Florence + The Machine – How Big How Blue How Beautiful (Türkçe Çeviri)
Between a crucifix and the Hollywood sign, we decided to get hurt
Hollywood işareti ve bir hacın arasında biz incinmeyi tercih ettik
Now there’s a few things we have to burn
Şimdi burada yakmak zorunda olduğum birkaç şey var
Set our hearts ablaze, and every city was a gift
Kalplerimizi alev alev yak ve her şehir bir hediyeydi
And every skyline was like a kiss upon the lips
Ve her şehir silüeti dudaklarından öpmek gibiydi
And I was making you a wish
Ve ben senin dileğini yerine getiriyordum
In every skyline
Her şehir silüetinde
How big, how blue, how beautiful
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da güzel
How big, how blue, how beautiful
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da güzel
And meanwhile a man was falling from space
Ve o esnada bir adam havadan düşüyordu
And every day I wore your face
Ve her gün yüzünü takıyorum
Like an atmosphere around me
Etrafımdaki atmosfer gibi
The satellite beside me
Yanımdaki uydu gibi
And meanwhile a man was falling from space
Ve o esnada bir adam havadan düşüyordu
And every day I wore your face
Ve her gün yüzünü takıyorum
Like an atmosphere around me
Etrafımdaki atmosfer gibi
The satellite beside me
Yanımdaki uydu gibi
What are we gonna do?
Ne yapacağız?
We’ve opened the door, now it’s all coming through
Kapıyı açıyorduk şimdi hepsi üstümüze geliyor
Tell me you see it too
Senin de gördüğünü söyle
We opened our eyes and it’s changing the view
Gözlerimizi açtık ve bu manzarayı değiştirdi
Oh, what are we gonna do?
Biz ne yapacağız?
We opened the door now, it’s all coming through
Şimdi kapıyı açtık, hepsi üstümüze geldi
How big, how blue, how beautiful
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da güzel
How big, how blue, how beautiful
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da güzel
And every city was a gift
Ve her şehir bir hediyeydi
And every skyline was like a kiss upon the lips
Ve her şehir silüeti dudaklarından öpmek gibiydi
And I was making you a wish
Ve ben senin dileğini yerine getiriyordum
In every skyline
Her şehir silüetinde
And meanwhile a man was falling from space
Ve o esnada bir adam havadan düşüyordu
And every day I wore your face
Ve her gün yüzünü takıyorum
Like an atmosphere around me
Etrafımdaki atmosfer gibi
The satellite beside me
Yanımdaki uydu gibi
What are we gonna do?
Ne yapacağız?
We’ve opened the door, now it’s all coming through
Kapıyı açıyorduk şimdi hepsi üstümüze geliyor
Tell me you see it too
Senin de gördüğünü söyle
We opened our eyes and it’s changing the view
Gözlerimizi açtık ve bu manzarayı değiştirdi
Oh, what are we gonna do?
Biz ne yapacağız?
We opened the door now, it’s all coming through
Şimdi kapıyı açtık, hepsi üstümüze geldi
How big, how blue, how beautiful
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da güzel
How big, how blue, how beautiful
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da güzel
How big, how blue, how…
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da…
So much time on the other side
Öteki tarafta çok fazla zaman var
Waiting for you to wake up
Senin uyanmanı bekliyorum
So much time on the other side
Öteki tarafta çok fazla zaman var
Waiting for you to wake up
Senin uyanmanı bekliyorum
Maybe I’ll see you in another life
Belki de seni başka bir hayatta görürüm
If this one wasn’t enough
Eğer bu yeterli gelmediyse
So much time on the other side
Öteki tarafta çok fazla zaman var
How big, how blue, how beautiful
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da güzel
How big, how blue, how…
Ne kadar da büyük, nasıl da mavi, ne kadar da…





What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.