küçük bir kasabadan çıkıp gelecek
That’ll be the thing to push him on and go go
Onu itmek için bir şey olacak ve git git
Climb these hills
I’m reaching for the heights
And chasing all the lights that shine
And when they let you down
You’ll get up off the ground
‘Cause morning rolls around
And it’s another day of sun
Duvarlara tırmanmak
Yükselere ulaşıyorum
Ve peşinde tüm ışıklar parlıyor
Ve seni onlar seni hayal kırıklığına uğrattığı zaman
Yerden kalkacaksın
Çünkü sabah doğuyor
Ve bu güneşli diğer gün
And when they let you down
The morning rolls around
Ve onlar seni hayal kırıklığına uğrattığında
Sabah doğacak
It’s another day of sun
It’s another day of sun
It’s another day of sun
It’s another day of sun
Just another day of sun
It’s another day of sun
Another day has just begun
It’s another day of sun
Güneşli bir diğer gün
Güneşli bir diğer gün
Güneşli bir diğer gün
Güneşli bir diğer gün
Sadece güneşli bir diğer gün
Güneşli bir diğer gün
Diğer gün daha henüz başlamıştı
Güneşli bir diğer gün
It’s another day of sun
Güneşli bir diğer gün





Eylul Helin
Ceviride yanlislaar var duzeltirmisiniz
Oğuzhan Şen
Hallediyoruz en kısa zamanda, teşekkürler