Long&Lost (Hasret ve Kayıp)

Lost in the fog, these hollow hills
Siste kayboldum, bu içi boş tepelerde
Blood running hot, night chills
Kan sıcak sıcak akıyor, gece donduruyor
Without your love, I’ll be
Aşkın olmadan, ben
So long and lost, are you missing me?
Çok özleyeceğim ve kaybolacağım, sen de beni özlüyor musun?

Is it too late to come on home?
Eve dönmek için çok mu geç?
Are all those bridges now old stone?
Şimdi tüm bu yaşadıklarımız eskide mi kaldı?
Is it too late to come on home?
Eve dönmek için çok mu geç?
Can the city forgive? I hear its sad song
Şehir affedebilir mi? Bu üzgün şarkıyı duyuyorum

I need the clouds to cover me
Bulutların beni saklamasına ihtiyacım var
Pulling them down, surround me
Onları aşağı çekiyorum, etrafıma sarıyorum
Without your love, I’ll be
Aşkın olmadan, ben
So long and lost, are you missing me?
Çok özleyeceğim ve kaybolacağım, sen de beni özlüyor musun?

Is it too late to come on home?
Eve dönmek için çok mu geç?
Are all those bridges now old stone?
Şimdi tüm bu yaşadıklarımız eskide mi kaldı?
Is it too late to come on home?
Eve dönmek için çok mu geç?
Can the city forgive? I hear its sad song
Şehir affedebilir mi? Bu üzgün şarkıyı duyuyorum

It’s been so long between the words we spoke
Konuştuğumuz kelimeler arasından çok uzun zaman geçti
Will you be there up on the shore, I hope
O sahilde duruyor olacak mısın? Umarım
You wonder why it is that I came home
Neden eve geldiğimi merak ediyorsundur
I figured out where I belong
Nereye ait olduğumu farkettim

But it’s too late to come on home
Ama eve dönmek için çok geç
Are all those bridges now old stone?
Şimdi tüm bu yaşadıklarımız eskide mi kaldı?
But it’s too late to come on home
Ama eve dönmek için çok geç
Can the city forgive? I hear its sad song
Şehir affedebilir mi? Bu üzgün şarkıyı duyuyorum